Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Kelebeklerin Öyküsü

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 3,870

fides

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,694
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Bir evin içinde kalplerdeki aşkın ateşini temsil eden bir mumun yandığını ve mum ışığının çevresinde, evin kapısında bekleyen kelebeklerin, bir bilge kelebek etrafında toplandığını düşünelim. Her kelebek, bu ateşi yakından tanımak istemektedir. Birinci kelebek bu mum ile ilgili bilgi toplamak için uçar gider, mumun yandığı evin penceresinden bakar ve geri döner. Döner dönmez ateşin rengini, formunu, sıcaklığını tarif eder. Başka bir anlatımla, Birinci Kelebek, alevin mekan içerisinde yönlenmesine entellektüel bir anlatım getirir.
Konuşmasını bitirdiği zaman, bilge kelebek bu anlatımı yapan kelebeğe dönerek: “sen alev ile ilgili hiç bir deneyim yapmamışsın” der.
Bunun üzerine ikinci bir kelebek uçar ve aleve daha da yaklaşarak etrafında dönmeye başlar. Aleve biraz dokunur dokunmaz, acele ile geri uçar, diğer bekleyenlere ulaşır ulaşmaz, aleve dokunmasından dolayı duyduğu hisleri vurgulamaya, anlatmaya başlar.
Bilge kelebek bunları dinledikten sonra, “senin deneyimin de arkadaşınınkinden farklı değil” der. Derken aralarından başka bir kelebek, sarhoş, fırlar uçar. Aleve ulaştığı zaman atar kendisini içine, kendini alevler içinde kaybeder, çözülür. Bütün uzantıları ateş gibi kıpkırmızı olur. Kelebeğin mumun alevi içinde çözülüp onun görüntüsünü aldığını gördükten sonra bilge kelebek: “İşte bu arkadaşınız alev ile bilmek istediklerini öğrendi. Fakat bu bilgiyi yanlızca kendisi bilir...”


imperiaflex0703te.jpg
 

kalliope

Yeni Üye
Katılım
23 Ara 2008
Mesajlar
727
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
55
Ynt: Kelebeklerin Öyküsü

“Bir gün bir âşık sevgilisinin kapısını çaldı. Sevgili içerden seslendi:
Kapıyı kim çalıyor, kim o!
Âşık: Benim, ben deyince,
Sevgilisi ona: Git buradan! Sen henüz olgunlaşmış değilsin, diyerek kapıyı açmadı.
O zavallı âşık kapıdan çekti gitti. Yollara düştü, ayrılık acısıyla yandı yakıldı.
Tam bir yıl sonra geri döndü ve sevgilisinin kapısını tekrar çaldı.
Sevgili içerden yine seslendi:
Kapıyı kim çalıyor, kim o!
Âşık: Sensin, sen dedi.
Sevgili kapıyı açarak; mademki sen ben oldun, ey ben gel içeriye, gönül evi dardır oraya iki kişi sığmaz, dedi”
 

sakal

Yeni Üye
Katılım
8 Nis 2012
Mesajlar
2,000
Tepkime puanı
1
Puanları
38
İlm-el yakin
Ayn-el yakin
Hakk-el yakin
 

sakal

Yeni Üye
Katılım
8 Nis 2012
Mesajlar
2,000
Tepkime puanı
1
Puanları
38
İnanmak bir şey ifade etmez,aşk ateşiyle yanmadıkça bize bu devletten nasip yoktur..penceredeki pervane gibi özüne varmadan boş laf etmiş oluruz..tabi bu tanımada tasavvufçu diyebilirsiniz..Vahdet-i Vücut tehlikeli bir çekiciliği var,bu konuda çizgiyi tutturmak çok zor sadece merak diyelim..
 
F

Fetâ

Ziyaretçi
İnanmak bir şey ifade etmez,aşk ateşiyle yanmadıkça bize bu devletten nasip yoktur..penceredeki pervane gibi özüne varmadan boş laf etmiş oluruz..tabi bu tanımada tasavvufçu diyebilirsiniz..Vahdet-i Vücut tehlikeli bir çekiciliği var,bu konuda çizgiyi tutturmak çok zor sadece merak diyelim..
Peki, "kaynağı insan olan" fikirlere inanmak/iman etmek, İslam'la ve de tabii ki "Tevhid akidesi" ile nasıl bağdaşabilir? 🙂
 

sakal

Yeni Üye
Katılım
8 Nis 2012
Mesajlar
2,000
Tepkime puanı
1
Puanları
38
Kaynağı insan değil,kaynağın tefsiri insan...
 

darkmoon

Yeni Üye
Katılım
5 Eyl 2012
Mesajlar
48
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
54
insan aklı mı.. ehh isteyen istediği gibi düşünebilir elbet, bunda bir beis yok..
ama Şeyh-ül Ekber Füsus’un başında şöyle anlatır..

627 yılında Muharrem ayının sonlarına doğru Şam kentindeyken, rüyamda [mübeşşire] Resulallah’ı (sav) gördüm. Elinde bir kitap vardı ve bana şöyle buyurdu: “Bu kitap, Fusus el-Hikem’dir. Bunu alıp insanlara götür ki ondan faydalansınlar.”

..

amenna..
“hikmetleri kelimelerin kalplerine indiren Allah’a hamdolsun..”
 

Süreyya Önal

Yeni Üye
Katılım
16 Nis 2010
Mesajlar
469
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
51
“hikmetleri kelimelerin kalplerine indiren Allah’a hamdolsun..”

O' kaynak ki şükr'olsun

ve tabi ki vasadı!

aklını gönül(ler) ile bir edene...

İnsana da AŞKolsun
 

Yeni Konular

Üst