Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

gerçek düşünceler

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 1,810

sewal35

Yeni Üye
Katılım
26 Mar 2010
Mesajlar
31
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
30
gerçek düşüncelerimizi söylemelimiyiz? ya da o düşünceler insanın kendisinde mi kalmalı? hani bazı düşünceler vardır ya bizde kalması gerekir -en azından ben böyle düşünüyorum- ya bunları dışa vururda söylersek... ne değişir? ne olur? bize ne yararı ne zararı vardır ki? belki de pek bir yararı olmaz. belkide çevrendekileri yaralamak için söylemezsin ama öyle algılanır. peki ya sonuç?
 

efefel

Yeni Üye
Katılım
13 Şub 2010
Mesajlar
202
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
41
Bu konuda evrensel bir kabule ulaşamasakta,genel fikir benzerliği olabilir.
göreceli gibi.
benim fikrim;örneğin ben mutluluk duygusu üzerine yoğunlaşıyorum.bu duygu benim için önemli.
söyleyeceğim şey karşımdakini mutsuz edebilecekse söylemem.
örnek;
ben inançsız biriysem eğer,ailem inançlı ve ibadetlerini yerine getiren bir aileyse,
annem oruç tutmamı isteyecektir beni düşündüğü için.çünki benim cehenneme gitmemi istemez.
eğer bende inanmıyorsam,oruç tutmuş gibi yapar annemin huzurunu kaçırmamış olmayı tercih ederim.
ona düşüncemi söylemem.o benim için önemli ve mutlu olsun ben rol yaparak bişey kaybetmem.
tabi bu konu çok kapsamlı örneklerle zenginleştirilebilir ve kimi örneklerde güven duygusunun görmezlikten gelinme durumu olabilir.
düşünceye ve karşımızdaki ilgili kişiye göre değişkenlik gösterir.
diğer üyelerdende örnekler gelip çoğaldıkça genel bir düşünceye gideriz umarım.
saygılar...
 

efefel

Yeni Üye
Katılım
13 Şub 2010
Mesajlar
202
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
41
açtığınız ''karmaşığım...'' konusunuda okuduktan sonra bu konuyu açmadaki etken sebebi daha iyi anladım.
çevremizdekilerin yaşam tarzları,davranışları,bazılarının anlayışsızlıkları,bencillikler ve bizi rahatsız eden tüm eylemleri huzuru kaçırır.kimse beni anlamıyor der insan bazen.
dolar dolar dolar ve sonunda eeeeeh yeter be hiçbiriniz beni anlamıyorsunuz...
ben böyle bir durumla karşılaştım örneğin.
şunu anladım.
bu durumda olmamın sebebi düşüncelerimin ve duygularımın değişkenlik gösterip daha tam sabitlenmemiş olması,ben tabi aklıma gelen yada bi kitapta okuyup beğendiğim bir fikri hemen yakınlarıma diretir kabul etmelerini beklerdim.
yada bir davranış şeklinin yanlış olduğunu düşünmeye başladıktan sonra yada yine bir yazardan etkilendikten sonra çevremdeki insanların hep benim doğru kabul ettiğim şekilde davranmasını ister ve aksi taktirde onları boğasım gelirdi.
sonra psikoloji ile ilgilendikten,kendi düşüncelerimi yine kendim oluşturup tatmin olduktan,birkaç çok önemli konuyu noktaladıktan sonra kendiliğinden değiştim.
artık kendi özel düşüncelerim vardı ve bu düşüncelerimde vardığım sonuçlarda o kadar tatminkardım ki bu bende özgüven oluşturdu.kimseyle paylaşmak zorunda olmadığımı farkettim.
çevremdeki insanların davranışları eminimki benim psikolojime göre değişirdi.
ben eğer bu şekilde hissetmeye devam etseydim,çevremdekilerin çoğu yaptığı,konuştuğu şeyler beni çok rahatsız etmeye devam etseydi,bir psikiatriye gitmeyi tercih ederdim
 
M

monaliza

Ziyaretçi
Bazen susmak,bazen gerekeni söylemektir güzel olan.
Ne olursa olsun;"ya doğruyu söyle yada sus" bence doğru ilke budur.
Her koşulda,her doğruyu söylemek yada karşasındaki insanın her yanlışını
eleştirmek zorunluluk değil,hatta gereklilik de değil bana göre.

Gerektiğinde;Yerinde ve dozunda,saygıyı koruyarak eleştiri yapabilmek yararlı olabilir.
Bazı fikirleri de birey içinde tutmalı. Gerek gönül kırmamak,gerekse kargaşaya neden
olmamak açısından.

Ayrıca ifade tarzı da önemli. Sert bir tavırla,hakaret içerir bir tarz herkese itici
gelecektir.

Pek ya sonuç; gerektiğinde ve konu hakkında yeterli bilgi mevcutsa konuşmak,
aksi halde susmak...İnsanları incitmekten kimsenin eline bir şey geçmiyor.
Empati de gerekli.
 

cogito

Yeni Üye
Katılım
30 Ocak 2010
Mesajlar
198
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
47
''Tüm yürekleriyle evet ya da hayır diyemeyenler aşırı sosyalleşmiş bireylerdir.'' Gerçek düşüncemizi ifade etmemek ve o düşünceye göre yaşamamak nabza göre şerbet vermek olarak ta düşünülebilir. Bunun nedeni de kaybetmek istememektir. Ötekini kaybetmeyi göze alamamak ve onaylanmak uğruna kendimizi kaybetmek.
 

vitriol

Yeni Üye
Katılım
5 May 2010
Mesajlar
14
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
38
yoklasan noktada mevcuddur esrar ı huruf
rind isen gafleti ko kesreti tenhaya değiş.
nef'i
 

Feylesof TeCe

Yeni Üye
Katılım
31 Ara 2010
Mesajlar
926
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
32
Gerçek düşüncelerimiz dünyanın gerçekliğiyle çelişmiyorsa söylenmeli. Biraz pragmatik bir yaklaşım olabilir ama düşüncelerimizi itiraf etmek bize ne sağlayacak. Örneğin ben duygusal boşluktan XX hocama aşık oldum diyelim (DİKKAT, SADECE ÖRNEK) bunu itiraf etmem beni yok eder.
 

"ictenlik"

Kahin
Onursal Üye
Özel Üye
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
6,615
Tepkime puanı
504
Puanları
113
Bu yeni nesille gördük ki (bize zır bir paradigma gelirdi) her şey ulu orta bazen sanal sosyal medyanın duvarlarına yazıldı.
Bazen ilginç sıcak bazen rahatsız edici buldum.
 

Yeni Konular

Üst