- 21 Ağu 2021
- 68
- 51
- 18
~TEŞEKKÜRLER ÖĞRETMENİM.... "~
Birbirlerine tıpatıp benzeyen ikiz kardeştiler.Ve köyün en yoksul ailesinin kızları... Sunay ve Gülay aynı sınıfta okuyorlardı aynı zamanda.Fakat sık sık hasta olurlardı.Biri bir gün gelse, diğeri gelmezdi hastalığından dolayı. Köy okuluna yeni gelen öğreymenleri ise yeni bir uygulama başlatmıştı o günlerde okulda.Haftanın iki günü okula üç kilometre uzaklıkta olan yeşillik bir alanda minderleri çimene serip öyle yapacaklardı derslerini bundan sonra.Öğrencilerine daha da sevdirmek istiyordu dersleri...
İkiz çocuklara hep benzer kıyafetler giydirilirdi ya, Sunay ve Gülay da birbirinin aynı kıyafeti giymeye bayılırlardı nedense...Koluna gül deseni çizilmiş bir kara önlük giyerlerdi hep. Arkadaşları o önlüklere bakınca o gün okula gelenin hangisi Gülay, hangisi Sunay hep karıştırınca, belkide, hoşlarına giderdi bu durum ikiz kardeşlerin...
Perşembe ve Cuma günleri kırda yapılan derslere,ilk gün Gülay, ikinci gün ise Sunay gitmeye başlamıştı sonra da.Pembe elbiseleriyle ilk bakışta yine arkadaşları karıştırmıştı ikiz kardeşleri. Bazı günler okula gelememelerinin sebebini ise hastalıklarına bağlarlardı öğretmenleri sorunca...Hep o hastalığa...
Bir gün Sunay'ın doğum günü olduğunu öğrendi Filiz öğretmen... Ve bir hediye verdi öğrencisine... Sonraki günlerde ise birden hastalığı geçmişti ikiz kardeşlerin. Öyle iyi oldularki. Kır derslerine dahi gelebildiler hiçbir dersi kaçırmadan hemde...
Sonra aradan çok uzun yıllar geçti. Filiz öğretmen yetmişine merdiven dayadığı günlerde hastalanıp eşiyle birlikte hastahaneye gitti bir gün . Kendisini tedavi eden bayan doktor öyle dikkatli bakıyorduki Filiz öğretmene...
-"Özür dilerim. Adınız Filizdi değil mi? Sinop Tavşancılar köyünde görev yaptınızmı? -"diye sorunca,
-" Evet. Ama siz nereden biliyorsunuz doktor kızım? - "demişti. O an bayan doktor elini öptü Filiz hanım'ın...
Ve şöyle dedi nemli gözlerle:
-"Adım Sunay'dır öğretmenim. Hani o köy okulundaki hiç hastalığı geçmeyen ikiz kızlardan biri... Doğum günümde bana hediye ettiğiniz o pembe elbise ve kolunda gül deseni olan siyah önlükle ne kadar da dikkatli baktığınızı gösterdiniz insanlara... Herkes bizi hastalığımızdan dolayı okula gelmediğimizi düşünürken, durumumuz olmadığı için babamın alabildiği, ikiz kardeşimle sahip olduğumuz tek bir pembe elbiseyi, kolunda gül deseni olan tek bir önlüğü paylaşmak zorunda olduğumuzu anlayan bir tek sizdiniz...Sağ olun var olun... Öyle güzel baktınızki hayatımıza o gün. Bizi hayata bağladınız...
Teşekkür ederim öğretmenim... - "
#Yazar #Mertaşkın
Birbirlerine tıpatıp benzeyen ikiz kardeştiler.Ve köyün en yoksul ailesinin kızları... Sunay ve Gülay aynı sınıfta okuyorlardı aynı zamanda.Fakat sık sık hasta olurlardı.Biri bir gün gelse, diğeri gelmezdi hastalığından dolayı. Köy okuluna yeni gelen öğreymenleri ise yeni bir uygulama başlatmıştı o günlerde okulda.Haftanın iki günü okula üç kilometre uzaklıkta olan yeşillik bir alanda minderleri çimene serip öyle yapacaklardı derslerini bundan sonra.Öğrencilerine daha da sevdirmek istiyordu dersleri...
İkiz çocuklara hep benzer kıyafetler giydirilirdi ya, Sunay ve Gülay da birbirinin aynı kıyafeti giymeye bayılırlardı nedense...Koluna gül deseni çizilmiş bir kara önlük giyerlerdi hep. Arkadaşları o önlüklere bakınca o gün okula gelenin hangisi Gülay, hangisi Sunay hep karıştırınca, belkide, hoşlarına giderdi bu durum ikiz kardeşlerin...
Perşembe ve Cuma günleri kırda yapılan derslere,ilk gün Gülay, ikinci gün ise Sunay gitmeye başlamıştı sonra da.Pembe elbiseleriyle ilk bakışta yine arkadaşları karıştırmıştı ikiz kardeşleri. Bazı günler okula gelememelerinin sebebini ise hastalıklarına bağlarlardı öğretmenleri sorunca...Hep o hastalığa...
Bir gün Sunay'ın doğum günü olduğunu öğrendi Filiz öğretmen... Ve bir hediye verdi öğrencisine... Sonraki günlerde ise birden hastalığı geçmişti ikiz kardeşlerin. Öyle iyi oldularki. Kır derslerine dahi gelebildiler hiçbir dersi kaçırmadan hemde...
Sonra aradan çok uzun yıllar geçti. Filiz öğretmen yetmişine merdiven dayadığı günlerde hastalanıp eşiyle birlikte hastahaneye gitti bir gün . Kendisini tedavi eden bayan doktor öyle dikkatli bakıyorduki Filiz öğretmene...
-"Özür dilerim. Adınız Filizdi değil mi? Sinop Tavşancılar köyünde görev yaptınızmı? -"diye sorunca,
-" Evet. Ama siz nereden biliyorsunuz doktor kızım? - "demişti. O an bayan doktor elini öptü Filiz hanım'ın...
Ve şöyle dedi nemli gözlerle:
-"Adım Sunay'dır öğretmenim. Hani o köy okulundaki hiç hastalığı geçmeyen ikiz kızlardan biri... Doğum günümde bana hediye ettiğiniz o pembe elbise ve kolunda gül deseni olan siyah önlükle ne kadar da dikkatli baktığınızı gösterdiniz insanlara... Herkes bizi hastalığımızdan dolayı okula gelmediğimizi düşünürken, durumumuz olmadığı için babamın alabildiği, ikiz kardeşimle sahip olduğumuz tek bir pembe elbiseyi, kolunda gül deseni olan tek bir önlüğü paylaşmak zorunda olduğumuzu anlayan bir tek sizdiniz...Sağ olun var olun... Öyle güzel baktınızki hayatımıza o gün. Bizi hayata bağladınız...
Teşekkür ederim öğretmenim... - "
#Yazar #Mertaşkın