Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Kahve

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 1,243

Mühendis

Yeni Üye
Katılım
3 Eki 2009
Mesajlar
271
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
69
Bilirsiniz?
Görücü usulü ile evlenmek için kız evine gidilir.
Hoş sohbet,
Birden,evin kızı,
Elde tepsiyle kahveleri getirir.
Kahveler içilir.

Ya sonra
Kız....
Allahın emri peygamberin kavli ile istenir - mi acaba?

İşte burada duralım.
Neden mi?

Eğer damat adayı kahvenin arkasından
Kahveyle beraber getirilen sudan içmemişse
İstenir.

Yok eğer sudan bir yudum dahi içmişse,
İstenmez!

Çünkü!
Kahvenin tadı kötüdür

Evin kızı kahve yapmasını dahi bilmiyordur.
Damaktaki o tat suyla giderilmiştir.

O halde evin kızı ne yapmalı, kahveyi nasıl pişirmeli!

Efenim…

Şöyleki.
Gelenlerin üç kişi olduğunu varsayalım.

Püf noktası.

Kızımız hemencik bir fincanın içine suyu dolduracak
İçine bir çay kaşığı soda koyup çay kaşığıyla karıştıracak.
Şimdik sodalı fincanımız kaşığıyla bir kenarda beklesin.

Sonraaaa
Fincanlar çıkarılır
İçlerine yarısına kadar sıcak su koyulur.
Bunlarda beklesin

Gelelim kahveye,

İsteğe göre kızımız nasıl kahve yapmalı,
Cezveye su koyacak
Ateşte biraz ısıtacak
Şeker (isteğe göre) ve kahve koyulacak
Ve tekrar cezve ateşe sürülecek
Sodalı fincanda duran kaşık alınarak
Cezvedeki kahve şöyle bir karıştırılacak
Cezvedeki kahve kabarmaya ve köpüklenmeye başlarken,
Dikkat
Köpük yarılmadan ateşten indirilip
İçindeki sıcak suyun döküldüğü,fincanlara yavaşca köpükleri boşaltılacak.
Sonra cezve yine ateşe sürülecek ve kaynayınca ateşten indirilip fincanlara sırayla koyulacak.

Servis.

Eeee....
Böyle bol köpüklü kahve yapan kızı da kim istemez?

Hadi hadi gene iyisiniz kızlar.
Sayemde evde kalmaktan kurtuldunuz.
Bu iyiliğimi unutmayın.

Hıh…
Kahve makinaları ne güne duruyor?
Dediğinizi duydum, hanımlar!
Kahve makinasıyla kurtulacağınızı mı sandınız?

Pekiiii….
Yorgan dikmesini biliyormusunuz?
Sanırım buna da yanıtınız hazır.
Kel alaka!
Nerden çıktı şimdi bu?

Bu cevap şu cümleyi çağrıştırmıyor mu?
Demek ki bilmiyorsunuz…

Evde kaldınız evde…,

Ne yani
Bu devir de kaç erkek evleneceği kızda bu yeteneği arar ki.
İşte onu bilemem.
Beni aşar.
Acep …
Birileri yorgan dikmesini bileni mi arıyor acaba!

Şaka şaka,mahsuscuktan.


Ya reçel..!
Önemlimidir?
Bence önemlidir...

Reçel yapmak yetmez, turşuda yapmasını bilmelisiniz,
Her türlü zerzavatın turşusunu yapabilmelisiniz,

Hah,erkeklerin turşusunu kurcaz!

İster turşusunu kurun,
İsterseniz reçelini yaparak tatlandırın.
Size kalmış.

Gördünüz mü?
Bilmenin yararlarını…..

Yufka açacaksın,erişte yapmayı bileceksin,
Kışa hazırlık salça, tarhana yapacaksın, konserve kuracaksın …

Ne o lokantamı açıcaz birde?
Dediğinizi duyar gibiyim.

Lokantacılık yapınız demiyorum,

Bilesiniz ki emek harcayarak yaptığınız birşeyin lezzetini hiçbir fabrikasyon üretim tutturamaz.

Kuşkusuz yaşadığımız modern! çağda bu saydıklarımın hepsinin hazırı var ve daha ucuz maliyette..
Ama senin emeğinin sonucu yaptığın tatta hiçbiri üretilemedi daha..

Çocuklarımıza kültürümüzü aktaramazsak,emperyalizmin yoz kültürü altında kaybolacaklar.Biz de hiç istemediğimiz halde çocuklarımıza en büyük kötülüğü de yapmış oluruz.

Bilgi birikimimize, kültürümüze sahip çıkıp, yaşatalım.


Çocuklarımıza bilgi,yetenek, yaratıcılık, ortak değerlerimiz ve en önemlisi emek harcamayı öğretsek daha iyi olmaz mı.

Yoksa birlikteliğimizi sağlayan değerlerin aşındırılmasına tepki vermezsek, naylon toplum olduk demektir.

Unutmadan; Erol Manisalı hocamın söylediği gibi, naylonun patenti USA ’dadır.

Umarım incir çekirdeği dolmuştur.
Sevgi ve saygılarımla.
 

Yeni Konular

Üst