Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Vicdan nedir?

glsezinrs

Yeni Üye
12 Ara 2010
1,358
0
0
64
Vicdan ahlak felsefesinin temel kavramlarından biri..Bundan öte günlük yaşamımızda da sıkça kullandığımız bir kavram.Onunla ilgili ne biliyoruz/bildiklerimiz acaba doğru mu?
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
19 Ağu 2008
3,589
179
63
62

İç-sesimiz; tüm duygu ve düşüncelerimizin süzgecinden geçtiği insan olmanın en yüce kat-ı olan yargılama sürecimiz, vicdan…ak-törenin/bireysel etiğin şekillendiği bu alan insanın sosyal doku içerisinde gelişme sürecinde ona eşlik eden ve karşılıklı etkileşimler ile dokunan ve fakat kişinin kendince inşa ettiği direnç noktası…akla karanın ayrıldığı, iyi ile kötünün harmanlandığı, doğru ve yanlışın iz-düştüğü sorumluluk bilinci…insanın sömürülmesine neden olabilecek yumuşak-karnı…vicdan/sızı-nın ruhtaki/duygudaki yerleşkesi…
 

serkan.idealist

Yeni Üye
29 Haz 2010
21
0
1
50
vicdan,aklımıza gelen her şeyi yapma hürriyeti değildir.vahşet değildir.
akıl muhasebesi.seçimler.olması gereken her şey.niye evimizin camını kırmıyoruz.neden saçmalamıyoruz.
çünkü,vicdan bizim sınırlarımızdır.
 

glsezinrs

Yeni Üye
12 Ara 2010
1,358
0
0
64
Vicdanın içimizdeki mahkeme olduğu doğrudur.Bazıları (bunu arkadaş çevreme de sordum)vicdanın doğuştan geldiğini savundular.Tıpkı düşünme yetisi gibi, bizi diğer canlılardan ayıran temel özelliklerden biri olarak nitelediler.Ben buna pek katılmıyorum.En azından düşünme potansiyeline sahip olduğumuz gibi vicdani varlık olma potansiyelini de doğuştan getirebiliriz belki...Ama aklını kullanmayan, düşünme yetisini geliştirmeyen sayısız türdeşimiz varsa- ki var- vicdanının farkında olmayanlar da mevcuttur.Vicdan sorumluluk duygusu ve sevgiyle gelişip sesini duyurabilir ancak...
ikincisi, pekçok insanın vicdanı salt acıma duygusu ile eşdeğer tutması bu kavramı sınırlıyor.Adalet duygusunun temelinde de vicdan vardır bence...Vicdanlı insan hak yemez.Hakkını da savunmaktan kaçınmaz.Kendisine karşı da vicdanlıdır çünkü...
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
19 Ağu 2008
3,589
179
63
62
vicdanın diğer türlerden ayıran bir nitelik olduğu ve tarihsel bellek içerisinde doğuştan tüm bireylerde var-olduğu kanısındayım. bunun yeşermesi için gerekli sosyal dokunun bulunması halinde tüm insanlarda vicdan gelişebilecek bir edimdir. hiç bir insan kötücül olarak doğmaz; bu doğanın kendine aykırıdır; onu kötüleştiren sosyal/ekonomik/politik dokulardır. Vicdanın bunlardan ayrı ele alınması olanaksızdır.
 

glsezinrs

Yeni Üye
12 Ara 2010
1,358
0
0
64
. hiç bir insan kötücül olarak doğmaz; bu doğanın kendine aykırıdır; onu kötüleştiren sosyal/ekonomik/politik dokulardır. Vicdanın bunlardan ayrı ele alınması olanaksızdır.
Doğada vicdanlılık yoktur.Sadece güçlü/hızlı vb olana yaşama hakkı sunulur.Bir sperm yumurtaya ulaşmak için koşarken kardeşlerimin var olma hakkını ellerinden alıyorum diye mi düşünüyor?İnsanın insanlaşması için vicdan gereklidir.Eğitimin gerekli olduğu gibi...
Vicdanın tıpkı ahlak gibi sonradan kazanıldığını ,en azından sonradan içselleştirilip/işlevselleştirildiğini düşünüyorum.Öyle olmasa idi sosyal/ekonomik/politik dokular vicdanı yönlendiremezdi.ABD , yıllarca köleciliğin ayıbını taşıdı.Ve tabii başka ülkelerde.Hiçbiri bunu vicdan sorunu olarak görmedi.A.Lincoln'e kadar doğuştan iyi olan vicdanlı insanlar/topluluklar bu savaşı vermediler? Neden acaba? Eski yunan uygarlığında erdem timsali filozofların da köleleri yok muydu?Çünkü insan doğası gereği doğruyu değil faydalıyı seçer.İnsanlaşabilmek, eğitim, ahlak ve sorumluluk duygusunu vahşi/bencil doğasına egemen kılabilmektir.Ancak insanlaşabildiğimizde vicdanımız konuşmaya başlar..
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
19 Ağu 2008
3,589
179
63
62
Saf/salt doğada vicdan yoktur; evet, zaten yukarıda da belirttiğim gibi insan türünü ayıran niteliklerden biridir diye belirtmiştim. Zigotun gerçekleşmesi anından geriye doğru giderek şansını yakalayamayan spermlerin kardeş olduğu sonucunu çıkartmak yanıltıcı olacaktır. Spermlerin seçme şansı/gücü yoktur; onları devinmeye sürükleyen insan diğer türlerden farklı olarak seçme yapabilir. Fark buradadır. Seçme yapabilme yetisi/gücü nasıl oluşmuştur; zira, seçme yapabilecek durumda olanın sorumluluğundan söz edilebilir. Seçme yapabilme yeterliliğini taşımayanın edim/sizliği yargılanamaz. Vicdan temelde bir yargı süreci olduğuna göre bunun seçme yeteneği/özgürlüğü ile yakından ilişkisi vardır. Köleciliğin biçim ve şekillerinin değişmiş olması günümüzde kölelerin kalmadığı anlamına da gelmemektedir. Doal seçmecilik ile insanın seçmeciliği bir-aynı olgu değildir. İnsan nasıl insanlaşmıştır?
 

glsezinrs

Yeni Üye
12 Ara 2010
1,358
0
0
64
Henüz devam eden bir süreç bu bence .Olmuş-bitmiş değil, olmakta olan...Adı farklı da olsa köleliğin devamı insani bir seçim olarak çok daha vahim değil mi?O zaman doğal seçiciliği tercih ederim.Dürüst ve çıkarsızdır hiç değilse...
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
19 Ağu 2008
3,589
179
63
62
insanlaşma "mükemmel" olanın sürecini yaşamamaktadır. çünkü "mükemmel" yoktur. filozofların dediği gibi hiç bir şey yoktan var vardan da yok edilemiyor. gelinen sürecin tarihsel geriye yürüyüşü/aydınlatılması ve irdelenmesi ile değerlendirilmesini yapacak olan da yine vicdan sahibi insan olacaktır. İnsan tür olarak nasıl bir gelecek düşlemekte ise ona göre tercihlerini yapacaktır. bu açıdan vicdana fazlası ile gereksinim olacaktır. insanın insana köleliği bitecektir; hiç bir şey tarihin mahzeninde sonsuz dek saklı kalamaz.
 

glsezinrs

Yeni Üye
12 Ara 2010
1,358
0
0
64
Vicdan evrensel ve doğuştan olsa idi, seçimlerimizi o belirlerdi.İnsanlık tarihinde geçirdiğimiz süreçler vicdani kanaatlerimizi belirlemiştir yazık ki...Geride kan, gözyaşı ve acılar var.Gelecekse pek içaçıcı görünmüyor.Burada dikkate değer olan, insanın bilgisi ve deneyimleri arttıkça daha vicdanlı ve duyarlı olduğu...İnsan hakları istenilen düzeyde yaygınlaşamamış olsa da, türümüz az-çok bir fikir oluşturdu.Çevre bilinci yükseliyor, boğa güreşleri yasaklanıyor, duyarlı restoranlar ıstakoz servisi yapmıyor.Aristo, kadınların da hayvanlar gibi ruhsuz olduğunu savunmuştu.Bugün yaşasaydı farklı düşünürdü kuşkusuz.Ne kadar bilgi ve aydınlık, o kadar vicdan ve sorumluluk...İnsan türü için olmakta-olan nitelemesini ve bunun süreç meselesi olduğunu bu yüzden söylüyorum.Bilgi, sorumluluk yükler.Bilgilendikçe ve bilgilendirdikçe daha duyarlı ve vicdanlı olacağız.Tabii 24 saat ışıkta beslenip sürekli yumurtlatılan tavukların patronları, emek sömürücüleri,silah tüccarları vs vicdan sağırı olmayı tercih edecektir.İnsan sadece kendi türüne karşı değil, bitkilere, hayvanlara, sulara, atmosfere karşı da sorumludur.Emanete hıyanet ederse kendi sonu olacaktır bu.
 

glsezinrs

Yeni Üye
12 Ara 2010
1,358
0
0
64
"Empati" nin ne denli önemli olduğunu anlatıyor vicdan."İnsanın, herşeyin efendisi olduğu" yanılgısından ve kibirinden bir an önce kendisini kurtarması gerekiyor.Bu, tümel bir zihniyet değişikliği ile mümkün.Bitki-hayvan-canlı-cansız-insan ayrımıyla başlıyor vicdansızlık.İnsan-insan ayrımı ise vicdansızlığın dibe vurduğu yer.Hepimiz aynı ağacın dallarıyız aslında.Hayat ağacının..."Ayırımları zihin yaratır" demişti Sn.Preatorian.Dileğim odur ki tüm varlıklarla aynı gemide olduğumuzun farkına varmak için, acı bedeller ödemek zorunda kalmayalım.
 

ayşenur

Yeni Üye
25 Ağu 2010
236
0
0
33
"Kalplerimizde Allah ın nuru vardır ve bunun adı vicdandır."

Lev Nikolayeviç Tolstoy
 

Preatorian

Yeni Üye
14 Eyl 2010
296
0
0
46
"Kalplerimizde Allah ın nuru vardır ve bunun adı vicdandır."

Lev Nikolayeviç Tolstoy

orjinali

"The supreme wisdom is not based on reason alone, not on the secular sciences of physics, history, chemistry, and so on, into which rational knowledge is divided. The higher knowledge has one science the science of the all, the science that explains the whole universe and the place man occupies in it. To contain that science, it is necessary to purify and renew one's inner man, and thus before one can know, one must believe and perfect oneself. And to achieve that, a divine light, called conscience, has been put in our soul."

"Nur" dan ve aklpten ziyade direkt olarak vicdandan ve ruhtan bahsetmektedir. Fakat tariflediği şey zannettiğiniz şeyden çok farklıdır. Yukarıdaki yazıyı dikkatle okursanız anlayacağınıza eminim.
 

MrGedek

Yeni Üye
16 Ocak 2011
7
0
0
40
yargı makamıdır insanın.yürütme akılda yargı vicdandadır.
Not : yürütmeyi akıllı iktidarlara verin yoksa sürünürsünüz - yargı bile etkisiz kalabilir... :)
 

glsezinrs

Yeni Üye
12 Ara 2010
1,358
0
0
64
orjinali

çevirim berbattır ama metin bilimler üstü olan en yüce bilim(irfan) ...ile ilgili... doğru anladı isem yanlışsam lütfen uyarın bir daha denemeyim.

.... ve bu şöyle başarılabilir; ruhlarımıza yerleştirilmiş olan bir kutsal ışık, vicdanımızın sesi(çağrısı) sayesinde...
 

Preatorian

Yeni Üye
14 Eyl 2010
296
0
0
46
orjinali

çevirim berbattır ama metin bilimler üstü olan en yüce bilim(irfan) ...ile ilgili... doğru anladı isem yanlışsam lütfen uyarın bir daha denemeyim.

.... ve bu şöyle başarılabilir; ruhlarımıza yerleştirilmiş olan bir kutsal ışık, vicdanımızın sesi(çağrısı) sayesinde...

bunu başarmak için, vicdan denilen kutsal ışık ruhlarımıza konulmuştur.

"it is necessary to purify one's inner man." kişinin içindeki adamı arındırması gerekir.

Tolstoy, kendi aynasını temizlemeyen için aynadaki görüntü bulanıktır demek istemiştir. Vicdan bu bulanıklıkta muhakemeden çok yanılgı getirir. temiz bir ayna ile ancak doğru muhakeme etmek mümkündür ki aynası temiz olanın muhakeme etme ya da vicdan gayreti yoktur. Aynası temiz olan evreni olduğu gibi görür.
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
19 Ağu 2008
3,589
179
63
62
vicdan, bireyde somutlaşan bir yargıdır; ama gerçekte, onun sosyal yapısı da göz-önünde bulunudurulmalıdır. yoksa anlaşılamaz. bundan fazla değil 100-200 yıl önce bazı kabilelerde kabile dışındaki insanlar insan sayılmayıp, öldürülüyor ve yeniyordu. şimdi bu insan topluluklarının vicdanı neye göre tartılacak. deniyor ki, "aynası temiz olan" bu kavram neye göre kime göre ve hangi zaman dilimi ile belirlenecek. hiç bir insan bulunduğu yer/zamandan , yaşadığı sosyal/taihsel dokudan ayrıştırılamaz. öyle ise vicdanın sosyal yanı görülmelidir. toplumsal vicdan denilen bir olgu bireysel vicdan ile sürekli birlikte var olacak ve çelişeceklerdir.
 

Preatorian

Yeni Üye
14 Eyl 2010
296
0
0
46
vicdan, bireyde somutlaşan bir yargıdır; ama gerçekte, onun sosyal yapısı da göz-önünde bulunudurulmalıdır. yoksa anlaşılamaz. bundan fazla değil 100-200 yıl önce bazı kabilelerde kabile dışındaki insanlar insan sayılmayıp, öldürülüyor ve yeniyordu. şimdi bu insan topluluklarının vicdanı neye göre tartılacak. deniyor ki, "aynası temiz olan" bu kavram neye göre kime göre ve hangi zaman dilimi ile belirlenecek. hiç bir insan bulunduğu yer/zamandan , yaşadığı sosyal/taihsel dokudan ayrıştırılamaz. öyle ise vicdanın sosyal yanı görülmelidir. toplumsal vicdan denilen bir olgu bireysel vicdan ile sürekli birlikte var olacak ve çelişeceklerdir.

Aynası temiz olan evreni olduğu gibi görür. Neden sonuçlara bağımlı fakat yargı gerektirmeyen şekilde. O sırada biri öldürülüyor olabilir ama bu olması gerekendir. Eylemsizlik eylemin gözlemini getirir. Eylem halinde olan siz değilsiniz.
 

Yeni Konular

Üst