- 13 May 2008
- 1,906
- 174
- 63
Bilim insanlarına göre gelecekte
okyanus dibinden ve kutuplardaki
sürekli donmuş topraklardan toplanan
buzlardan elde edilen doğal gaz ile
evlerimizi ısıtabilir, otomobillerimizi
çalıştırabilir ve fabrikalarımızı işletebiliriz.
Araştırmacıların gaz hidratları olarak
adlandırdıkları kolayca tutuşan bu
donmuş doğal gaz, temiz ve sürdürülebilir
enerji kaynağı olarak umut taşıyor.
Çalışmayı yürüten ekibin liderlerinden
jeolog Dr. Tim Collett, “Gaz hidratlar, güneş
enerjisi ya da hidrojen tabanlı enerjiler gibi
temiz enerji kaynakları etkin olarak kullanıma
girinceye kadar geçireceğimiz süreçte
bir köprü görevi görebilir” diyor. “Yanan
buz” olarak da tanımlanan gaz hidratların,
diğer fosil yakıtlara oranla çok daha küçük
miktarda karbon ayak izine sahip olduklarını
ve küresel ısınmaya karşı mücadelede çok
önemli bir yer tutabileceklerini de ekliyor.
Geçtiğimiz Kasım ayında, Dr. Collett’in de
aralarında bulunduğu bir grup araştırmacı,
enerji kullanımında geleceğe uzanan bu
köprüyü hayata geçirme yolunda dev bir
adım attıklarını duyurdular. Araştırmacılar,
Alaska’nın North Slope bölgesindeki gaz
hidratlardan yaklaşık olarak 2,4 trilyon
metreküp doğal gaz çıkartılabileceğini ve
bu miktarın 100 milyon evi 10 yıldan uzun
bir süre ısıtmaya yeteceğini açıkladılar.
“Kesinlikle çok büyük bir enerji deposu”
diyen Collett, “Ne var ki, bahsettiğimiz
bu hacmin ne kadarının endüstriyel
ölçeklerde üretime geçirilebileceği ise
şu an için bilinmiyor” diye de ekliyor.
Collett’e göre kullanıma sunulabilecek bu
miktar, bilim adamlarının doğal gazın esas
bileşeni olan metan gazını, gaz hidratların
içinden ne derecede bir verimle ve ne
kadar bir maliyetle ayrıştırabileceklerine
bağlı. Günümüzde tüm dünyadan bilim
adamları gaz hidratlar üstünde çalışıyor,
bu tuhaf malzemenin nasıl oluştuğunu
ve kullanımdaki kömür, petrol ve doğal
gaz gibi enerji kaynakları ile birlikte
nasıl kullanılabileceğini araştırıyor.
Kafes bileşikler, kafes şeklinde dışta
duran bir molekül yapının içine hapsolmuş
başka bir molekül yapıyı barındırıyor. Gaz
hidratlar organik maddelerin bozunmasıyla
açığa çıkan metan gazının düşük
sıcaklıklardaki ve yüksek basınç altındaki
suyla buluşmasıyla oluşuyorlar. Bu soğuk
ve yüksek basınç koşullarını okyanus dipleri
ve buzullar altındaki kutup bölgelerindeki
toprakların derinlikleri sağlıyor.
Araştırmacılar günümüzde
dünyanın çeşitli bölgelerinde
muazzam büyüklüklerde gaz hidrat
kaynakları keşfediyor. Amerika
Birleşik Devletleri, Hindistan, Alaska,
Japonya bunların arasında.
“En verimli gaz hidrat kaynaklarının nasıl
bulunacağını öğrendikten sonra buralardan
nasıl güvenli ve ekonomik bir üretim
yapacağımızı bulacağız” diyor ABD Ulusal
Enerji Teknolojileri Laboratuvarı’nda çalışan
Dr. Ray Boswell. Araştırmacıya göre en çok
umut vadeden yöntemlerden birisi yüksek
basınçsızlaştırmak, hidrat kaynaklarının
üzerindeki basınç azaltıldığında metan
gazı elde edilebiliyor. Diğer bir yöntemiyse
metanı kafes yapının içerisinde çıkarmak
için karbondioksit kullanmak diyen Dr.
Boswell uygulamada çalışanların metan
gazını çıkarırken günümüzde petrol ya da
doğal gaz çıkarırken kullanılan yöntemlerin
aynısını kullanacağını belirtiyor.
Araştırmacılar gaz hidratlardan
yakıt üretmenin nasıl ve ne zaman
gerçekleşeceğininse ihtiyaçlarımıza,
motivasyonumuza ve diğer enerji
kaynaklarımıza bağlı olduğunu ve
önümüzdeki beş-on yıl içerisinde
gaz hidratların potansiyelinin daha
iyi anlaşılacağını belirtiyorlar.
American Chemical Society Haber Bülteni (23 Mart 2009)
Ma Dongge
Haberler
okyanus dibinden ve kutuplardaki
sürekli donmuş topraklardan toplanan
buzlardan elde edilen doğal gaz ile
evlerimizi ısıtabilir, otomobillerimizi
çalıştırabilir ve fabrikalarımızı işletebiliriz.
Araştırmacıların gaz hidratları olarak
adlandırdıkları kolayca tutuşan bu
donmuş doğal gaz, temiz ve sürdürülebilir
enerji kaynağı olarak umut taşıyor.
Çalışmayı yürüten ekibin liderlerinden
jeolog Dr. Tim Collett, “Gaz hidratlar, güneş
enerjisi ya da hidrojen tabanlı enerjiler gibi
temiz enerji kaynakları etkin olarak kullanıma
girinceye kadar geçireceğimiz süreçte
bir köprü görevi görebilir” diyor. “Yanan
buz” olarak da tanımlanan gaz hidratların,
diğer fosil yakıtlara oranla çok daha küçük
miktarda karbon ayak izine sahip olduklarını
ve küresel ısınmaya karşı mücadelede çok
önemli bir yer tutabileceklerini de ekliyor.
Geçtiğimiz Kasım ayında, Dr. Collett’in de
aralarında bulunduğu bir grup araştırmacı,
enerji kullanımında geleceğe uzanan bu
köprüyü hayata geçirme yolunda dev bir
adım attıklarını duyurdular. Araştırmacılar,
Alaska’nın North Slope bölgesindeki gaz
hidratlardan yaklaşık olarak 2,4 trilyon
metreküp doğal gaz çıkartılabileceğini ve
bu miktarın 100 milyon evi 10 yıldan uzun
bir süre ısıtmaya yeteceğini açıkladılar.
“Kesinlikle çok büyük bir enerji deposu”
diyen Collett, “Ne var ki, bahsettiğimiz
bu hacmin ne kadarının endüstriyel
ölçeklerde üretime geçirilebileceği ise
şu an için bilinmiyor” diye de ekliyor.
Collett’e göre kullanıma sunulabilecek bu
miktar, bilim adamlarının doğal gazın esas
bileşeni olan metan gazını, gaz hidratların
içinden ne derecede bir verimle ve ne
kadar bir maliyetle ayrıştırabileceklerine
bağlı. Günümüzde tüm dünyadan bilim
adamları gaz hidratlar üstünde çalışıyor,
bu tuhaf malzemenin nasıl oluştuğunu
ve kullanımdaki kömür, petrol ve doğal
gaz gibi enerji kaynakları ile birlikte
nasıl kullanılabileceğini araştırıyor.
Kafes bileşikler, kafes şeklinde dışta
duran bir molekül yapının içine hapsolmuş
başka bir molekül yapıyı barındırıyor. Gaz
hidratlar organik maddelerin bozunmasıyla
açığa çıkan metan gazının düşük
sıcaklıklardaki ve yüksek basınç altındaki
suyla buluşmasıyla oluşuyorlar. Bu soğuk
ve yüksek basınç koşullarını okyanus dipleri
ve buzullar altındaki kutup bölgelerindeki
toprakların derinlikleri sağlıyor.
Araştırmacılar günümüzde
dünyanın çeşitli bölgelerinde
muazzam büyüklüklerde gaz hidrat
kaynakları keşfediyor. Amerika
Birleşik Devletleri, Hindistan, Alaska,
Japonya bunların arasında.
“En verimli gaz hidrat kaynaklarının nasıl
bulunacağını öğrendikten sonra buralardan
nasıl güvenli ve ekonomik bir üretim
yapacağımızı bulacağız” diyor ABD Ulusal
Enerji Teknolojileri Laboratuvarı’nda çalışan
Dr. Ray Boswell. Araştırmacıya göre en çok
umut vadeden yöntemlerden birisi yüksek
basınçsızlaştırmak, hidrat kaynaklarının
üzerindeki basınç azaltıldığında metan
gazı elde edilebiliyor. Diğer bir yöntemiyse
metanı kafes yapının içerisinde çıkarmak
için karbondioksit kullanmak diyen Dr.
Boswell uygulamada çalışanların metan
gazını çıkarırken günümüzde petrol ya da
doğal gaz çıkarırken kullanılan yöntemlerin
aynısını kullanacağını belirtiyor.
Araştırmacılar gaz hidratlardan
yakıt üretmenin nasıl ve ne zaman
gerçekleşeceğininse ihtiyaçlarımıza,
motivasyonumuza ve diğer enerji
kaynaklarımıza bağlı olduğunu ve
önümüzdeki beş-on yıl içerisinde
gaz hidratların potansiyelinin daha
iyi anlaşılacağını belirtiyorlar.
American Chemical Society Haber Bülteni (23 Mart 2009)
Ma Dongge
Haberler