Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

dinler ve kalkınma/gelişme sorunu...

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 17,407

sakal

Yeni Üye
Katılım
8 Nis 2012
Mesajlar
2,000
Tepkime puanı
1
Puanları
38
Sayın Ferdinand Bardamu,Kur'an bilim kitabı değildir..öyle bir iddiası da yoktur..neden bilimle Kur'anı karşılaştırıyorsunuz ben hiç bir yazımda bunu ifade etmedim ki..Kur'an sizinde söylediğiniz gibi bir yasa,ahlak ve hukuk kitabıdır..ve detay yoktur bunu siz daha iyi biliyorsunuz..Konuya bir de şu açıdan bakın bilimi karıştırmadan..Bir yasama yürütme ve yargı sistemimiz var ve devşirme yasalarla bu kurumları ayakta tutmaya çalışıyoruz,ve neresinden tutarsak elimizde kalıyor neden..? Nedeni bana göre şudur..Bir makine icat ederseniz bu makinenin tüm çalışma prensiplerini siz bilirsiniz..Ne gibi bir yanlış kullanımda neresinden arıza vereceğini en iyi siz bilirsiniz..bu örneklemem belkide en basit ve en temel düzeyde bir örnekleme idi..Şimdi şu kainatın ve bu yapılandırılmışlığın bir bilgisi var..(Yaratıcısı demiyorum) dikkat edin..Bu bilgi en baştan vardı ve bu yaşam devam ediyor ve bu yaşamda kargaşa çatışma olmaması için ilk bilgi sahibi bir temel kurallar bütünü getirmiş buna kullanma kılavuzu da diyebiliriz.Biz insanlar bu yaşamın tamamının işleyişinin bilgisine sahip olmadığımız için kendimizce yasalar kurallar kullanma kılavuzları çıkarıyoruz ve hataya düştüğümüz nokta burası..Kitabı yani evreni hayatı doğru okuyamadığımızdan her türlü sorunla,savaşlarla,katliamlarla,zulümlerle karşı karşıya gelmemiz kaçınılmaz..İşte bu yüzden kendi aklımızın değilde evrenin kitabını ve kullanım kılavuzunu uygulamamız lazım..Bilimi Kur'an da değil evrende aramak lazım..
 
M

Mor ve Ötesi

Ziyaretçi
Dalga mı geçiyordunuz? Onu bile yapamıyorsunuz..Sizin dalganız senli benli olmak..Yahut gel sana şunu öğreteyim demek gibi içerikten yoksun, şekilden ibaret bir seviyesizlikten başka bir şey değil.Yazık.Verdiğiniz örnek yani "oku" dahi sığ ve sıradan.Karşınızdaki insanı köşeye sıkıştırmaya çalıştığınız şeyler çok çaresizler , tıpkı sizin gibi...

köşeye sıkıştırmak???
sen ve senin gibileri köşeye sıkıştırmanın eğlenceli bir tarafı olmadığını öğreneli çok zaman oldu...

"alak" suresi nazil olduğunda "peygamber" ben okuma bilenlerden değilim demiştir,
okuma bilenlerden değilim...

sen ve senin gibiler; çöl bedevisi muhammedin hira dağında yaşadığı münzevi hayatın sonunda ortaya çıkıp ben peygamberim dediğine inanırsınız,
ama en akıllınız bile çöl bedevisi muhammedin yazdığına benzer bir eser ortaya koyamamışsınız?

nasıl koyabileceksiniz ki?

siz daha,o çöl bedevisinin,"ben okuyanlardan değilim" dediğinde ne anlattığını anlayabilecek kapasitede değilsiniz...

ilk nazil olan sure "alak" suresi ve ilk gelen ayetler ikra ile başlıyor ve çöl bedevisi cevap veriyor; "ben okuyanlardan değilim..."

boş ver kuranı,geç bir adım muhammedi...
kuran uydurma,muhammed çöl bedevisi ve burası felsefe forumu...

sen şimdi bana," ben okuyanlardan değilim" nasıl bir felsefi yaklaşımdır onu anlat...

köşeye sıkıştırmak mı demiştin???
 

Ferdinand Bardamu

Yeni Üye
Katılım
30 Nis 2012
Mesajlar
1,302
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
44
Sayın Ferdinand Bardamu,Kur'an bilim kitabı değildir..öyle bir iddiası da yoktur..neden bilimle Kur'anı karşılaştırıyorsunuz ben hiç bir yazımda bunu ifade etmedim ki..Kur'an sizinde söylediğiniz gibi bir yasa,ahlak ve hukuk kitabıdır..ve detay yoktur bunu siz daha iyi biliyorsunuz..Konuya bir de şu açıdan bakın bilimi karıştırmadan..Bir yasama yürütme ve yargı sistemimiz var ve devşirme yasalarla bu kurumları ayakta tutmaya çalışıyoruz,ve neresinden tutarsak elimizde kalıyor neden..? Nedeni bana göre şudur..Bir makine icat ederseniz bu makinenin tüm çalışma prensiplerini siz bilirsiniz..Ne gibi bir yanlış kullanımda neresinden arıza vereceğini en iyi siz bilirsiniz..bu örneklemem belkide en basit ve en temel düzeyde bir örnekleme idi..Şimdi şu kainatın ve bu yapılandırılmışlığın bir bilgisi var..(Yaratıcısı demiyorum) dikkat edin..Bu bilgi en baştan vardı ve bu yaşam devam ediyor ve bu yaşamda kargaşa çatışma olmaması için ilk bilgi sahibi bir temel kurallar bütünü getirmiş buna kullanma kılavuzu da diyebiliriz.Biz insanlar bu yaşamın tamamının işleyişinin bilgisine sahip olmadığımız için kendimizce yasalar kurallar kullanma kılavuzları çıkarıyoruz ve hataya düştüğümüz nokta burası..Kitabı yani evreni hayatı doğru okuyamadığımızdan her türlü sorunla,savaşlarla,katliamlarla,zulümlerle karşı karşıya gelmemiz kaçınılmaz..İşte bu yüzden kendi aklımızın değilde evrenin kitabını ve kullanım kılavuzunu uygulamamız lazım..Bilimi Kur'an da değil evrende aramak lazım..

Karşılaştırmamın sebebi ikisinin bir arada olmasının, aralarında bir çatışma yaşanmadan mümkün olamaması..Bu ikisini uzlaştıramazsınız..Yoksa Kuran elbette bir bilim kitabı değildir..Ben de ondan bunu beklemiyorum ve olduğundan başka bir şey gibi görmüyorum..Bilimsel yöntemler sadece neden sonuç gibi bir ilişkiden ibaret değil..İnsanın düşünme sistemini değiştiriyor..Din de aynı şekilde bir düşünme sistemini ifade ediyor ve bu iki sistem birbirleri ile uyumsuzluk gösteriyor..Sonuç olarak ikisinden biri diğerini hükmü altına almak zorunda kalıyor..Avrupa'da bu çatışma , bilimin egemenliği ile kendini gösterirken, bizde bu egemenlik tam manası ile gelişmiş değildir..Çünkü biz bilimsel yöntemleri daha geç kabul etmiş ve eğitim sistemimizi daha geç bu yöntemlere uygun bir şekle sokmuşuzdur..Yoksa din ile bilim farklı kulvarlarda, birbirlerinden ilişkisiz olmuş olsalar idi..Veya ikisi de insan zihnini aynı doğrultuda şekillendirse idi, yahut da birbirlerinin alanlarına müdahil olmasalar idi bir itirazım olmazdı..Ben gerçek olan durumu ifade ediyorum..Bu çatışmayı ben var etmiş değilim var olanı söylemekteyim..Bunların ikisinin aynı ağırlıkta bir arada olması uzun vadede mümkün değildir..
 
M

Mor ve Ötesi

Ziyaretçi
Karşılaştırmamın sebebi ikisinin bir arada olmasının, aralarında bir çatışma yaşanmadan mümkün olamaması..Bu ikisini uzlaştıramazsınız..Yoksa Kuran elbette bir bilim kitabı değildir..Ben de ondan bunu beklemiyorum ve olduğundan başka bir şey gibi görmüyorum..Bilimsel yöntemler sadece neden sonuç gibi bir ilişkiden ibaret değil..İnsanın düşünme sistemini değiştiriyor..Din de aynı şekilde bir düşünme sistemini ifade ediyor ve bu iki sistem birbirleri ile uyumsuzluk gösteriyor..Sonuç olarak ikisinden biri diğerini hükmü altına almak zorunda kalıyor..Avrupa'da bu çatışma , bilimin egemenliği ile kendini gösterirken, bizde bu egemenlik tam manası ile gelişmiş değildir..Çünkü biz bilimsel yöntemleri daha geç kabul etmiş ve eğitim sistemimizi daha geç bu yöntemlere uygun bir şekle sokmuşuzdur..Yoksa din ile bilim farklı kulvarlarda, birbirlerinden ilişkisiz olmuş olsalar idi..Veya ikisi de insan zihnini aynı doğrultuda şekillendirse idi, yahut da birbirlerinin alanlarına müdahil olmasalar idi bir itirazım olmazdı..Ben gerçek olan durumu ifade ediyorum..Bu çatışmayı ben var etmiş değilim var olanı söylemekteyim..Bunların ikisinin aynı ağırlıkta bir arada olması uzun vadede mümkün değildir..

"din" bilim ve bilimsellikle uyuşmaz,çünkü din "ilim" temellidir...

ilim hakikati,bilim ise hakikati idrak edemeyenlerin değişken gerçeğini ifade eder.
nasıl uyuşabilir ki?
 

Ferdinand Bardamu

Yeni Üye
Katılım
30 Nis 2012
Mesajlar
1,302
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
44
köşeye sıkıştırmak???
sen ve senin gibileri köşeye sıkıştırmanın eğlenceli bir tarafı olmadığını öğreneli çok zaman oldu...

"alak" suresi nazil olduğunda "peygamber" ben okuma bilenlerden değilim demiştir,
okuma bilenlerden değilim...

sen ve senin gibiler; çöl bedevisi muhammedin hira dağında yaşadığı münzevi hayatın sonunda ortaya çıkıp ben peygamberim dediğine inanırsınız,
ama en akıllınız bile çöl bedevisi muhammedin yazdığına benzer bir eser ortaya koyamamışsınız?

nasıl koyabileceksiniz ki?

siz daha,o çöl bedevisinin,"ben okuyanlardan değilim" dediğinde ne anlattığını anlayabilecek kapasitede değilsiniz...

ilk nazil olan sure "alak" suresi ve ilk gelen ayetler ikra ile başlıyor ve çöl bedevisi cevap veriyor; "ben okuyanlardan değilim..."

boş ver kuranı,geç bir adım muhammedi...
kuran uydurma,muhammed çöl bedevisi ve burası felsefe forumu...

sen şimdi bana," ben okuyanlardan değilim" nasıl bir felsefi yaklaşımdır onu anlat...

köşeye sıkıştırmak mı demiştin???

Şimdi bu soruyu efendice bir şekilde bir daha sorun..En azından bir deneyin, o kadar da zor bir şey değil...
 

sakal

Yeni Üye
Katılım
8 Nis 2012
Mesajlar
2,000
Tepkime puanı
1
Puanları
38
Yazınıza katılıyorum..Ve bu yazınız bana Galile'yi hatırlattı..iyi geceler..
 
M

Mor ve Ötesi

Ziyaretçi
Şimdi bu soruyu efendice bir şekilde bir daha sorun..En azından bir deneyin, o kadar da zor bir şey değil...

eğer efendilik bekliyorsan,yukarıda dediğim gibi;insanların kutsallarına saygılı olabilmelisin...

soru kısaca şu:

ilk gelen sure "alak" suresidir ve ilk ayet "ikra",peygamber bu soru ile muhatap olduğunda "ben okuyanlardan değilim" demiştir.
sizin felsefi yaklaşmınıza göre bu nasıl yorumlanmalıdır???
 

Ferdinand Bardamu

Yeni Üye
Katılım
30 Nis 2012
Mesajlar
1,302
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
44
eğer efendilik bekliyorsan,yukarıda dediğim gibi;insanların kutsallarına saygılı olabilmelisin...

soru kısaca şu:

ilk gelen sure "alak" suresidir ve ilk ayet "ikra",peygamber bu soru ile muhatap olduğunda "ben okuyanlardan değilim" demiştir.
sizin felsefi yaklaşmınıza göre bu nasıl yorumlanmalıdır???

Siz de şu benim inancıma saygılı ol muhabbetini bayrak gibi sallayarak, her eleştiriyi saygısızlığa yormak refleksinden kurtulun...

Konuşabilmek, okumak, yazmak eylemleri insanı insan yapan eylemlerden en önemlileridir.İnsan beyninin gelişmesindeki en önemli unsurlardan birinin dil olduğu antropolojik olarak kanıtlanmıştır..Peygambere oku dendiğinde o bu eylemi gerçekleştiremeyeceğini ifade etmektedir..Oysa gerçek anlamda insan olabilmesi için okuması gerekmektedir.Rabbine yaraşır bir kul olabilmek esasında tam manası ile insan olabilmek ile mümkündür, kişinin kendini aşması gerekmektedir.Burada peygamber sadece bir temsildir. Esasında insanlığın gelişimi anlatılmak istenir..Muhammed geçmiş çağın okuma yazma bilmeyen ve neticede tam anlamı ile insanlığa erişememiş bir kişisi iken, onu ve onun temsilciliğinde tüm insanlığın gelişebilmesinin ön koşulu olarak okumanın önemi vurgulanır..O ve tüm insan alemi, okumaya başladıktan sonra ve bu okuma eylemi yaratıcının yolundan kopmadığı müddetçe geçmişteki kabuğundan sıyrılacak ve yepyeni bir insanlık doğacaktır..Burada anlatılmak istenen insanlık devrimidir..Okuyanlardan olmayan Muhammedin yerini İslam peygamberi alacak ve onun ile birlikte insanlık çağ atlayacaktır..Benim anladığım budur...
 

Ferdinand Bardamu

Yeni Üye
Katılım
30 Nis 2012
Mesajlar
1,302
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
44
Beklerken sizi takip ettim kim nerede online listesinden..Forumları arayıp durdunuz..Yani şu konuda dahi bir araştırma yapmadan birşey yazamıyorsunuz..Oysa ki vakıf olan bir kişinin böyle bir uğraşa girmesine gerek yoktur..Zira islam düşüncesi o kişinin hayat felsefesi olmuştur..İnsan ana hatları ile iddia ettiği gibi vakıf olduğu bir konuda pat diye yazı yazabilir..Forumları tarama ihtiyacı duymaz...
 
M

Mor ve Ötesi

Ziyaretçi
Siz de şu benim inancıma saygılı ol muhabbetini bayrak gibi sallayarak, her eleştiriyi saygısızlığa yormak refleksinden kurtulun...

Konuşabilmek, okumak, yazmak eylemleri insanı insan yapan eylemlerden en önemlileridir.İnsan beyninin gelişmesindeki en önemli unsurlardan birinin dil olduğu antropolojik olarak kanıtlanmıştır..Peygambere oku dendiğinde o bu eylemi gerçekleştiremeyeceğini ifade etmektedir..Oysa gerçek anlamda insan olabilmesi için okuması gerekmektedir.Rabbine yaraşır bir kul olabilmek esasında tam manası ile insan olabilmek ile mümkündür, kişinin kendini aşması gerekmektedir.Burada peygamber sadece bir temsildir. Esasında insanlığın gelişimi anlatılmak istenir..Muhammed geçmiş çağın okuma yazma bilmeyen ve neticede tam anlamı ile insanlığa erişememiş bir kişisi iken, onu ve onun temsilciliğinde tüm insanlığın gelişebilmesinin ön koşulu olarak okumanın önemi vurgulanır..O ve tüm insan alemi, okumaya başladıktan sonra ve bu okuma eylemi yaratıcının yolundan kopmadığı müddetçe geçmişteki kabuğundan sıyrılacak ve yepyeni bir insanlık doğacaktır..Burada anlatılmak istenen insanlık devrimidir..Okuyanlardan olmayan Muhammedin yerini İslam peygamberi alacak ve onun ile birlikte insanlık çağ atlayacaktır..Benim anladığım budur...

1-şimdi bu anladığını söylediğinin ışığında islam dini hakkında ki düşüncelerini tekrar gözden geçir.
2- "ben okuyanlardan değilim" hakkında yazdıkların çıkarım açısından çok güzel ve sana islama bakışın açısından yeni bir açılım getirebilir,ama orada kast edilen o değildir.
ne olduğunu anlayabilmen açısından biraz yardımcı olmaya çalışacağım:

bu olay esnasında mevcut olan inanışların hiç birisine tabi olmadığını ve günün şartları açısından bunun ne demek olduğunu da değerlendirmen gerekir...

teşekkür ederim...
 
M

Mor ve Ötesi

Ziyaretçi
Beklerken sizi takip ettim kim nerede online listesinden..Forumları arayıp durdunuz..Yani şu konuda dahi bir araştırma yapmadan birşey yazamıyorsunuz..Oysa ki vakıf olan bir kişinin böyle bir uğraşa girmesine gerek yoktur..Zira islam düşüncesi o kişinin hayat felsefesi olmuştur..İnsan ana hatları ile iddia ettiği gibi vakıf olduğu bir konuda pat diye yazı yazabilir..Forumları tarama ihtiyacı duymaz...

çok ön yargılısınız çok...

1-araştırma yapmadan hiç bir şey yazmam,kendimi bu kadar yeterli görmem :hem de hiç bir konuda...
sahip olduğum bilgiler son nokta değildir ve sizinde sahip olup kabul ettiğiniz bilim ve bilimsellik kapsamında değişkenlik gösteren bilgilerdir ve ben hiç zaman,hiç bir konuda hakikati ben biliyorum demedim...

2-hele bu konuda "an"lık hiç bir şey yazıp-söylemem,yazıp-söylediğim şeyler benim ve benim gibi düşünen insanlar için yük olabilir,o nedenle araştırmalarımı bir kat daha dikkatli yaparım.
ayrıca "vakıf olmak" çok büyük bir iddia benim öyle bir iddiam hiç olmadı,ben sadece bilgi seviyeme uygun konuşurum,orijanilini bilmediğim hiç bir konu hakkında,hele hele kuran gibi dinsel metinler hakkında meal ve tefsiri esas alarak başkalarının aklı ile konuşmam,
böyle bir konuşmayı yapmak bana göre ya yanlılıktır,ya cahillik...
3-genel hatalardan birisi de bu yaklaşımındır. "zira islam düşüncesi o kişinin hayat felsefesi olmuştur..." çok büyük bir söz,islamı kabul ederek müslüman-teslim olmuş tahkik iman sahibi hiç kimse bu tarz bir söz etmez,zira; tahkik iman sahibi,düşüncelerini islama göre arındırarak hayat felsefesini oluşturma peşindedir...
işte dinlerdeki en büyük devrimcilik-ilericilik budur...
peygamber,"iki günü denk olan bizden değildir..." demiştir... tahkik iman sahiplerinin iki günü denk olmaz,iki günü denk olan taklit iman sahipleridir ve ancak onlar var olan düşünceyi hayat tarzları yaparak sabitlenirler...
4-işte onun için,ben ve benim gibiler pat diye yazamazlar...
bizler aklımıza geleni dilimize indirmeden önce kalbimize indiririz... bizim için pat diye, cevap vermek için veya cevap veriyormuş olmak için yazmak söz konusu olamaz...
biz,aklın yönettiklerinden değil aklını kullananlardanız...
5-iki günümüz denk olmasın diye neyi taramamız gerekirse onu tararız ve ilim çin de olsa peşindeyiz,bize bir kelime öğretebileceklerinde 4o yıl köle olmak için her zaman hazırız...
6-onun için;okuduğumuz 3-5 kitap ile felsefeci olup ahkam kesmek yerine bildiklerimizi paylaşmayı seçtik.bunu yaparkende kimsenin inanışları ile bize dayatmadığı sürece dalga geçmeyiz...
 

Serdar Gülüm

Yeni Üye
Katılım
11 Eki 2011
Mesajlar
60
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
48
Neden "oku"...
Kitabın olmadığı bir dönem, kütüphaneler bir tarafa kitap yok. Arapça yazının bile yeni yeni gelişmeye başladığı bir dönemde.
Biraz önce baktım anladığım kadarı ile ilk arapça kitap kuran. Ki peygamber bile kuranın kitap halini hiç göremedi. Okuma yazma da bilmediği için kitap çok uzak bir kavram. Sadece ona değil o dönemdeki bütün araplara.

Okuma eylemi nasıl birşeydir peygamberin gözünde. Ne söylediklerini anlamadığı insanların bakarak yaptıkları bir iş.
Belki şiir yazanların şiirlerini yazdıklarını görmüştür yada ticarette borçları alacaklarını kaydetmek için tüccarlar kullanıyordur. Biz bugün bu eylemler için not etmek yada kaydetmek gibi kelimeleri kullanıyoruz.

Yani birebir çevirisi "oku" derseniz o günkü okuma eylemi ile bugünkiü okuma eylemi arasında dağlar kadar fark olduğunu kısa bir akıl jimlastiği ile anlayabilirsiniz.

şimdi açıp baktım
Aramice ikra bağırma çağırma söyleme anlamına geliyormuş.
ilk ayet "oku" yerine "söyle" yada "tekrar et" dediğinizde daha bir güzel duruyor sanki.
 
M

Mor ve Ötesi

Ziyaretçi
Neden "oku"...
Kitabın olmadığı bir dönem, kütüphaneler bir tarafa kitap yok. Arapça yazının bile yeni yeni gelişmeye başladığı bir dönemde.
Biraz önce baktım anladığım kadarı ile ilk arapça kitap kuran. Ki peygamber bile kuranın kitap halini hiç göremedi. Okuma yazma da bilmediği için kitap çok uzak bir kavram. Sadece ona değil o dönemdeki bütün araplara.

Okuma eylemi nasıl birşeydir peygamberin gözünde. Ne söylediklerini anlamadığı insanların bakarak yaptıkları bir iş.
Belki şiir yazanların şiirlerini yazdıklarını görmüştür yada ticarette borçları alacaklarını kaydetmek için tüccarlar kullanıyordur. Biz bugün bu eylemler için not etmek yada kaydetmek gibi kelimeleri kullanıyoruz.

Yani birebir çevirisi "oku" derseniz o günkü okuma eylemi ile bugünkiü okuma eylemi arasında dağlar kadar fark olduğunu kısa bir akıl jimlastiği ile anlayabilirsiniz.

şimdi açıp baktım
Aramice ikra bağırma çağırma söyleme anlamına geliyormuş.
ilk ayet "oku" yerine "söyle" yada "tekrar et" dediğinizde daha bir güzel duruyor sanki.

1-evet,daha güzel duruyor,zaten doğrusu da o...
anlatmaya çalıştığım açıdan "tekrar et-zikir et-söyle" daha uygun...
o zaman,peygamber şöyle demiş olacaktı; "ben zikir edenlerden değilim..."

yani peygamber;bulunduğu dönem de bulunan inanışlardan hiç birisine bağlı değildi; hiç birisini okumuyor-bağırmıyor-zikretmiyor ve söylemiyordu...
nasıl söyleyecekti ki: o devrim yapacak yepyeni bir şey ile vazifelendirilecekti...

bu kadarını bile anlasanız,anlamak isteseniz,anlayabilseniz...

2-ilk kitap kuran falan değildi,kadim uygarlıklardan kalan bir sürü yazma mevcuttu...
 

Serdar Gülüm

Yeni Üye
Katılım
11 Eki 2011
Mesajlar
60
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
48
-O halde çeviri hatalıdır. Çünkü ben oku dediğin zaman senin söylediklerini anlamıyorum. Türkçe biliyorsam o kelime oku olarak çevrilmez.

-İlk kitap demedim, ilk arapça kitap dedim. Ve emin olmadığımı da belirttim. Daha eskisini biliyorsanız ekleyebilirsiniz.
 
M

Mor ve Ötesi

Ziyaretçi
-O halde çeviri hatalıdır. Çünkü ben oku dediğin zaman senin söylediklerini anlamıyorum. Türkçe biliyorsam o kelime oku olarak çevrilmez.

-İlk kitap demedim, ilk arapça kitap dedim. Ve emin olmadığımı da belirttim. Daha eskisini biliyorsanız ekleyebilirsiniz.

suskunluk yenini etmiş kadim süryani cemaatine sor bakalım ellerinde kurandan eski eser var mı yok mu?
kendileri islamdan evvel gelen bir dinin temsilcilerdir ve ülkemizde yaşarlar...

araplara sor bakalım,islamdan evvel yazılıp kabe duvarlarına astıkları şiirleri kitap yapmışlar mı?yapmamışlar mı?
peygamberin dönemine bak bakalım, dedesinin dahil olduğu ve kabenin bakçiliğini yapan "hanif" din mensuplarının elinde kitap varmı imiş?yokmu imiş?
 

Serdar Gülüm

Yeni Üye
Katılım
11 Eki 2011
Mesajlar
60
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
48
Suskunluk yemini etmiş biri benim için yeminini bozar mı?
Bozarsa ona güvenmeli miyim.
Bir rica üzerine yeminini bozan birisinin sözüne güven olur mu.

🙂
 
M

Mor ve Ötesi

Ziyaretçi
Suskunluk yemini etmiş biri benim için yeminini bozar mı?
Bozarsa ona güvenmeli miyim.
Bir rica üzerine yeminini bozan birisinin sözüne güven olur mu.

🙂

bende suskunluk yemini etmiş bir öğreti mensubuyum...
bizleri neyi nerede ne kadar konuşacağımızı öğretmeden sokağa salmazlar...
 

Serdar Gülüm

Yeni Üye
Katılım
11 Eki 2011
Mesajlar
60
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
48
Anlayamadım, suskunluk yemini etmiş kadim süryanimisiniz, müslüman mısınız.
Müslümansanız yemininiz geçerli değil herhalde. Söyleyebilirsiniz.
Yada ben size sorayım "kurandan eski eser var mı" varsa nerededir.
 
M

Mor ve Ötesi

Ziyaretçi
Anlayamadım, suskunluk yemini etmiş kadim süryanimisiniz, müslüman mısınız.
Müslümansanız yemininiz geçerli değil herhalde. Söyleyebilirsiniz.
Yada ben size sorayım "kurandan eski eser var mı" varsa nerededir.

anlamanız o kadar zor ki...
ben dünyada ne kadar din ve onu tebliğ eden peygamber ve getirdiği kitap varsa hepsine bağlıyım,
ben yahudiyim,ben hırıstiyanım ve ben müslümanım...

ben insanın kendini bilip rabbini tanıdığından beri var olana inanıyorum...
 
F

Fetâ

Ziyaretçi
Yukarıdaki tartışmalar da gösteriyor ki, Kur'an'ı Türkçe'ye, hatta günümüz Arapça'sına çevirmek neredeyse imkansızdır. Farklı anlamlar içeren yüzlerce Kur'an meali yazılabilir. Bu da Din'e verilebilecek en büyük zarardır.

Fazla söze gerek yok. Kur'an bunun cevabını en açık şekilde veriyor:

"Onun ayetlerinden bir kısmı muhkemlerdir ki; onlar Kitap'ın anasıdır. Diğer ayetlerse müteşâbihlerdir. Şu var ki, kalplerinde bir eğrilik ve bozukluk bulunanlar, fitne aramak, onun teviline öncelik tanımak için Kitap'ın sadece müteşâbih kısmının ardına düşerler. Onun tevilini ise bir Allah bilir, bir de ilimde derinleşmiş olanlar. " Âl-i İmrân Sûresi-7

"İlimde derinleşmiş olanların" da, mealler, tefsirler yazıp, Din'i tartışmaya açmamış olmaları gerekir.
 
Üst