E
evrensel-insan
Ziyaretçi
Tevetron, higgs bosson'un var olabilecegine dair guclu veriler verdi, fakat tutarli bir bulusun verecegi sonuclar Avrupa'daki Buyuk Hadron Carpistirmasinda ki deneyimden saglanacak.
Physicists at a U.S. laboratory said on Monday they have come tantalizingly close to proving the existence of the elusive subatomic Higgs boson - often called the "God particle" because it may bring mass and order to the universe.
Butun mesele yukaridaki aciklamada konuya nereden bakilacagi;
Maddesel-evrenin baslangici
Inancsal-tanri parcacigi
Ama soru su; evrene kutle ve duzenini kimin/neyin getirdigi?
Burada tek bir bilimsel/bilissel/bilgisel bakis acisi vardir. O da gozlem ve olgu.
Cunku bilimsel gelisme olgusal gecerlilik ve gozlemsel yanlislanabilirlik uzerinedir.
O yuzden bu cumleden hangi bakis acisi ile ne algilanacagi cok onemlidir.
Bu da evrensel-onay gecerliligi acisindan kutle ve duzeni Evrene kimin/neyin getirdigi degil; bu kutle ve duzenin evrene gelmis olmasidir.
Bu da bize mekansal olarak tek bir yanit verir, o da evrenin daimiligi.
Cunku insanoglunun verecegi yanit ne olursa olsun mekansal degil; zamansal olacaktir. Iste bu deneyde daimi olarak gozlem veren evren mekanindaki bir patlamanin bilimsel verisi olacaktir.
Cunku evren zamandan bagimsizdir ve bu kutle duzen uzerine gelen her aciklama evrenin daimi bunyesindedir.
Bilimsel/bilissel olarak yapilan zaten evreni ortaya koymak degil; onun verdigi gozlemi ortaya koymak. Cunku evren daimi ve insanoglunun yaptigi da bu daimiligi gozlemlemek ve her turlu bilimsel bulgusal olgusal olcumsel deneyimsel zamansal bilgilerini ortaya koymak; evreni degil.
Eger birisi evreni ortaya koymaktan yola cikarsa; bu bilimsel degil; akilci, inancsal ve ideolojik olur ve iste boyle gozlem vermeyen spekulatif akil tatmini fikirler ortaya atar.
Zaten metafizigin ontolojik/varliksal temelde ki idealist/materyalist cekismesinin kisir dongusunun yapyigi da budur.
Biri maddeyi ilkler, mutlaklar, tekler;
Digeri de tanriyi.
Ikisinin de ortak noktasi farkli temellerden yola cikip ayni akilciligin bilimsel/bilissel olmayan sonucunda birlesmektir.
Iste o yuzden epistemoloji; varliksal inancsal ideolojik degil; bilgisel, bilimsel ve bilisseldir.
Bilimde bilimsel olarak kesinlikte suphe de yoktur. Olgusal gecerlilik ve gozlemsel yanlislanabilirlik vardir. Bu su demektir. Ortaya evrensel-onay almis tartisma disi bir olgu konutr, bu tartisma disidir cunku gozlem vermektedir. Iste burada suphe biter, vekesinlikte yoktur.
Cunku gecerlilik gozlem devamliliginda yanlislanabilirligi aciktir. Iste bu gecerlilik ve yanlislanabilirlik; bilimselligi inancsalligin, akilciligin, ideolojinin her turlu kesinlik-suphe girdabindan kurtarir. Cunku ilklik teklik mutlaklik yoktur bilimsellikte. Bunlar gozlem vermez, sadece aklin noktalama temelli tatmin temelli kendini kandirmasidir. Zaten bu kandirmacanin farkina varinca supheye duser.
Ziyaretçiler için gizlenmiş link,görmek için
Giriş yap veya üye ol.
Physicists at a U.S. laboratory said on Monday they have come tantalizingly close to proving the existence of the elusive subatomic Higgs boson - often called the "God particle" because it may bring mass and order to the universe.
Butun mesele yukaridaki aciklamada konuya nereden bakilacagi;
Maddesel-evrenin baslangici
Inancsal-tanri parcacigi
Ama soru su; evrene kutle ve duzenini kimin/neyin getirdigi?
Burada tek bir bilimsel/bilissel/bilgisel bakis acisi vardir. O da gozlem ve olgu.
Cunku bilimsel gelisme olgusal gecerlilik ve gozlemsel yanlislanabilirlik uzerinedir.
O yuzden bu cumleden hangi bakis acisi ile ne algilanacagi cok onemlidir.
Bu da evrensel-onay gecerliligi acisindan kutle ve duzeni Evrene kimin/neyin getirdigi degil; bu kutle ve duzenin evrene gelmis olmasidir.
Bu da bize mekansal olarak tek bir yanit verir, o da evrenin daimiligi.
Cunku insanoglunun verecegi yanit ne olursa olsun mekansal degil; zamansal olacaktir. Iste bu deneyde daimi olarak gozlem veren evren mekanindaki bir patlamanin bilimsel verisi olacaktir.
Cunku evren zamandan bagimsizdir ve bu kutle duzen uzerine gelen her aciklama evrenin daimi bunyesindedir.
Bilimsel/bilissel olarak yapilan zaten evreni ortaya koymak degil; onun verdigi gozlemi ortaya koymak. Cunku evren daimi ve insanoglunun yaptigi da bu daimiligi gozlemlemek ve her turlu bilimsel bulgusal olgusal olcumsel deneyimsel zamansal bilgilerini ortaya koymak; evreni degil.
Eger birisi evreni ortaya koymaktan yola cikarsa; bu bilimsel degil; akilci, inancsal ve ideolojik olur ve iste boyle gozlem vermeyen spekulatif akil tatmini fikirler ortaya atar.
Zaten metafizigin ontolojik/varliksal temelde ki idealist/materyalist cekismesinin kisir dongusunun yapyigi da budur.
Biri maddeyi ilkler, mutlaklar, tekler;
Digeri de tanriyi.
Ikisinin de ortak noktasi farkli temellerden yola cikip ayni akilciligin bilimsel/bilissel olmayan sonucunda birlesmektir.
Iste o yuzden epistemoloji; varliksal inancsal ideolojik degil; bilgisel, bilimsel ve bilisseldir.
Bilimde bilimsel olarak kesinlikte suphe de yoktur. Olgusal gecerlilik ve gozlemsel yanlislanabilirlik vardir. Bu su demektir. Ortaya evrensel-onay almis tartisma disi bir olgu konutr, bu tartisma disidir cunku gozlem vermektedir. Iste burada suphe biter, vekesinlikte yoktur.
Cunku gecerlilik gozlem devamliliginda yanlislanabilirligi aciktir. Iste bu gecerlilik ve yanlislanabilirlik; bilimselligi inancsalligin, akilciligin, ideolojinin her turlu kesinlik-suphe girdabindan kurtarir. Cunku ilklik teklik mutlaklik yoktur bilimsellikte. Bunlar gozlem vermez, sadece aklin noktalama temelli tatmin temelli kendini kandirmasidir. Zaten bu kandirmacanin farkina varinca supheye duser.