- 13 Eki 2010
- 112
- 1
- 0
- 32
Konu başlığı: Muhammed Başka Erkeklere Dörde Kadar Kadın Alma Hakkı Tanırken Kendisini Bu Sınırlamanın Dışında Tutmak Üzere Kur'an 'a Ayet Koyar ?
Şeriat ve Kadın adlı kitabımda etraflıca belirttiğim gibi Muhammed'in söylemesine göre Tanrı, evlenme ve boşanma konusunda Müslüman erkek kullarına fevkalade cömert davranmıştır. Örneğin dörde kadar kadınla evlenmek (ve ayrıca diledikleri sayıda cariye edinmek), evlendiklerini diledikleri gibi boşayabilmek, boşadıklarını tekrar geri alabilmek,' kadınları üzerinde mutlak hakimiyet kurabilmek. onları dövebilmek vs. gibi hususlarda haklar tanımıştır. Ne var ki. Müslüman erkek kullarına dörde kadar kadın alma olasılığını tanırken Muhammed'i bu sayı ile sınırlamanııştır. Hatta ona mehirsiz olarak kadın almak gibi bir ayrıcalık tanımıştır:
1 "Üç talak" ile boşadığı kadını tekrar geri alabilmek için "hülle" yoluna başvurmak gerekir. Yani boşadığı kadının bir başka erkekle evlenmesi, onunla cinsi münasebette bulunması, sonra ondan ayrılıp kocasına dönmesi gerekir.
Alıntı:
"Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiği cariyeleri; seninle beraber hicret eden amcanın kızlarını, halalarının... dayının... teyzelerinin kızlarını ve... mü'minlerden ayrı ve sırf sana mahsus olmak üzere kendisinin ınehrini peygambere hibe eden mü'mi n kadını almam helal kılmışızdır... Allah bağışlayandır, merhamet edendir" (K. 33, Ahzab Suresi, ayet 50).
Dikkat edileceği gibi Muhammed Tanrı'yı:
"Ey Peygamber!... mü'minlerden ayrı ve sırf sana mahsus olmak üzere ..."
şeklinde ve kendi kişisel çıkarları doğrultusunda konuşuyormuş gibi göstermek maksadıyla Kur'an'a koyduğu bu ayeti "Allah bağışlayandır... merhamet edendir" şeklindeki sözlerle noktalamıştır; sanki Tanrı için Muhammed'e bu ayrıcalıkları sağlamak "merhamet" işiymiş gibi! Öte yandan kendisine hediye edilen ya da savaşlarda esir olarak ele geçirip de beğendiği ve kendine seçtiği cariyeleri de Tanrı'nın kendisine "ganimet" olarak verdiği nimetler şeklinde tanımlamayı ihmal etmemiştir.
Aynı anda evli bulunduğu karılarının sayısı on bire ulaşınca, sanki kendisini bu konuda sınırlarmış gibi Kur'an'a:
Alıntı:
"Ey Muhammed! Bundan sonra sana hiçbir kadın, cariyelerin bir yana, güzellikleri ne kadar hoşuna giderse gitsin, hiçbirisini başka eşle değiştirmen helal değildir" (K. 33, Ahzab Suresi, ayet 52).
diye ayel koymuşsa da (ki bunun daha önceki iki ayetle ilga edildjğj söylenir),2 cariye edinmek hususunda herhangi bir sınır çizmemiştir.
Turan Dursun
Şeriat ve Kadın adlı kitabımda etraflıca belirttiğim gibi Muhammed'in söylemesine göre Tanrı, evlenme ve boşanma konusunda Müslüman erkek kullarına fevkalade cömert davranmıştır. Örneğin dörde kadar kadınla evlenmek (ve ayrıca diledikleri sayıda cariye edinmek), evlendiklerini diledikleri gibi boşayabilmek, boşadıklarını tekrar geri alabilmek,' kadınları üzerinde mutlak hakimiyet kurabilmek. onları dövebilmek vs. gibi hususlarda haklar tanımıştır. Ne var ki. Müslüman erkek kullarına dörde kadar kadın alma olasılığını tanırken Muhammed'i bu sayı ile sınırlamanııştır. Hatta ona mehirsiz olarak kadın almak gibi bir ayrıcalık tanımıştır:
1 "Üç talak" ile boşadığı kadını tekrar geri alabilmek için "hülle" yoluna başvurmak gerekir. Yani boşadığı kadının bir başka erkekle evlenmesi, onunla cinsi münasebette bulunması, sonra ondan ayrılıp kocasına dönmesi gerekir.
Alıntı:
"Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiği cariyeleri; seninle beraber hicret eden amcanın kızlarını, halalarının... dayının... teyzelerinin kızlarını ve... mü'minlerden ayrı ve sırf sana mahsus olmak üzere kendisinin ınehrini peygambere hibe eden mü'mi n kadını almam helal kılmışızdır... Allah bağışlayandır, merhamet edendir" (K. 33, Ahzab Suresi, ayet 50).
Dikkat edileceği gibi Muhammed Tanrı'yı:
"Ey Peygamber!... mü'minlerden ayrı ve sırf sana mahsus olmak üzere ..."
şeklinde ve kendi kişisel çıkarları doğrultusunda konuşuyormuş gibi göstermek maksadıyla Kur'an'a koyduğu bu ayeti "Allah bağışlayandır... merhamet edendir" şeklindeki sözlerle noktalamıştır; sanki Tanrı için Muhammed'e bu ayrıcalıkları sağlamak "merhamet" işiymiş gibi! Öte yandan kendisine hediye edilen ya da savaşlarda esir olarak ele geçirip de beğendiği ve kendine seçtiği cariyeleri de Tanrı'nın kendisine "ganimet" olarak verdiği nimetler şeklinde tanımlamayı ihmal etmemiştir.
Aynı anda evli bulunduğu karılarının sayısı on bire ulaşınca, sanki kendisini bu konuda sınırlarmış gibi Kur'an'a:
Alıntı:
"Ey Muhammed! Bundan sonra sana hiçbir kadın, cariyelerin bir yana, güzellikleri ne kadar hoşuna giderse gitsin, hiçbirisini başka eşle değiştirmen helal değildir" (K. 33, Ahzab Suresi, ayet 52).
diye ayel koymuşsa da (ki bunun daha önceki iki ayetle ilga edildjğj söylenir),2 cariye edinmek hususunda herhangi bir sınır çizmemiştir.
Turan Dursun