Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Iman Eden Bilim Adamlari

Euhemeros

Yeni Üye
Katılım
14 Şub 2010
Mesajlar
199
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
84
Kişisel savaş sizin dediğinizi aksine sizi sürüden ayırır ve sanıyorum ki sizin bırakın düşüncelere olan saygınızı kendinize bile bu yok.Korkarım ki hayatınızda hiç bir zaman bir ATA olamayacaksınız.Bunu ne kadar bilseniz de...

O zaman neden tekrar etme gereği duydunuz. İnsanlığın düşmanıyım. Hepsinin yok olmasını istiyorum. Ben de dahil herkesin. Dünyaya verdiğimiz zarardan sonra insanlığı ve kendimi hiçbir zaman affetmeyeceğim. Benim bu tutumun sebebi bu. Saygıyı hak edecek biri başka birine asla zarar vermez. Üzgünüm hepimiz boş vaadler ve içi doldurulmuş bir kaç zımbırtıdan ibaretiz...
 

Aksiyom

Yeni Üye
Katılım
4 Tem 2009
Mesajlar
569
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
34
O zaman neden tekrar etme gereği duydunuz. İnsanlığın düşmanıyım. Hepsinin yok olmasını istiyorum. Ben de dahil herkesin. Dünyaya verdiğimiz zarardan sonra insanlığı ve kendimi hiçbir zaman affetmeyeceğim. Benim bu tutumun sebebi bu. Saygıyı hak edecek biri başka birine asla zarar vermez. Üzgünüm hepimiz boş vaadler ve içi doldurulmuş bir kaç zımbırtıdan ibaretiz...
Sizinde bireysel (!)savaşınız tüm insanlığa ne diyebilirim iyi şanslar =) Kendinize verdiğiniz zararı es geçip direk dünyayı düşünmeniz çok şaşırtıcı,aslında kirli düşüncelerdir en büyük zararı veren hele de bunlar çöpe değilde başka yerlere atılınca...Düşüncelerim çok mu zarar verdi?Af ola.Bende üzgünüm böyle düşüncelerden ötürü sizlere.
Saygılar ve diğerleri.
 

turko29

Yeni Üye
Katılım
20 Şub 2010
Mesajlar
322
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Yaş
67
Adnan Oktar ın maceralarını hepimiz biliyoruz takılan lakaplarla, Bilim araştırma Vakfının kurucusu ve başkanı...
Şimdi bana bunun gerçekten samimim bir müslüman olduğumu söyleniyor...
Bu kişinin takma adı Harun Yahya Evrim teorisi, atalarımıza maymun diyorların mucidi, Arkadaşlar hiç bir Samimi Müslüman böyle bir adamın propağandasını veya onun kaynaklarını kullanmaz...
Bu kadarmı gözler kapalı...
Sosyete Üfrükcüsü olarak daha düne kadar basından düşmezdi.
Bir çok mankenle süren davasında bir çoğu baskı ile ifadelerini değiştirmek zorunda kaldığı ve benzeri tartışmalar açık oturumlarda sürekli tartışılmıştı...
İlk keez Adnan Hoca ismi ile Kadınlarda Motorlar tabiri çıkmıştı unuttukmu bunları...

Bilim Araştırma Vakfı (BAV), Adnan Oktar'ın fahrî başkanlığını yaptığı, çalışmaları genellikle evrim kuramına karşı yaratılış görüşünü savunmak üzerine olan, bu konuda konferans ve paneller düzenleyen bir vakıf[1]. 1990 yılında kurulmuştur.[2] Vakıf halini almadan önce Bilim Araştırma Grubu adıyla faaliyet göstermiştir. Kendi amacını "dünya çapında barış, huzur ve sevgi ortamı oluşturmak" olarak ilan eden BAV,[3] basında zaman zaman "gizli ve ketum bir islami tarikat"[4] veya "kayda değer servetini gizleyen ve özenerek koruyan kült benzeri bir organizasyon"[5] olarak tanımlanır. Bu vakfın evrim teorisine karşı hızlı yaratılışçılığı savunduğu[6][7] bilinmektedir. Avrupa Parlamentosu Konseyi raporuna göre, BAV'nin ABD'deki American Institute for Creation Research (Amerikan Yaratılış Araştırma Enstitüsü) (ICR) ile sıkı bağları olduğu gözlenmektedir.[8]
Bilim Araştırma Vakfı, kendi sitesindeki iddialara göre Türkiye'nin her yerinde 2300'den fazla bilimsel etkinlik düzenlemiştir. Bu etkinliklere siyasetçiler, yazarlar, sivil toplum örgütleri mensupları ve aydınların yanısıra, cumhurbaşkanları, başbakanlar, milletvekilleri, Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları ve sivil otoriteler iştirak etmektedir. Kendi iddiasına göre BAV, Türkiye'nin gelişmesini, ilerlemesini ve bölgesinde bir barış ve denge unsuru olmasını arzulayan çevreler ile birlikte hareket etmektedir ve Türkiye'de organize olmasına rağmen vakfın uluslararası öneme haiz etkinlikleri yabancı akademisyenleri, din adamlarını, fikir adamlarını ve Türkiye'deki yabancı görevlileri de cezbetmektedir.[2]
 

turko29

Yeni Üye
Katılım
20 Şub 2010
Mesajlar
322
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Yaş
67
[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]Bu tip haber istemediğiniz kadar lütfen İnançta samimiyseniz bu insanın uydurmaları ile Bu adamın propağandasını yapmayın.... İnanç adına bu çirkinliklerin olduğu ortamlardaki birinin soyunduğu propağanda ile yola çıktığınızda farkında olmadan bu adam sizin bu masum sahiplenmenizle dostlarınızında canını yakar...[/FONT]


[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]Kızını en son “Annen ağır hasta, gel bir gör” diyerek eve getirten sonra da Ayvalık’a “kaçırıp!” Adnan Hoca grubundan kurtarmaya çalışan ancak başarılı olamayan Baba Feridun Özgül ise “Yaşadıklarımız tüm ana babalara ibret olsun” diyor.[/FONT]
[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]Kızının okul yıllarında çok başarılı bir öğrenci olduğunu, ilk kez 2004’te İstanbul Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümü’ne devam ederken birşeylerin ters gittiğini sezdiğini söyleyen baba Feridun Özgül, o günleri şöyle anlatıyor: [/FONT]
[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]Son sene bana okulu uzatmak istediğini, bu arada da çalışacağını söyledi. Ben ’Tamam ama nerede kimle çalışacağını göreceğim’ dedim. Önce ‘Tamam’ dedi sonra ‘Vazgeçtim’ dedi. ’Peki’ dedim.[/FONT][FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]

Sonra Gülnihal isimli bir kız arkadaşıyla tanıştırdı. O kız bana bir şirkette çalıştığını, Ceylan’ı da istediğini söyledi. İş, Anadolu yakasında olduğu için Ceylan’ın da onunla birlikte kalabileceğini söyledi. Ben de evi görmek istedim. Bir yere gittik. Süper lüks, bekçisi olan, yüzme havuzlu bir yerdi. ‘Buranın kirasını nasıl vereceksiniz?’ diye sorduğumda ’Burası amcamın! Sadece masraflarını ödeyeceğiz’ cevabı aldım. Biz de inandık. Ama her haftasonu eve gelmesini şart koştum. ’Tamam’ dedi. Ceylan evet geldi ama hep arkadaşlarıyla birlikte... Ve hiç kalmadı evde... Tek gel dediğimde ise bahaneler uyduruyordu.

adnaan.jpg
[/FONT]
[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]Çok lüks bir villa tuttu
Daha sonra Ceylan ve 5 arkadaşının kendisine gelerek iş kurmak istediklerini belirten baba şöyle devam ediyor:
Bana tuhaf geldi... ’Ne iş yapacaksınız?’ dediğimde ’İthalat ihracat’ dediler. Hidiv Kasrı’nın yanında çok lüks bir ofis kurdular. ’Buranın kirasını nasıl ödeyeceksiniz?’ diye sorduğumda Gülnihal’in babasının finanse edeceğini söyledi. Sonra ortaya çıktı ki o adama da işi benim finanse ettiğimi, işin başında olacağımı söylemişler. Şirket kuruldu ama yaptıkları iş yok ortada. Ben denetliyorum, ’Faturalarınızı göreyim’ diyorum ama ortada bir şey yok. Kızıma ’Bu işi bırak’ dedim. Üstüne gittim ve 1 hafta sonra Ceylan işi bıraktığını söyledi. Ben de ’O zaman eve dön!’ deyince Koşuyolu’nda iş bulduğunu birkaç dostuyla orada kalacağını söyledi. Evi gördüm gayet lüks. ’Bir arkadaşımın annesinin evi’ dedi. Ona da inandım. Sonra Etiler’e taşınacağını söyledi. Bu kez sert çıktım. ’Eve döneceksin’ dedim, o saniyeden sonra kızım bizden koptu dönmedi. Görüşmek istemedi.
[/FONT]
[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]Bana “Allah’a sarıl” dedi
Başta utandım nasıl olabilir böyle bir şey diye. Uzun zaman izini kaybettik sonra bir gün aradı. O sırada eşim pankreas kanseri olmuştu. Karaciğere sıçramıştı. Durumu iyi değildi.... Telefonda Allah aşkına gel dedim. Kızım bana: ’Hepimiz bir gün öleceğiz bu Allah’ın takdiri. Sen de Allah’a sarıl. Senin de bir ayağın çukurda gibi sözler söyledi. Yıkıldım...
[/FONT]
[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]“Beni Allah büyüttü” diyor
Kızlarını el bebek gül bebek büyüttüklerini anlatan anne Firuzan Özgül ise:
Biz onu sürekli koruduk kolladık. Kontrol ettik ve başımıza bunlar geldi. Kızım evden ayrılmadan önce posta kutusunda dini bir kitap gördüm sonra aynı kitabı Ceylan’ın odasında görünce eşime söyledim. Kitap Harun Yahya diye birinindi, dini bir kitaptı. Onları okuya okuya kızımın beyni yıkandı. Eski Ceylan’la yeni Ceylan aynı kişi değil. Hiç konuşmuyordu, put gibi. Sürekli tedirgindi. Ruhu tertemiz olan kızım gitti, katı acımasız biri geldi. O benim çocuğum değildi artık. Kızımızı bize düşman ettiler. 9 ay karnımda taşıdım, büyüttüm. Şimdi bana ’Beni Allah büyüttü siz küçük bir vesilesiniz’ diyor...
[/FONT]
[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]Babanın devlete isyanı Baba Özgül sözlerine devam ediyor:
Adnan Hoca’nın tuzağına düşen kızımız gibi daha çok sayıda genç var. Bu insanlar ağlıyor, bağırıyor, bir şey anlatmaya çalışıyor ama devlet susuyor. Devlet, benim de hakkımı korumak zorunda. Cumhuriyet savcılarına sesleniyorum. Bu yaraya parmak basın. Bu adamların gelirlerinin kaynağı nedir? Ben kızıma ’Çalışıyor musun’ diyorum, O bana ’Benim çok param var’ karşılığını veriyor. Kızım, o grupta üstlerdeymiş. Kızımın avukatları özel uçakla buraya geldi. Bu paranın kaynağı kim? Biz zengin bir aile değiliz. Eşim kanser hastası. Onun tedavisini bile patronum üstlendi. Bir seansın bedeli 13-15 bin YTL. Bunu bile ödeyemiyorum. Kızım çok önemli şeyler mi biliyor ki bu kadar üstüne gidiliyor. Bunu öğrenecek Başbakan ve bakanlardır. Sonuna kadar gideceğim. Hayatıma mal olsa bile...
[/FONT]
[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]“Onlarla baş edemezsin”
Feridun Özgül gazetelere yansıyan “Kızını kaçırdı” haberlerine de isyan ediyor. Kanser hastası annesini ziyaret etmek için 3 yıl sonra eve gelen kızını kendisinin de 11.5 aydır görmediğini anlatan Özgül o gün yaşananları şöyle anlatıyor:
Yanında başka biri daha vardı. Beni görünce şoke oldu. ’Biraz konuşalım kızım’ dediğimde beraberindeki kadın hemen müdahale etti. Bağırıp çağırdı ve ’Benim iznim olmadan konuşamazsınız’ dedi. Kim olduğunu sorduğumda ’Ceylan’ın can arkadaşıyım’ dedi. Ama bu arada bağırmaya devam ediyordu. Ben de ’Evimi terk edin’ diye bağırdım. En sonunda kolundan tutup dışarı çıkartmaya çalıştım. Bu sırada karşı komşum sesleri duyunca ne oluyor diye kapıya çıktı. Kadın bağırmaya devam ediyordu. Ben de kızıma ’Anneni de alıp dışarıda bir yerlerde oturup konuşalım’ dedim. Ceylan bu teklifi kabul edince arabaya binip önce Kadıköy’e, sonra da bir aile dostumuzun evine gittik. Kızım sakinleşmişti. Daha sevecen bakmaya başladı. Ona ’Kaçarsan seni öldürürler mi diye korkuyorsun’ diye sorduğumda ’Onlarla baş edemezsin baba’ diye tepki gösterdi.
[/FONT]
[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]Mutluluk kısa sürdü
Daha sonra arabayla Pendik’e gelip kızıyla birlikte hızlı feribota bindiklerini belirten Feridun Özgül:
O sırada bana, bir pusula yazıp benimle yalnız konuşmak istediğini söyledi. Yukarı çıktık. Ama sürekli tedirgin haldeydi. Ben ise sürekli sarılıp hasret gidermeye çalışıyordum. Yalova’da feribottan inince namaz kılmak istedi. Bir benzin istasyonunda abdest alıp annesi ve bir arkadaşı ile birlikte namazını kıldı. Ayvalık’a gelmek gibi bir fikrimiz yoktu. Ama Ceylan istedi. Buradaki teyze ve eniştesinin yanına gittik. Bir gece orada kaldık ama hiç uyumadık. Hasret giderdik.
[/FONT]
[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]Ertesi gün yazlığa geçtik. Orada sahilde kızım ile el ele, kola kola yürüdük. Ceylan yanında kıyafeti olmadığı için alışverişe gitmek istedi. Birlikte alışveriş yaptık. Hatta kızım bir ara mağazada ’Baba, beni kaçırdın. Kendini ifşa ediyorsun’ diye espri ile yaptı. Hatta bir yerden araba ile dönüş yaparken, orada polis olduğunu görünce oradan geçmememi istedi. Sürekli ’Baba polise gidelim ve beni kaçırmadığını söyleyelim’ diyordu. Benim de hiç aklıma gelmedi.[/FONT]
[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]Babuna’nın kızkardeşine yerini ihbar etti
Baba Özgül, jandarmaya yakalanma anını da şöyle anlatıyor:
Ayvalık merkezden dönüşte dinlenmek için biraz uyudum. O sırada Ceylan bir şeyler almak için bakkala gitmiş. Hüma Babuna’yı (Adnan Hocacı Oktar Babuna’nın kızkardeşi) aramış. Olaydan habersiz mangal yaparken bir anda jandarmalar etrafımızı sardı. Kızım öne çıkıp ’Beni kaçırdılar’ deyince o an öldüm. Bu nasıl kaçırma! Gittiğimiz her yerde istese kaçabilir bağırabilirdi. Ama yapmadı. Ya bizi korumak için kendini feda etti ya da başka bir şey var...” (Ceylan Özgül daha sonra savcıya “babam beni zorla kaçırdı” diye ifade verdi.)
[/FONT]
[FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]“Kuzenini de Adnan Hoca için ayartmaya çalıştı”
Jandarma baskınını anlatan Firuzan Hanım ise “Daha 5 dakika önce bana sarılıp ’Anneciğim seni çok seviyorum. Artık ağlama. Buna dayanamıyorum’ derken bir anda ’Beni kaçırdılar’ diye bizden şikâyetçi oldu. Anneler günümü mahvetti. Eskiden kötü niyetli erkekler, kızları kandırıp geneleve düşürürmüş. Şimdi ise Adnan Hoca’ya veriyorlar. Bu niye başımıza geldi? Ben 60 yaşında kanser hastası biriyim. Ölümden korkmuyorum. Artık Adnan Hoca benden korksun. Kızımı istiyorum. Kızım kendi kuzenini bile kandırıp gruba almak istedi. Çok lüks yerlerde yaşadı. Onu kaptılar, yuvamızı dağıttılar, bizi bitirdiler” diyerek gözyaşlarına boğuluyor.
[/FONT]



Haber Kaynağı:
1.jpg



İnsanların büyük bir çoğunluğu evrim teorisinin ispatlanmış bilimsel bir gerçek olduğunu zanneder, dünya üzerindeki etkisinin altında da bu sözde ...
www.imanedenbilimadamlari.com/ - - Benzer

Yorumsuz...
 

usenenadam

Yeni Üye
Katılım
9 Kas 2009
Mesajlar
80
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
76
iman eden bilim adamlarından çok
bilim de tahsil eden din adamlarına
ihtiyaç var
 

turko29

Yeni Üye
Katılım
20 Şub 2010
Mesajlar
322
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Yaş
67
Katılıyorum, Din adamlarınında eğitim alması ve ahlaki değerlerinin yüksek olaması gerekir, Ahlaki değeri yüksek olan din adamlarının dahada çoğalması ve cesur olması gerekiyor, aradaki duygu tüccarlarını temizlemeleri...
 

Mühendis

Yeni Üye
Katılım
3 Eki 2009
Mesajlar
271
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
69
''iman eden bilim adamlarından çok
bilim de tahsil eden din adamlarına
ihtiyaç var''

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK 'de bunu istiyordu.
 
M

monaliza

Ziyaretçi
Sevgili euhemeros;zorluklar yaşamış olabilirsiniz,yüreğiniz incinmiş olabilir.Sizinle beraber benim de yüreğim incindi az önce sizi anladığımda..
Ancak,garip bir çelişki de hissetmedim değil. Zira; kişilik gelişimi üzerine iyi bir aisel eğitiminiz olmuş olsa idi,eminim bu çelişkileri yaşamayacak
ve bazı yanlış davranan bilinçsiz insanları alet ederek,insanların yanlış yada eksik davranışlarının suçunun yüklenmesi abesliği ile "MÜSLÜMANLIK"
tan nefret etmeyecektiniz...
Biraz da kendinizle yüzleşseniz diyorum,biraz bilinçaltınızı irdeleseniz...Kimbilir belki bir gün siz de iman eden yararlı ve biliminsanı yada bilim tahsil eden
yararlı ve mümtaz bir din adamı olabilirsiniz...Yarının ne getireceği hiç belli olmaz..Yeterki bizler güzellikle ve hayırlar ummaktan,pozitif düşünceden
asla vazgeçmeyelim..
 

Euhemeros

Yeni Üye
Katılım
14 Şub 2010
Mesajlar
199
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
84
Liza suçlu benim ha? Adaletinize hayranım. Düzeninize zaten ölüyorum...
Ben suçluyum vurun beni. Asın... Tek suçlu var o da inanmayan psikolojisi... Demek ki o yaşta gidip psikoloji dersi alacağım... Hem staj hem psikoloji dersi. Güzel.
Neyi bilmiyorsunuz biliyor musun? Kendini, yaşadığın çevreyi ve kendini bulamadığın için kendinin eleştirisini...
Bir insanın hayatını alt üst edildiğinin farkında bile değilsiniz. İnsan yaşamının değerinden de...
Başka birşey demek istemiyorum.
Buradan bakınca çok komik görünüyorsunuz...
 

phi

Felsefe.net
Yeni Üye
Katılım
13 May 2008
Mesajlar
1,906
Tepkime puanı
174
Puanları
63
Adnan Oktar ın maceralarını hepimiz biliyoruz takılan lakaplarla, Bilim araştırma Vakfının kurucusu ve başkanı...
Şimdi bana bunun gerçekten samimim bir müslüman olduğumu söyleniyor...
Bu kişinin takma adı Harun Yahya Evrim teorisi, atalarımıza maymun diyorların mucidi, Arkadaşlar hiç bir Samimi Müslüman böyle bir adamın propağandasını veya onun kaynaklarını kullanmaz...
Bu kadarmı gözler kapalı...
Sosyete Üfrükcüsü olarak daha düne kadar basından düşmezdi.
Bir çok mankenle süren davasında bir çoğu baskı ile ifadelerini değiştirmek zorunda kaldığı ve benzeri tartışmalar açık oturumlarda sürekli tartışılmıştı...
İlk keez Adnan Hoca ismi ile Kadınlarda Motorlar tabiri çıkmıştı unuttukmu bunları...

Abi senin agzin yanmis sanirim bu Harun Yahya'dan. Surekli bu adamin adini kullaniyorsun?
Benim bu isimleri aldigim kaynagi kaynak olarak belirttim zaten. Hala bana onun sitesinde de bu yaziyor olarak gosterip hatta actigim basliklarin cogunda da sanki bu adamin propagandasini yapiyorum gibi cumlelerin olmus. Gosterdigim kaynaklari incelersen sevinirim. Burada adamcilik yapmiyorum ben. Adam sitesinde fikrini propaganda etmek icin bu sekilde bir kullanim yapiyor diye ben onlardan olmuyorum ki. Bilim adamlarinin soyledigi sozler ile ornekler ile gosterdim size. Her yazdigim yaziya Adnan Hoca'nin sitesinde de yaziyor burada da geciyor diyerek karalama yapiyorsun gibime geliyor bu arada.

Ayrica

Bu site arkadasima ait, bilgileride buradan aldim. Arkadasimda tarikat uyesi ne bileyim adnan hocaci motorcu falanda degil yani.
 
M

monaliza

Ziyaretçi
Euhomeros;yanlış anlama var sanırım;ben sizi suçlamadım,ailenizde buldum hatayı,biraz da..
Ve size iyi bir temenni de bulundum ayrıca,bunun nesi kötü?
Dilerim birgün imanlı bir aydın,imanlı bir biliminsanı olursunuz demenin neresi kötü sizce?
Komik görünmemse hiç sorun değil,etrafımdaki insanları gülmekten kırıp geçiririm ben zaten😀
Neş'eli ve espriliyimdir yani..🙂
 

sakal

Yeni Üye
Katılım
8 Nis 2012
Mesajlar
2,000
Tepkime puanı
1
Puanları
38
Sayın Ferdinand Bardamu bu başlığı tartışmaya yeniden açmak istemezdim, iki sene önce gelmiş geçmiş fakat diğer yazışmada link çıkışı yapamadığım için buradan yazıyorum.İlk 12 mesaj ateist olmayan (belki daha sonra olmuşlardır)bilim adamları olarak epey de emek çekilerek aktarılmış demek ki önceden ateist olup ta ilmi arttıkça iman edenlerde olabiliyormuş..
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Bilim adami da herkes gibi kendi kisisel degerleri, verileri ve tabulari olan bir kisidir.

Burada onemli olan dusunce ve davranisinin kendi adina mi yoksa bilim adina mi oldugudur.

Cunku bilim adina olan kisisel degil, bilimseldir ve olmalidir.

Kisisel olanda bilimi degil; sadece kisiyi ilgilendirir.
 

sakal

Yeni Üye
Katılım
8 Nis 2012
Mesajlar
2,000
Tepkime puanı
1
Puanları
38
Örneğin neden bilimsel eğitim süresi uzadıkça inanan kişilerin oranı azalmaktadır da tersine artmamaktadır diye sordum?

sorulmuş bir soruya örnek olması açısından buradan cevap vermek istedim o kadar, şaka veya ciddi..cevap muhatabına..
 

Yeni Konular

Üst