Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Kedim Nicky

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 1,266

Teoman

Yeni Üye
Katılım
7 Haz 2012
Mesajlar
16
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
44
Ben üç yaşlarında olduğum yıllardan itibaren evimizin çevresinde dolanan bir kedi vardı. Bu öykü onunla ilgili.
Nicky adlı bu tekir kedi bana hep çok yakın olmuştu. Birkaç yıl benimle birlikte olan Nicky, tam bir tekirdi; sağlam karakterli ve güçlü daima şefkatli ama nefret ettiği iki şeye de tepkili:yağmur ve sığırlar. Her neyse, bir gün Nicky hastalandı. Kedilerin ara sıra yakalandığı virüslerden daha ciddi bir sorunu yok gibiydi. İyileşiyor gibi olup tekrar yemek yemeğe başlıyor, hatta mırlıyordu. Böyle düşündüğüm için, erkek kardeşimle tatile gitmemin bir sakıncası olmayacağına karar verdim. Annemle babam kediye bakmak için evde kalacaklardı. Evden yaklaşık 150 mil uzakta, Cheltenham kasabasında bir otelde birkaç günlüğüne rezervasyon yaptırdık. Tatil iyi gitti; yürüyüş yaptık ve görmeye değer yerleri gezip gördük. Nicky’i çok az düşünmeme rağmen kısmen endişeliydim; çünkü söylediğim gibi, sanki iyileşiyormuş gibiydi.
Tatilimizin son gecesi, o yöreye ait yerel biralardan birkaç kupa içtikten sonra yatağa gittim fakat hiçbir şekilde sarhoş değildim. Çok derin uyudum ancak, sabah 6:00 civarında aniden uyandım. Adeta birisi kulağıma şu sözcükleri haykırdı: ‘Ah Nicky!’ Kendimi gülünç, üzgün, rahatsız ve huzursuz hissettim. Kardeşimi uyandıramadım, bir saat kadar oturdum sonra tekrar uyumaya karar verdim. Kahvaltıdan sonra otobüsle eve geri döndük. Hala kardeşime bir şey anlatmamıştım onu üzmek istemedim çünkü evde telefon yoktu.

Eve geldiğimizde kapıda babamla karşılaştık.Bize sabahın erken saatlerinde Nicky öldüğü için annemin üzgün olduğunu söyledi.Tüm hafta iyileştiğini zannetmiştik. Yanında beklemekten vazgeçen annemle babam oturma odasına geçtiğinde Nicky, sanki yavrularının olduğu kulübeye gitmek için kalkmış ve yolda yığılıp kalmış ve kalp krizinden ölmüş. Onu ilk gören annemmiş ve ‘An Nicky, sahibin buna çok üzülecek!’ diye haykırmış. Olay bu sabah saat 6:00’da olmuş.

İşte öykümü öğrendiniz! Biliyorum. Hayalet öyküsü gibi değil ama sizce de olağanüstü değil mi? Ya da bu annemle benim aramda bir çeşit psişik bağ veya altıncı his! Emin değilim.
Francesko Brandon, Maine/ABD İnternet Paranormal Fenomenler sayfasından
 
P

Pyramos

Ziyaretçi
Bence olağanüstü değil çünkü burada (dünyada) aslında hiç birşey olağan değil🙂 bazen hissetmek bilmeninde,anlamanında,aklında üzerinde birşey. insanın gerçekten inandığı şeylerin sadece hisleri ile desteklenenlerin olduğuna inanırım.gerisinin derinliği yok. hislerle desteklenmeyen bazı bilgiler/anlamlar en sonunda hiçbiryere yaslanamıyor bence. sağlam bir yere (hislere/duygulara ya da içerde biryerlere işte) yaslanamayan bilgilerin arkası boş. hopp bir bakıyorsun hepsi uçumundan aşağı düşmüş🙂
 

Yeni Konular

Üst