Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Kendinden kaçarken

ayşenur

Yeni Üye
25 Ağu 2010
236
0
0
33
Biz yine de söze geldik
Hız giyindim pençeğimi
Gitmek için...

Donakaldım,
Öz içimden ben asıldım,
Göya benim muhabbetim
Asılıymış pençeğimden.
Onu giysem,
Muhabbeti soyunurum yüreğimden
Ne kolaymış...

Donakaldım
Ben kapının eşiğinde
Yok durumuşum yüreğimin yarasında
Yok durumuşum
Ben nefretle muhabbetin arasında
Nice defa ben gitmişim
Gitmemişim sürünmüşüm
O sürünen ayaklarla
Yine yine ben dönmüşüm
Çetin çetin!..

Meğer meğer bu gidişler
Devamıymış muhabbetin...

Deli gönlüm bir kav gibi
Beni attı, beni tuttu,
İtediği yere sürdü
Bu gidişler nefretimdi
Yürümüyor sürünürdü
Gelişimse muhabbetim
Onda kudret cesaret var
Metanet var...

Ben kendimden gen düşmüşüm
Şimdi ben öz talihimi
İki talih arasında
Bölüşmüşüm.
Gece-gündüz
Seher- akşam
Ben hissimle düşüncemin
Arasında dört dönmüşüm.
Şimdi benden kaçar dertte
Kaçar gamda
Ben HİSSİMLE seni bulur
Yitiririm DÜŞÜNCEMDE

Bahtiyar Vahapzade
 

iuflsfozkn

Yeni Üye
8 Ocak 2011
641
0
16
40
Pencerede hep yan yana Ben ve o emmâre nefsim; Kâh ben ona kâh o bana Dalaşır kapkara nefsim. Gün olur sıyrılır başım An gelir durur savaşım Az ona bıraksam başım Sürükler hep nâra nefsim. Damla damla içimde gam Durmaz verir laîn müdâm Bazen dersin işim tamam Sürer beni zâra nefsim. Herkesin farklı nefsi var Benimki yaman canavar Canavar bir cana kıyar Kıyar bin diyâra nefsim. Nefis yüzsüzlerden yüzsüz Hem kulaksız hem de gözsüz Sataşır ruhuma dümdüz Çeker bir kenara nefsim. Allah'ın dostları ayrı İlişmez onlara gayrı Yârdır hep kuluna hayrı Pes der bu karara nefsim. (60'lı yıllar)
 

iuflsfozkn

Yeni Üye
8 Ocak 2011
641
0
16
40
Aisopos (Esop) evinde çalışırken, bir asil kapıyı vurmadan içeri girer ve kitaplarına eğilmiş filozofa, "Böyle yapayalnız nasıl oturabiliyorsun" der. Aisopos başını kaldırır, "Ben yalnız falan değildim" der, "ama sen içeriye girdiğin andan itibaren ne kadar yalnız olduğumu anladım''
Aisopos un Kutahya da yaşadığını öğrendim ve düşünüyorum da bu topraklarda doğmak bir sorumluluk yüklüyor sırtımıza ???
 

ssg44

Yeni Üye
10 Şub 2011
42
0
0
50
Beni zaman kuşatmış mekan kelepçelemiş,
Ne sanattırki herşey herşeyi peçelemiş.
Perde perde veralar,ışık başka nur başka,
Biranlık visal başka.
Yaşamak zormu zor,çilesiz suratlara tüküresim geliyor.
İşte ben, kapalı bir hudutu aşıyorum,
Ölen ölüyor,ben ise ölümü yaşıyorum.
 

ssg44

Yeni Üye
10 Şub 2011
42
0
0
50
Sen bu dünyayı dumanla dolmuş bir oda gibi görüyorsun, nefes alamıyor gibisin,isa (a.s) çağıracağına, birinin sana küçük bir pencere açmasını dilesen.O zaman belki nefes alabilirsin.Çağırdığına göre İsa'nın gelmesin nedemek olduğunu biliyordursun..
Sen gelmesine hazırmısın;
Ben değilim çünkü;
planlarım var.
 

ayşenur

Yeni Üye
25 Ağu 2010
236
0
0
33
Ben sadece duygularımla ve inançlarımla bir yazı kaleme aldım , Hz İsa'yı çağırmıyorum, benim çağırmamla da gelecek değil, sadece alegorik bir anlatım ortaya koymaya çalıştım, son cümle her şeyi anlatıyor zaten"Belki de göklerden inmesini beklediği İsa inmişti yüreklere..."
Sen bu dünyayı dumanla dolmuş bir oda gibi görüyorsun, nefes alamıyor gibisin,isa (a.s) çağıracağına, birinin sana küçük bir pencere açmasını dilesen.O zaman belki nefes alabilirsin.Çağırdığına göre İsa'nın gelmesin nedemek olduğunu biliyordursun..
Sen gelmesine hazırmısın;
Ben değilim çünkü;
planlarım var.
 

iuflsfozkn

Yeni Üye
8 Ocak 2011
641
0
16
40
Sen bu dünyayı dumanla dolmuş bir oda gibi görüyorsun, nefes alamıyor gibisin,isa (a.s) çağıracağına, birinin sana küçük bir pencere açmasını dilesen.O zaman belki nefes alabilirsin.Çağırdığına göre İsa'nın gelmesin nedemek olduğunu biliyordursun..
Sen gelmesine hazırmısın;
Ben değilim çünkü;
planlarım var.
planlarınızı merak ettim ?? ama bu sayfada değil başka bir sayfada okuyabiliriz...mesela orijinal şeyler sayfası uygun gibi..teşekkür ederim
 

iuflsfozkn

Yeni Üye
8 Ocak 2011
641
0
16
40
planlarınızı merak ettim ?? ama bu sayfada değil başka bir sayfada okuyabiliriz...mesela orijinal şeyler sayfası uygun gibi..teşekkür ederim

sebep belirtme gereği hissettim bu sayfada kendimizi sıfırlamayı amaç edindik (en azından ben) kendimi kendime anlatırken tüm çıplaklığımla ne olduğumu görmeye çalışıyorum ..birbirimizle keskin taraflarımız üzerinden muhabbet etmek nefsimizin işine gelecektir ve kendimizden kaçmaya engel teşkil edecektir..tekrar teşekkürler ve selametle
 

iuflsfozkn

Yeni Üye
8 Ocak 2011
641
0
16
40
Nefis insanın özü ifadesi ve hızı
Hep değişik havalar çalar elinde sazı
Ona takılan er geç sürüklenir zevale
Bir bilinmez yolla ki gelmemistir hayale
Nefsiyle insanlar hem diridir hem de ölü
Ölüp gidenler hicran mezarına gomulu
İnsanî duygular birer zaaf nefis bir avcı
Onun ağına düşmek acılardan da acı
İnsan bu serkes Ata gem vurup bağlamalı
Ona her takilisinda bin yıl ağlamalı ..!
Nefisle rıza ufkuna ulaşanlar da var
Savasir onunla ve her yerde Hakk i arar
Şölene gider gibi yıldızlar arasında
Ruhlara komşu olur göklerin verasinda
İlerler nurdan taklar altında zaferlerle
Buluşur bu ışıktan iklimde meleklerle
Nurlar kopurur durur bozgun yasar karanlık
Bu mavilikte nefis de ruh gibidir artık
Uçar sürekli melek kanatları altında
Erer göz görmemiş sürprizleri Hak katında
Hep renk ve ses iner bu atmosferden içeri
Göklerde kudsilere yağar onun benzeri
Mekanlar silinir gider zaman mevhumlasir
Bu ufka Eren nefis gider Hakk a ulaşır
Alıntı zaman gazetesi
 

iuflsfozkn

Yeni Üye
8 Ocak 2011
641
0
16
40
Kızın en umut dolu zamanları. Nasıl olmasın? Bağlandı bağlanacak kalbi. Bir vesileyle tanıştığı adamın, ebedî hayat arkadaşı olacak biri olduğunu sezinliyor, ta ilk görüşmede. Adam, üçüncü görüşmelerinde içinden "Tamam" diyor, "aradığım kadın bu galiba."
Her ikisi de, hayatın meşakkatli yüzünü bile sevecekler neredeyse. Karşılarına çıkacak zorlukları aşabilecek güçteler. "Kalpten kalbe" bir yol açılmış çünkü. Artık iki kalpleri var onların.

İlk adımı adam atıyor; "Kalbim senindir," diyerek.

Kız devamını getiriyor; "Kalbim senindir".

Artık iki gönül bir oluyor. Her ikisi aklı başında insanlar ve ne istediklerini biliyorlar. Kalplerinin birbirine ısınmasının yeterli olmadığının farkındalar. Düşünüyorlar, tartıyorlar, birçok açıdan "denk" olduklarına karar veriyorlar.

Adam bir görüşmelerinde "Ben Kürt'üm, bu senin ve ailen için bir sorun teşkil eder mi?" diye soruyor. Kız şaşkın: "Neden sorun teşkil etsin ki? Allah Kürtlerle evlenmeye izin vermiyor mu ki? O'nun izin verdiği şeyler benim için sorun teşkil etmez." Adamın yüreği tarif edilmez bir sevinçle doluyor. Kızın bu cevabını hayat boyu unutmayacak. Bunu kalbinin en özel yerine kaydediyor. Ona hayırlı bir eş olma azmine azim katıyor bu cevap.

Ailelerin tanışma faslına geliyor sıra. Durumu annesine açıyor kız. Adamın Kürt olduğunu da laf arasında öylesine söylüyor. Anne biraz irkiliyor ama bunu kızına hissettirmiyor. Anne, kocasının tepkisinden çekiniyor. Onun enaniyetli, bencil, kimseyi beğenmez kişiliğinin kahrını yıllardır çekiyor zaten. Kendisi dışında kimi beğendi ki Kürtleri beğensin kocası. Anne, kocasına durumu izah ediyor. Bu arada damat adayının Kürt olduğunu da lafın arasına katıyor.

Baba, kızılca kıyamet koparıyor. "Kürtlerden koca olur mu? Ben Kürtlere kız vermem. Arkamdan, "Kürtlere kızını vermiş." dedirtmem. Kızım o adamla bir daha asla görüşmeyecek.."

Annenin ciğeri yanıyor. Kızına bunları nasıl aktaracak? Gerçeği, olduğu gibi anlatmanın daha uygun olacağına karar veriyor.

Kız günlerce ağlıyor. Babasının tutumunu havsalası almıyor. Bunu sevdiği adama bunu nasıl söyleyebilir? Onun çok incineceğine üzülüyor. Anne kızına üzülüyor. Kız, adamın üzüleceğine üzülüyor. Adam da kızın üzüldüğüne üzülecek. Herkes diğerinin üzülmesine üzülecek.

Zalimce bir hüküm, ruhları altüst edecek.

Zalimce bu hüküm Mutlak Varlık'ı üzecek.

Kız sonunda anlatıyor durumu adama, utana sıkıla, büyük bir mahcubiyetle. Adam şaşırmıyor. Kürt olmanın ilk bedeli değil bu. İlkokulda yeni yeni öğrendiği Türkçesinden dolayı alaya alınışı boğazında bir yumru gibi duruyor hâlâ. Kızın mahcubiyetini seziyor. Onu teselli etmeye çalışıyor. Kızın babasının hakkında kötü bir tek laf bile etmiyor. Kız, adamın olgunluğunu kalbinin en özel yerine kaydediyor. Ona olan muhabbeti ikiye katlanıyor.

Kız, babasının kestirip atmasına kırılıyor. Keşke bir kere karşısına alıp konuşsa adamla. Babalık yapsa. Hakiki babalık. Sadece bağıran çağıran babalık değil. Rehberlik eden, yol gösteren babalık. Genç adamı tanımaya çalışsa. Oturmasına kalkmasına, yemesine içmesine baksa. Eğer ki babası, Kürt olması dışında adamla ilgili olumsuz bir tespiti olursa, onu can kulağıyla dinlemeye hazır. Hiç tanımadığı, bilmediği, hiçbir zarar görmediği bir insanın yüzünü bile görmek istememesi çok zoruna gidiyor.

Bir yüz neden görülmek istenmez ki?

Yüz: Allah'ın merhametinin tecellisinin arşı.

Kız kime üzüleceğini bilemiyor. Babasını da razı ederek "yuva" kurmak istiyor o. Kalbiyle, babasının zalim hükmü arasında boğuluyor.

***

Kurguladığım bu hikâye, bu topraklarda hiç de anımsanmayacak sayıda yaşanıyor. Bir Kürt'ten koca olur mu? Neden olmasın? Yeter ki insaniyetli olsun, şefkatli ve merhametli olsun. Sorumluluk sahibi olsun. Yeter ki karısını sevsin. Onu şefkatiyle sarıp sarmalasın.

Ben eşlerine çok iyi kocalık yapan birçok Kürt (Türk/Laz/Tatar/Çerkez/Ermeni) koca tanıdım, adam gibi adam. İyi koca olmayanlar da tanıdım. Bir insanın iyi ya da kötü olmasının etnik kimliğiyle ilgisi olmadığı gibi, kocalık ya da hanımlığının da etnik kökenleriyle hiçbir ilgisi yoktu inanın.

"Bu hikâyeyi nasıl bitirmeli?" diye düşünürken, aklıma Tony Kaye'nin "American History X" filmi geliyor.
Mustafa ulusoy
 

iuflsfozkn

Yeni Üye
8 Ocak 2011
641
0
16
40
Yusuf u öldürün ya da bir yere atın ki ,babanızın sevgisi size kalsın sonra yine salih bir kavim olursunuz....yusuf suresi ayet 9
ey nefs hiç aklın alır mı ki sütün beyazlığı içinde bir siyah noktayı gizleyebilsin???aldandın
 

ssg44

Yeni Üye
10 Şub 2011
42
0
0
50
Her zaman yapamayacaklarımı yapıyorum ki, nasıl yapabileceğimi öğreneyim.

insan bu zamanda nefsini yense dediğin gibi aldanmayacak, ama aldanıyoruz.. allah hidayet etsin
senin bu korkun neyden geliyor sormamda bir sakınca varmı
 

iuflsfozkn

Yeni Üye
8 Ocak 2011
641
0
16
40
Her zaman yapamayacaklarımı yapıyorum ki, nasıl yapabileceğimi öğreneyim.

insan bu zamanda nefsini yense dediğin gibi aldanmayacak, ama aldanıyoruz.. allah hidayet etsin
senin bu korkun neyden geliyor sormamda bir sakınca varmı
hayır herşeyi sorabilirsiniz..
korku diye değil de kaygı diye isimlendireceğim....orta okul 3 te iken bir öğretmenim soru sordu? insan en çok kimden ya da neden korkar?
cevap: en çok sevdiğinden idi
ben hayatta hiçbir zaman beni yaratandan vefasızlık görmeme me rağmen benim yaptıklarımın yarın O nun huzurunda beni utandırmasından kaygılanıyorum ...bilmem cevap olabildi mi?
 

ssg44

Yeni Üye
10 Şub 2011
42
0
0
50
bu cevap kimindi, seninmi öğretmeninmi. Başkalarının düşüncesi veya görüşü senin gerçeğin olmasın.
Bir söz vardır, düşmanının ençok neyde korktuğunu bilmek istiyorsan seni neyle korkuttuğuna bak
 

iuflsfozkn

Yeni Üye
8 Ocak 2011
641
0
16
40
bu cevap kimindi, seninmi öğretmeninmi. Başkalarının düşüncesi veya görüşü senin gerçeğin olmasın.
Bir söz vardır, düşmanının ençok neyde korktuğunu bilmek istiyorsan seni neyle korkuttuğuna bak
cevap öğretmenin bile olmaya bilir fakat onun ağzından duydum..hayata cedelleşme olarak bakmak kendimden kaçmamı zorlaştırır
 

ssg44

Yeni Üye
10 Şub 2011
42
0
0
50
sevgi nefrete dönüşürse en büyük tehlikedir doğru ama seven ama gerçekten seven sevdiğine zarar veremez kıyamaz diye düşünüyorum.sevgi aşktan farklıdır
ikinci ve asıl konu sen nereye kaçıyorsun, insan yaşadığını ve gördüğünü olmamış veya yaşanmamış sayamaz.
Bir deliyle benim aramda tek bir fark var. Deli aklının yerinde olduğunu sanır. Bense deli olduğumu biliyorum.
 

ayşenur

Yeni Üye
25 Ağu 2010
236
0
0
33
Akıl adamı terk etmişse ona deli; adam aklı terk etmişse ona meczup denir; meczup aşk'ın cezbesine kapılan ve duygularıyla yaşayandır.
sevgi nefrete dönüşürse en büyük tehlikedir doğru ama seven ama gerçekten seven sevdiğine zarar veremez kıyamaz diye düşünüyorum.sevgi aşktan farklıdır
ikinci ve asıl konu sen nereye kaçıyorsun, insan yaşadığını ve gördüğünü olmamış veya yaşanmamış sayamaz.
Bir deliyle benim aramda tek bir fark var. Deli aklının yerinde olduğunu sanır. Bense deli olduğumu biliyorum.
 

iuflsfozkn

Yeni Üye
8 Ocak 2011
641
0
16
40
sevgi nefrete dönüşürse en büyük tehlikedir doğru ama seven ama gerçekten seven sevdiğine zarar veremez kıyamaz diye düşünüyorum.sevgi aşktan farklıdır
ikinci ve asıl konu sen nereye kaçıyorsun, insan yaşadığını ve gördüğünü olmamış veya yaşanmamış sayamaz.
Bir deliyle benim aramda tek bir fark var. Deli aklının yerinde olduğunu sanır. Bense deli olduğumu biliyorum.
işte kıyma mak için sevdiğime ki burda kasıt beni ve herşeyi Yaratan benim nefs dediğimiz varlığı meçhulun isteklerinden kaçıp O nun isteklerine ulaşmam lazım...aslında bu bile bencilce olabilir kişiye bağlı demem o ki cehennem korkusuyla O nu sevmek nasıl bir sevmek olur bilemem ama umarım ben böyle değilimdir
ben sadece O nu sevebilmeyi ve O nun beni sevmesini diliyorum bunnun icin kaçmak lazım kendinden (arzularından)

Bir deliyle benim aramda tek bir fark var. Deli aklının yerinde olduğunu sanır. Bense deli olduğumu biliyorum.

bunu sevdim...teşekkürler...
nereye kaçtığımı anlatabildim sanırım...ama 3.cü satırı anlamadım .....yaşanmamış sayamaz ile biten kısımlar
 

ssg44

Yeni Üye
10 Şub 2011
42
0
0
50
bazı şeyler hastalk gibidir sen aramazsın ama o gelir seni bulur,sen mutlumusun varsın deli desinler ne değişecek yada veli, fark her ikisinide sen yaşıyorsun hangisi seni mutlu ediyorsa onu seç onu yşamalı
 

iuflsfozkn

Yeni Üye
8 Ocak 2011
641
0
16
40
özür dilerim kendimden yine çok bahsettim ...sayfanızın kirlenmesini istemezdim ama saygısızlık da edemezdim.yüksek anlayışınıza sunarım


beni mutlu eden sanırım böyle yaşamak ..teşekkür ederim güzel dileklerinize
 

Yeni Konular

Üst