Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

kendimizce/aforizmalar

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 73,437

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
örneğin; "düşünce" bir tabudur...
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
eğer düşünce tabulaştırılmışsa, o tabuyu kıracak olan da yine, -belki karşı düşünce kılığına girmiş olan- bir başka düşüncedir...
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
korku duvarları aşıldığında eşik aşınır; işte o vakit/zaman düşünce tabu olmaktan çıkar...her daim/zaman düşüncenin kendinden korkulması bir tabu olarak var olacakır.
 
F

faust

Ziyaretçi
Merak duygusu körelmiş kişi/olaylara hep rasyonel tarafından bakar,olayların içinde değildir ve her şeyi dış yapısıyla değerlendirir/bu da en büyük yanılgısıdır.

Bilincimizi belirleyen metafizik unsurlar değildir/gözlemlerimizdir ve deneyden gelen bilgi muhtemel bilgidir.

Mutlak olan insan değil/doğadır bu yüzden yorumlarımız hep özneldir/belki bir doğru vardır ama yarın o doğru koşulu sağlamazsa elenir/bunun adıda bilimdir.

Bazen dayanaksız dikbaşlılığımız/gerçeği benimsemek yerine ondan daha da uzaklaştırır.

Bilim merak duygusunu açmak içindir ama siyaset benciller oyunudur ve onda iyi niyet barınmaz.
 
F

faust

Ziyaretçi
Belki telkinlerle/pohpohlanmayla Bohr/Einstein olabilirsiniz ama unutmayın ki en fazla iki gün sonra yine siz siz olacaksınızdır/çünkü hiç biriniz diğeri gibi görsede hissedemeyecektir/bunun adına da gen diyoruz.

Hayat sana sürprizler yapmıyorsa/ona sırtını dönmüşsündür demektir.

Evinizde yada kapalı bir ortamda güvende olduğunuzu düşünmeyin/dünya elini bıraktığı an hepimiz uçurumun kenarındayız.

Unutmayın düşerseniz ilk tokatı gölgeniz vuracaktır.

Kişiyi mutlak bilim değil/yabancılaşmış bir beden makineleştirir/bu yüzden ruhu hep başka yerde ararız kimi zaman felsefede/kimi zaman kutsal kitaplarda ama
kendi hiçliğinin farkına varamayan kişi bu yabancılaşmadan da kurtulamaz.

Ahlak evrensel değildir (niçe) asıl ahlaksız olanlar ahlakın değer yargısı olduğunu gözünüzün içine sokmak isteyenlerdir.

Her irade/kendi irademe sahip çıkmama engeldir.

Bilimsel olmayan hiç bir iddiayı çürütemezsiniz

Haksızlığa uğrayıp kendini savunmayan biri/haksızlık yapan kişi kadar değersizdir.

Varolmanın biricik anahtarı bir yanın boşluğudur/sahip olabilirsiniz belki ama varolamazsınız.

Felsefe yapmak için felsefeye kanmanız gerekir yoksa ona sadece uzaktan bakarsınız.
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
insan uzaklaştıkça fark ettiği şeyi yakınında iken her zaman göremeyebilir.
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
insan, nerede doğacağına karar veremez, fakat nerede duracağına karar verebilir.
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
alışkanlıklar yol göstermezler ve çoğunlukla yanıtlıcıdırlar.
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
kesinlikle katılıyorum; özellikle toplumsal alışkanlıklardan hemen kurtulmak gerekir.
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
alışkanlık dediğimiz şeyler, içinde yaşadığımız ama içimize sindiremediğimiz ve dolayısıyla değiştirmek için can attığımız toplumun bize kabul ettirdiği yaşam reçeteleri, benimsettiği davranış kalıpları olabilir mi...? ...
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
evet; çoğunlukla böyledir ve farkında olmadan içselleştirdiğimiz edimlerdiler. bu nedenle alışkanlıklar oldukça masum görünseler de gerçekte öyle değillerdir. "el-ile gelen düğün bayram" değiştirmeyi önerdiğim ata-sözlerinden birisiydi; genel-geçer toplumsal yargı ve edim/sizliklerin zamanla bir alışkanlık şekline dönüşmesi değil midir içselleştirilenler?!
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
düşünce yaydan çıkmış oktur; ucu olmayan ok, hiç bir hedefe ulaşamaz.
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
evet; çoğunlukla böyledir ve farkında olmadan içselleştirdiğimiz edimlerdiler. bu nedenle alışkanlıklar oldukça masum görünseler de gerçekte öyle değillerdir. "el-ile gelen düğün bayram" değiştirmeyi önerdiğim ata-sözlerinden birisiydi; genel-geçer toplumsal yargı ve edim/sizliklerin zamanla bir alışkanlık şekline dönüşmesi değil midir içselleştirilenler?!

evet... aslında 'el ile gelen, zulüm katliam' da olabilir... herhangi bir şeyin, bütün topluma yönelik olarak gelmesi, 'olumlu' olduğu anlamına gelmez... ve belki, çoğu kez olumsuzdur... o ata sözünü değiştirmeli....
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
uçsuz oku atmamalı... atmak için yayı germeye değmez... düşünce, düşünmeye değmeli; ok dediğimiz, yayı germeye değmeli....
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
düşünür ne demiş; "nereye varacağınız nereden hareket ettiğinize bağlıdır" her iki arkadaşımın sözlerine katılarak eklemek isterim; "mangalda kül bırakmayan" söylemlerin bir düşünce açıklaması oldukları yanı sıra etkisiz/sonuçsuz oldukları da bir gerçektir. maddi gerçeklikten kopuk/durumdan/değerlendirmden uzak düşlemlerin sür-realist bir karşılı var sa da ulaştıkları/ulaşacakları bir hedef yoktur. öyle ise, genel-geçer olan değil, doğrulanabilir ve çürütülebilir olan düşünce ucu/yönü belirgin olan düşüncedir; böylesi bir düşünce ise, ancak gözlem ve deneye dayalı ve tabudan uzak tartışmaya açık olandır.
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
susmak gerektiği yerde konuşmak bir fazlalıktır, konuşmak gerektiği yerde susmak ise olsa olsa acizliktir.
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
Başlamak için hiçbir zaman geç kalınmaz; gecikilmiş ise başlanmadığından değil başlanmamış/başlanamamış olunmasındandır.
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
postmodern dönemde, aynası 'imaj ve algı' olmuştur, kişinin; 'işin aslına, gerçeğine' filan bakılmaz... ( ziya paşa'dan esinlenerek...)
 

Yeni Konular

Üst