Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Etek boyu çağdaşlık göstergesi midir?

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 6,542

kestanmis

Yeni Üye
Katılım
21 Tem 2011
Mesajlar
110
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
33
Kadınların açık veya kapalı giyinmeleri ne kadar çağdaş oldukları ile mi ilgilidir?
 

istanbul

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2010
Mesajlar
213
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
41
Kadınların etek boyundan aklını ölçneye çalışan insanların çağdaş olmadığını söylesem..
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Cagdisligi, herseyi birakipta etek boyunda aramak; olsa olsa aklin sabit takintisi olur.
 

kestanmis

Yeni Üye
Katılım
21 Tem 2011
Mesajlar
110
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
33
Sorduğum sadece bir soru. Bana hemen kimlik yapıştırmışsınız ama benim kadınların giyimlerine takıntım vs. birşey yoktur. Aslında bu konu hakkında pek fikrim yoktur. Soru sormanın sebebi de budur zaten. Öğrenmek, Anlamak...

Sanırım yanlış anlaşıldım veya yanlış anlattım. Açık giyinen kadınlar ile kapalı giyinen kadınlar arasındaki fark sadece giyim zevkleri midir yoksa başka etkenlerde var mıdır diye soruyorum. Din olabilir mesala. Eğitim seviyeleri, çağdaşlık gibi etkenlerde olabilir mi? Olabilirse neden?
 

istanbul

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2010
Mesajlar
213
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
41
Sayın Paw9,
Yazılan ve konuşulanları kişisel almazsak yaşam daha rahat akar.
Sorunuza gelince ;Hepimiz en çok kullandığımızı açarız ,ortaya koyarız.
Evimizde en sık kullandığımız su bardakları ön rafta durur az kullandığımız bardaklar arkada hatta hiç kullanmadıklarımız sandıkta..
Yoksa da kullanamayız..
 

telrunya

Yeni Üye
Katılım
18 Kas 2009
Mesajlar
531
Tepkime puanı
2
Puanları
18
Yaş
35
Sakal boyu dindarlık göstergesi midir?

Cevap net değil mi her iki soru için de?

Sayın Paw9,
Yazılan ve konuşulanları kişisel almazsak yaşam daha rahat akar.
Sorunuza gelince ;Hepimiz en çok kullandığımızı açarız ,ortaya koyarız.
Evimizde en sık kullandığımız su bardakları ön rafta durur az kullandığımız bardaklar arkada hatta hiç kullanmadıklarımız sandıkta..
Yoksa da kullanamayız..


Şayet öyleyse insanlar cinsel organları meydanda dolaşmalı.
 

phi

Felsefe.net
Yeni Üye
Katılım
13 May 2008
Mesajlar
1,906
Tepkime puanı
174
Puanları
63
Cagdaslik din kultur ahlak vb. gostergesi insanda olan seylerin uzunlugu yada kisaligi az kullanilmasi yada cok kullanilmasi ile alakali degildir.
 

fides

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,694
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Şayet öyleyse insanlar cinsel organları meydanda dolaşmalı.

Telrunya, Çok güzel bir yorum çok güldüm 🙂

Konuyu açan arkadaş yeterince sormak istediğini ifade edememiş.Sonradan gerçi açıklama yoluna gitmiş. Çağdaşlığı kılık kıyafette arama zamanlarını törpüledik biraz sanırım.(?) Zihinler örümcek ağıyla çarşafa bürünmüşse gerikalmışlık/bağnazlık/cehalet ordadır.
Çıplaklık modernliğin ifadesi olsaydı nü resimlere düşkün olan Kenan Evren bayağı bir çağdaş olurdu(!)
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Aslinda etek boyu, bildigim kadariyla, mini (diz ustu), midi(diz alti) ve maksi (ayak bileklerine kadar uzanan) olmak uzere uc boydur.

Etek bir giyim cesidi oldugu icin, etegin hangi boyda giyilecegine karar ve recek olan, etegi giyecek kisidir.

Burada bir toplumsal rahatlik soz konusudur. Yani etegi giyen kisi, giydigi etek acisindan bir toplumsal rahatlik hissetmek ister.

Bu da toplumun her turlu etik (dini, ahlaki, sosyal, toresel,ananevi, tarihsel, ailesel v.s.) degerine, verisine, tabusuna ve bunlarin yonlendirim ve yaptirimlarina; ayni zamanda da etegi giyecek olan kisinin kendi etik degerlerine, verilerine ve tabularina baglidir.

Her turlu etik yonlendirim ve yaptirimi (namus, teshir, aciklik v.s.) etek boyunda aramak, ne kadar mantiksal degilse, her turlu kisinin duzeyini (bilgi, tahsil, egitim, bilinc, cagdaslik v.s.) de etek boyunda aramak, o kadar mantiksal degildir.

Etek te, diger butun giysiler gibi, kisinin kendi algisinca kendisine ortamina gore yakistirdigi bir giysidir. Boyu, rengi, kumasi v.s. de kisinin kendi secimidir. Ayrica bazi kisiler acisindan etek dahil, tum giysilerde moda anlayisi vardir.

Bu arada bilindigi gibi, tarihte eski Turk kavimlerinde, Bizans ve Roma Imparatorluklarinda oldugu gibi, gunumuzde de Iskoc erkeklerinin etek giyimleri gelenekseldir
 
K

kuzeys

Ziyaretçi
etek giymek çağdaşlığın* simgesi olmasa da kişin kültürel kimliğinin ve ahlaksal yapısının açık bir göstergesi olabilir. Çünkü bilinen bütün toplum ilişkilerinde saçımız, sakalımız, giysilerimiz nesnel ihtiyaçlarımızdan başka öznel ihtiyaçlarımızı da karşılamakla birlikte o çağ içerisindeki tutumuzu topluma deklare eder.

ismini hatırlamadığım bir yazar erich fromm olabilir sanırım bir yazısında eşitlik üzerine bahsederken herkesin eşit olabilmesi için çırıl çıplak olma şartını ön görmüştü. çünkü giysilerimiz, eşyalarımız, saçımız sakalımız bizim bireysel ve toplumsal farkındalıklarımızın ürünüdür. Ve bence komünist yada anarşist bir topluma kadar şeytan hep marka giyecektir.

* her çağın kendi değer yargıları vardır. modernite toplum yapılarına göre değişiklik gösterebilir.
 

istanbul

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2010
Mesajlar
213
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
41
Ağlanacak halimize gülen zihinler oldukça çağ-dışılık yaşanacaktır..
 

sarioglu

Yeni Üye
Katılım
1 Eki 2011
Mesajlar
2
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
63
Pek çok iyi adam bir kadın tarafından köprü altına düşürülmüştür.. C. Bukowski

Şöylesi daha mı doğru olur?

Pek çok iyi adam bir kadının peşine takılarak köprü altına DÜŞMÜŞTÜR!
 

kestanmis

Yeni Üye
Katılım
21 Tem 2011
Mesajlar
110
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
33
Etek bir giyim cesidi oldugu icin, etegin hangi boyda giyilecegine karar ve recek olan, etegi giyecek kisidir.

Burada bir toplumsal rahatlik soz konusudur. Yani etegi giyen kisi, giydigi etek acisindan bir toplumsal rahatlik hissetmek ister.

Bu da toplumun her turlu etik (dini, ahlaki, sosyal, toresel,ananevi, tarihsel, ailesel v.s.) degerine, verisine, tabusuna ve bunlarin yonlendirim ve yaptirimlarina; ayni zamanda da etegi giyecek olan kisinin kendi etik degerlerine, verilerine ve tabularina baglidir.

Haklısınız. Sorumu şöyle değiştirmek istiyorum. Kadınların giyim tercihleri bulundukları toplumun çağdaşlık seviyesiyle mi ilgilidir?

Doğuda bulunan bir kadınla batıda bulunan bir kadın arasındaki giyim farkı aynı şekilde İranlı bir kadın ile Fransız bir kadın arasındaki giyim farkı bulundukları toplumun çağdaşlık seviyeleri arasındaki farkla doğrudan ilgilidir diyebilir miyiz?

Bahsettiğiniz dini, ahlaki, sosyal gibi toplum değerlerini ve bunların yaptırımlarını çağdaşlık olarak algılıyorum ben.
 
P

Pyramos

Ziyaretçi
şöle bir yorum okumuştum..soyunarak çağdaş olunuyorsa afrikalı yerliler en çağdaş toplumlardır🙂 pu ahaha🙂 bence mini etek zalimliktir zulumdür🙂 güzel hatunlar asla mini giymemeli asla🙂
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Haklısınız. Sorumu şöyle değiştirmek istiyorum. Kadınların giyim tercihleri bulundukları toplumun çağdaşlık seviyesiyle mi ilgilidir?

Doğuda bulunan bir kadınla batıda bulunan bir kadın arasındaki giyim farkı aynı şekilde İranlı bir kadın ile Fransız bir kadın arasındaki giyim farkı bulundukları toplumun çağdaşlık seviyeleri arasındaki farkla doğrudan ilgilidir diyebilir miyiz?

Bahsettiğiniz dini, ahlaki, sosyal gibi toplum değerlerini ve bunların yaptırımlarını çağdaşlık olarak algılıyorum ben.

Bahsettiginiz, cagdasliktan ziyade, cografyanin ve toplumunun nesiller boyu birbirine aktardigi her turlu ahlaki, dini, milli, geleneksel, toresel, kulturel, sosyal, siyasal, toplumsal v.s. kisaca etik degerler, veriler,tabular ve bunlarin otomatiklesmis, alisilagelmis, yerlesmis dusunce ve davranislaridir.

Bunun altinda en basta toplumsal bir birey bilincinin verilmemesi, suru psikolojisi ve korku felsefesi yatar.

Ayrica birey yetistiremeyen toplumlar, toplumsal kisilik olarak biribirine mudaheleci, baskici, zorlayici v.s. davranirlar.

Bunun ozu de insan haklari evrensel hukuk, sivil toplum ve kurumlar, bireyi icin olan devlet ve topluma taninmis hak ve ozgurluklerin ve de bunlarin demokratik kullanim,tanitim ve temsil hakkinin duzeyine baglidir.

Cagi yakalayamayan toplumlar bu konularda daha tutucu, muhafazakar, tekduze ve baskicidir. Ortada normal, sivil bir toplum yoktur.

Oyuzden her konudaki cagdaslik, bir cografya ve topluma kendi kendine gelmez. Ocagdasligi getirecek beyin ve bu beynin her turlu hak ve ozgurlugunun taninacagi beyin idaresi ve iradesi gerekir.

Dolayisiyle konu etek boyundan ziyade, cografi ve toplumsal birlikteliklerin tarihi ve nesilden nesile aktardigi yonlendirim ve yaptirimlarin insan haklari ve hak ve ozgurlukler duzeyidir.
 

glsezinrs

Yeni Üye
Katılım
12 Ara 2010
Mesajlar
1,358
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
64
Pek çok iyi adam bir kadın tarafından köprü altına düşürülmüştür.. C. Bukowski

Şöylesi daha mı doğru olur?

Pek çok iyi adam bir kadının peşine takılarak köprü altına DÜŞMÜŞTÜR!
İkisi de olabilir..."iyi" olmakla kafayı iyi işletmek doğru orantılı olmak zorunda değil ki...
 

Süreyya Önal

Yeni Üye
Katılım
16 Nis 2010
Mesajlar
469
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
51
reel de (hem doğal hem kağıt/takvim üzerinde) her birimiz çağdaşken ve 'çağdaş çağdaş' çağdaşını kollamak kayırmak yaşamak/yaşatmak bu şekil omuz omuza? medenice düşünerek! ilerlemek de mümkün! ken :/

çağdaşlığı, yarışmadaymışız gibi 'etek boyu'na! indirip kadın üzerinden sual etmek... ?!!

olsa olsa kendini bilememe densizliği (ölçüsüzlük) ile birlikte gelişen ve 'haddi şaşma 'arayışı ile çeşitli biçimlerde (giyim kuşam vs) kendini göstererek sürgit beslenen 'haddi aşma! 'sorgusudur.

bu arada gören- bilen lerimiz varsa.. aydınlatsalar bizi, Uygar olmak nemene bir şeydir..yenir mi içilir mi! nihayetinde... ?

belki kadın/erkek anlar-anlaşırız bile üstünde :/
 

glsezinrs

Yeni Üye
Katılım
12 Ara 2010
Mesajlar
1,358
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
64
bu arada gören- bilen lerimiz varsa.. aydınlatsalar bizi, Uygar olmak nemene bir şeydir..yenir mi içilir mi! nihayetinde... ?

belki kadın/erkek anlar-anlaşırız bile üstünde :/

Uygar olmak "nefsine hakim olmaktır" ki, beyin beden üzerinde egemen olamıyorsa bu eksik kalır.Nefsinin tutkularına şehvetine gem vuramayan insan, bu güdüleri törpülemek yerine, bunların açığa çıkarılmasında etken olduğunu düşündüğü kişilere/objelere/fikirlere düşmandır.Kendisiyle yüzleşmek ve savaşmak zahmetine girmeden erdemli oluvermek ister...Not:Köprünün altına "kadın/erkek" tarafından değil, kendi tutkularımız ve güdülerimiz yüzünden sürükleniriz...
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
reel de (hem doğal hem kağıt/takvim üzerinde) her birimiz çağdaşken ve 'çağdaş çağdaş' çağdaşını kollamak kayırmak yaşamak/yaşatmak bu şekil omuz omuza? medenice düşünerek! ilerlemek de mümkün! ken :/

çağdaşlığı, yarışmadaymışız gibi 'etek boyu'na! indirip kadın üzerinden sual etmek... ?!!

olsa olsa kendini bilememe densizliği (ölçüsüzlük) ile birlikte gelişen ve 'haddi şaşma 'arayışı ile çeşitli biçimlerde (giyim kuşam vs) kendini göstererek sürgit beslenen 'haddi aşma! 'sorgusudur.

bu arada gören- bilen lerimiz varsa.. aydınlatsalar bizi, Uygar olmak nemene bir şeydir..yenir mi içilir mi! nihayetinde... ?

belki kadın/erkek anlar-anlaşırız bile üstünde :/

Uygar olmak, insanoglunun yaptigi her turlu davranisi, beynin disinda baska bir organda aramamak ve beyin disinda dusunce ve davranis icin baska bir organ kullanmamak demektir.

Yani eger ortada bir teshir/tahrik soz konusuysa, bu etegin boyunda degil, cinsel organlarda degil; beyindedir.
 

matrix

Yeni Üye
Katılım
25 Eyl 2011
Mesajlar
38
Tepkime puanı
0
Puanları
6
Yaş
48
Etek boyu ve Çağdaşlık 🙂 Güzel konu 🙂

Bir haberde izlemişim ABD halkının çağdaşlık seviyesini ölçmek için bir anket yapmış sorularda etek boyu ile ilgili değilmiş.. Hep bilim içerikli soru.. Yani çağdaşlık eşittir bilim oluyor..

Bu tespiti yaptıktan sonra gelelim şu etek boyuna..🙂 Yukarıdaki tespitimizi biraz genişletelim şimdi.. Bilim demek akıl demektir.. Yani ne oluyor.. Çağdaşlık akıl seviyesinin ilerlemesi olmaktadır.. Akıl düzenin kurucusudur.. Düzen akıl ile sağlanır ve akıl düzenle çalışır.. Düzen olmazsa akıldan bahsedilemez.. Düzeni sağlayan şeylerde kurallardır. Kuralın olmadığı yerde düzen olamaz ve akıldan da söz edilemez.. Bu durumu anladıktan sonra şimdi etek boyun gelebiliriz sanırım 🙂 (biraz zor daha) 🙂

Toplumun iki boyutu var bilimsel gelişme ve bu gelişmenin topluma etkisi.. Bilimden fayda ilişkisinden başka bağlantısı olmayan insan akılsal gelişmenin gerisinde kalmış.. Hatta tam tersi istikamete yol almaya başlamıştırda desek tespitimiz yanlış olamaz sanırım.. Bu tespit nasıl oluyor şimdi anlayalım bakalım.. Bilim akıl ve düzen yapısında ilerlerken.. Kuralları git gide yıkan daha özgür olmayı tercih eden insan.. Kuralsız yapısıyla akıl yolundan çıkmıştır.. Buda çağdaşlık içindeki çağdaşsızlığın ta kendisi oluyor sanırım.. En az kural ormanda olur ve özgürlüğünde bedeli orman kanunudur.. Her neyse konu sapıttı ama çok yakından ilintili konular..

Cinsel özgürlükte budur işte.. Kuralsız toplum aile kavramından uzaklaşır.. Yapısı bozulan toplum gelişmiş ülkelerde olduğu gibi yaşlı toplum haline gelip. Kendi ipini kendisi çekmiş olur.. Kurallar sistemin güçlü olması ve devam etmesi için olmazsa olmazlarıdır.. Ahlak kurallarıda bunun için olması gerekiyor..Yine vurgulayalım... Kural düzen demek tir , düzen akıl demektir , çağdaşlıkta akıl ile ölçülebilir ancak.. Ha diyeceksinizki etek boyu kısalırsa ahlaksızmı olur insan.. Elimizdeki ahlak kuralları cinsel teşhirciliği onaylamaz.. Nedeni ise cinsel olguyu aile ortamından sokağa taşımanın aile yapısını bozmaktan başka bir işe yaramadığıdır..

Demek ki neymiş etek boyu kısaldıkça sanılanın aksine çağdaşlık dahada dibe vuruyor...
 

Yeni Konular

Üst