Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

"Kilitlemek/Kilitlenmek" Ne Demek?

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 8,347

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
zaten anlıyorum... ve keşke anlamasaydım diyesim geliyor...anlamasaydım kolaydı, anlamadan geçerdim.... her şeyi anlamak gibi bir iddiam olamayacağına göre, anlamadan geçtiğim birçok şey vardır.../...olabilir....varlık konusu, yalnız metafiziğin değil, ama aynı zamanda felsefenin de konusudur ve üstelik ana sorunudur... bütün felsefe sorunları ( varlığın varolup olmadığı, eğer varsa bilinebilir olup olmadığı, varlık eğer bilinebilirse onun bilgisinin elde edilme yönteminin ne olduğu, bilinçle ilişkisinde asıl ve öncelikli olanın ne olduğu, bilincin varlıkla ilişkisinin ne olduğu ve giderek iyinin ve güzelin ne olduğu...) varlık sorunundan çıkar...ve hepsi varlık sorunundan sonradır... felsefe tarihinin ana sorunu da varlık sorunudur... ''filozofun söylemek istediği neydi sorunu , her zaman ''varlık sorunu konusunda söylemek istediği neysi'' bağlamında tartışılmıştır...felsefi tartışmalarda bir bilimsel verilerle tutarlılık aramak olumlu bir yönelim olmakla birlikte, bilimlere bağlı kalma zorunluluğu yoktur... eğer öyle olsaydı, felsefeye gerek kalmazdı... bilimler dünyayı açıklardı ve biz de bu açıklamaya papağan gibi tekrar edip dururduk... hata olan nedir diye soruyorsunuz... hayret ediyorum, ve işte kendimi bir duvar karşısında hissediyorum : varlığı onun bilgisine indirgemek hata olandır ve bu bundan daha açık bir şekilde nasıl söylenir/yazılırbilemiyorum... ya beni okumuyorsunuz...ya anlamamak için özel bir gayret sarfediyorsunuz...yoksa, ''nötr algı'' dediğiniz bu mu....
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
şu soruya açık ve temiz bir cevap verin : varlık ve varlığın bilgisi aynı şey midir... bana göre, sizin bütün hatanız buradan başlıyor...
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
zaten anlıyorum... ve keşke anlamasaydım diyesim geliyor...anlamasaydım kolaydı, anlamadan geçerdim.... her şeyi anlamak gibi bir iddiam olamayacağına göre, anlamadan geçtiğim birçok şey vardır.../...olabilir....varlık konusu, yalnız metafiziğin değil, ama aynı zamanda felsefenin de konusudur ve üstelik ana sorunudur... bütün felsefe sorunları ( varlığın varolup olmadığı, eğer varsa bilinebilir olup olmadığı, varlık eğer bilinebilirse onun bilgisinin elde edilme yönteminin ne olduğu, bilinçle ilişkisinde asıl ve öncelikli olanın ne olduğu, bilincin varlıkla ilişkisinin ne olduğu ve giderek iyinin ve güzelin ne olduğu...) varlık sorunundan çıkar...ve hepsi varlık sorunundan sonradır... felsefe tarihinin ana sorunu da varlık sorunudur... ''filozofun söylemek istediği neydi sorunu , her zaman ''varlık sorunu konusunda söylemek istediği neysi'' bağlamında tartışılmıştır...felsefi tartışmalarda bir bilimsel verilerle tutarlılık aramak olumlu bir yönelim olmakla birlikte, bilimlere bağlı kalma zorunluluğu yoktur... eğer öyle olsaydı, felsefeye gerek kalmazdı... bilimler dünyayı açıklardı ve biz de bu açıklamaya papağan gibi tekrar edip dururduk... hata olan nedir diye soruyorsunuz... hayret ediyorum, ve işte kendimi bir duvar karşısında hissediyorum : varlığı onun bilgisine indirgemek hata olandır ve bu bundan daha açık bir şekilde nasıl söylenir/yazılırbilemiyorum... ya beni okumuyorsunuz...ya anlamamak için özel bir gayret sarfediyorsunuz...yoksa, ''nötr algı'' dediğiniz bu mu....

Notr algi o degildir. Gerci bu konuda da baslik var. Notr algi kisinin kendi degerlerinin verecek oldugu olumlu/olumsuz yuk tasimayan algidir. Yani bir seyin ne dediginin ya da bir kisinin ne verdiginin okuyanca kendinden kendi degerlerinin mukayesesini tasimadigi algidir. Mesela siz "ben materyalistim" dediginizde, notr algi "sizin kendinizin kendinizi materyaslist olarak dile getirdiginiz" algisidir. Sizin neden materyalist oldugunuzu sorgulamayan, degerlendirence dogruya/yanlisa kendi degerlerine tasimadigi algidir. Kisaca eski deyimiyle, objektif algidir. Yani algilayan subjenin kendi degerlerince dile gelene bir degerlendirme getirmedigi algidir.

Size soyledim, benim bu konuda acilmis basligim var. Isterseniz varligi orada tartisiriz, yani varligin ne oldugunu, neden o oldugunu, gercek ve mustakil var olan varlik farklarini varligin gercekligini, gercek varligin ne oldugunu hangi varligin neye/kime gore gercek olup olmasdigini, tabi gercekligin ne oldugunu, gercegin ne oldugunu v.s.

Cunku bilimsel olarak kavramlar evrenseldir, ama; hic bir kavramin tanim, tarif, anlam ve icerik olarak "budur/bu degildir" ifadesinin evrensel onay almisligi yoktur. Yani kavram bir bilimsel olgudur, fakat kavramin ne oldugunun ifadesi her beyince ve bakis acisinca hem kendi bunyesinde hem de algi olarak goreceli ve degiskendir.

Dedigim gibi, varligi tartismak istiyorsaniz, uygun bir baslikta tartisabiliriz.

Ayrica bilimlere bagli olmak ta, bilimsel degildir. Bilimsellik baska bilim baskadir. Bilimsel olmak bir bakis acisidir, ayni varliksal olmak gibi.

Isterseniz asagidaki baslikta varligi tartisabiliriz.

http://www.felsefe.net/felsefeye-giris/73603-metafizik-ve-varlik-iliskisi.html
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
şu soruya açık ve temiz bir cevap verin : varlık ve varlığın bilgisi aynı şey midir... bana göre, sizin bütün hatanız buradan başlıyor...

Tabiki degildir. Insanoglu disinda kendi dahil insanogluna yansiyan bir gerceklik vardir, yalniz; bu gercekligin ne oldugu, ne anlam ve icerik icerdigi, bilgisi ve her turlu dile gelimi insanoglu yapilandirilmisligidir. Dolayisiyle gerceklik ontolojik degil; yapilandirilmistir.

Ayrica burada bir hata olup olmadigi sizin alginiz. Isterseniz bir de siz bu farki ortaya koyunuz.

Varlik, varligin adidir. Bilgisi de insanoglunun bu duyusal ve de duyumsal algiladigi varliga verdigi, her turlu bilgidir. Sosyal, fiziksel, inancsal, ideolojik v.s.
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
nötr algıyı daha önce tartıştık... varlığı da neredeyse dört bin yıllık düşünce tarihi tartıştı zaten...ama içtiğimiz biraları boşaltmak için gittiğimiz klozet hala orada var...berkeley'i de doğuran bir ana olduğu gibi, nazım'ın deyişiyle ''...kıllı kollarında kıvranan meyhanecinin kızı'' da vardı...kavramlara gelince, onlar yalnız bilimlere ait değillerdir...bilimlerin boyunu çok aşan kategoriler de kavramdırlar....
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
Tabiki degildir. Insanoglu disinda kendi dahil insanogluna yansiyan bir gerceklik vardir, yalniz; bu gercekligin ne oldugu, ne anlam ve icerik icerdigi, bilgisi ve her turlu dile gelimi insanoglu yapilandirilmisligidir. Dolayisiyle gerceklik ontolojik degil; yapilandirilmistir.

Ayrica burada bir hata olup olmadigi sizin alginiz. Isterseniz bir de siz bu farki ortaya koyunuz.

Varlik, varligin adidir. Bilgisi de insanoglunun bu algiladigi varliga verdigi, her turlu bilgidir. Sosyal, fiziksel, inancsal, ideolojik v.s.

eğer anlaşılabilme umudumuz varsa, koyalım bakalım :insanoğlu o varlığa dilediği nitelikleri yükleyemez, yapabileceği ve gerçekte yaptığı, sadece varlıkta varolan nitelik ve zorunlu ilişkileri açığa çıkarıp , ifade etmektir...ortaya koymaktır...varlığa niteliklerini insanoğlu vermez, o nitelikler varlığın içeriğinde zaten vardır, insanoğlu bunları açığa çıkararak, ifade eder.... bilimlerin yaptığı da açık ve kesin olarak budur....
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
nötr algıyı daha önce tartıştık... varlığı da neredeyse dört bin yıllık düşünce tarihi tartıştı zaten...ama içtiğimiz biraları boşaltmak için gittiğimiz klozet hala orada var...berkeley'i de doğuran bir ana olduğu gibi, nazım'ın deyişiyle ''...kıllı kollarında kıvranan meyhanecinin kızı'' da vardı...kavramlara gelince, onlar yalnız bilimlere ait değillerdir...bilimlerin boyunu çok aşan kategoriler de kavramdırlar....

Ben kavramlarin bilimlere ait oldugunu soylemedim, kavramlarin evrensel oldugunu, yalniz ne olduklari ile ilgili bir olgusal evrensel onay olmadigini soyledim.

Tabiki var, ama o kilozet size yansidigi icin ve gozlem verdigi icin ve dce sizin algiladiginiz icin var. Ayrica bir fenomen olasrak klozitin de bundan bir haberi yok.
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
yapılandırma dediğiniz şey/ süreç asla keyfi olamaz.... olsa olsa varlığın yapısını açığa çıkarıp, yansıtmak/ifade etmek ...olabilir....
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
eğer anlaşılabilme umudumuz varsa, koyalım bakalım :insanoğlu o varlığa dilediği nitelikleri yükleyemez, yapabileceği ve gerçekte yaptığı, sadece varlıkta varolan nitelik ve zorunlu ilişkileri açığa çıkarıp , ifade etmektir...ortaya koymaktır...varlığa niteliklerini insanoğlu vermez, o nitelikler varlığın içeriğinde zaten vardır, insanoğlu bunları açığa çıkararak, ifade eder.... bilimlerin yaptığı da açık ve kesin olarak budur....

Peki konuyu burada tartisalim."varlikta var olan nitelik ve zorunlu iliskiler" ve aciga cikmasi.

Aciga cikaran insanoglu mudur?

Varlikta var olan nitelikleri ve iliskileri gozlemi ile ortaya koyan insanoglu mudur?

Eger degilse, bahsedilen varligin ozelliklerini varliga kim/ne vermistir?

Tanri mi/yaratici mi?
Varligin kendisi mi?
Insanoglu mu?
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
yapılandırma dediğiniz şey/ süreç asla keyfi olamaz.... olsa olsa varlığın yapısını açığa çıkarıp, yansıtmak/ifade etmek ...olabilir....

Ben herhangibir "keyfiyetten " bahsetmedim. Gozlem, teori, teori test ve olgudan bahsettim. Ya da aklin yarattigi duyumsalligin somutlasmasindan sistem ve kurumsallasmasindan bahsettim. Burada aklin yarattigi inanc ta olabilir, gozlem verme adina bir hipotez, teori v.s. de olabilir. Bir ideolojide olabilir, bir etik te olabilir. Sonucta hepsi insanoglu yapilandirmaciligidir.

Ayrica evrensel-insan zihniyeti bu yapilandirilmis olan dogal zihniyetin her turlu yapilanis ve isleyisini ortaya koymaktadir. Cunku numenal insanligin sorunu bu yapi ve isleyiste ve onun insandisi ve insanlikdisi temellerinde ve kokenindedir.
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
... demek klozet ''bana yansıdığı, gözlem verdiği ve tarafımdan algılandığı için var''.... öyle mi....düşünce tarihinin en ağır hatası işte budur....işte tam burada size , kullandığınız xy sembollerinin altına, ''panton metron antropos'' yazmalısınız demeyeyim de ne diyeyim.... demek şu anda ağrı dağında, küp gölünün etrafındaki inlerde bir tilki yok... çünkü ben onu algılamıyorum...öyle mi... ama öyleyse ben şu anda himalayalardaki hiçbir kuşu, balığı, kurdu..vb.. algılamıyorum .... tümden yok mu oldular dersiniz....
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
... demek klozet ''bana yansıdığı, gözlem verdiği ve tarafımdan algılandığı için var''.... öyle mi....düşünce tarihinin en ağır hatası işte budur....işte tam burada size , kullandığınız xy sembollerinin altına, ''panton metron antropos'' yazmalısınız demeyeyim de ne diyeyim.... demek şu anda ağrı dağında, küp gölünün etrafındaki inlerde bir tilki yok... çünkü ben onu algılamıyorum...öyle mi... ama öyleyse ben şu anda himalayalardaki hiçbir kuşu, balığı, kurdu..vb.. algılamıyorum .... tümden yok mu oldular dersiniz....

Peki neden var? Var oldugunu ortaya koyan kimdir/nedir? Insanoglunun olmadigi bir ortamda bir klozit var mi? ya da bir olu icin bir klozit var mi? ya da klozit icin bir klozit var mi?

Ayrica var kelimesi kime/neye aittir. Var diyen kimdir/nedir?

Varligi insanoglunu katmadan tanimlayiniz

Ayrica yok varin karsiti degil; insanoglunun algiladiginin olumsuz ifadesidir.
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
varlık sorunun üstünden atlama çabaları boştur... varlığın , insan bilincinden bağımsız -objektif- olarak varolduğu... ve onun bilgisinin olanaklı olduğu... varlığın bilgisinin insan bilincindeki - az, çok aslına uygun bir yansıması olduğu- ve bu bilgi ya da yansımanın giderek aslına daha yaklaştığı/aslına daha yakın bir hal aldığı gerçeği kabul edilecektir... dünyayı anlama çabasının anlamlı olması bu kabullerden sonra başlar....
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
varlık sorunun üstünden atlama çabaları boştur... varlığın , insan bilincinden bağımsız -objektif- olarak varolduğu... ve onun bilgisinin olanaklı olduğu... varlığın bilgisinin insan bilincindeki - az, çok aslına uygun bir yansıması olduğu- ve bu bilgi ya da yansımanın giderek aslına daha yaklaştığı/aslına daha yakın bir hal aldığı gerçeği kabul edilecektir... dünyayı anlama çabasının anlamlı olması bu kabullerden sonra başlar....

Yukaridaki ifade kime/neye ait?
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
Peki neden var? Var oldugunu ortaya koyan kimdir/nedir? Insanoglunun olmadigi bir ortamda bir klozit var mi? ya da bir olu icin bir klozit var mi? ya da klozit icin bir klozit var mi?

Ayrica var kelimesi kime/neye aittir. Var diyen kimdir/nedir?

Varligi insanoglunu katmadan tanimlayiniz

Ayrica yok varin karsiti degil; insanoglunun algiladiginin olumsuz ifadesidir.

varolduğunu ortaya koyan kim olursa olsun ve isterse hiç kimse ortaya koymasın, varlık 'ortaya koyuma' bağlı olmadan vardır....bir ölü ya da algılama yetisi olmayan bir şey için varlık algılanamaz, ama onun varoluşu -asla ve kesinlikle- algılanmaya bağlı değildir... daha birkaç yüz yıl önce ne bakterilerin ne de uzak galaksilerin var olduğunu algılıyorduk.... ama onlar vardı....
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
...öptü beni, bunlar kainat gibi gerçek dudaklardır dedi/..../ ister gökyüzünde seyret, ister gözlerimde / körler onları görmese de yıldızlar vardır.. dedi...n.h.ran...
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
varolduğunu ortaya koyan kim olursa olsun ve isterse hiç kimse ortaya koymasın, varlık 'ortaya koyuma' bağlı olmadan vardır....bir ölü ya da algılama yetisi olmayan bir şey için varlık algılanamaz, ama onun varoluşu -asla ve kesinlikle- algılanmaya bağlı değildir... daha birkaç yüz yıl önce ne bakterilerin ne de uzak galaksilerin var olduğunu algılıyorduk.... ama onlar vardı....

Iste burada farkina varamadiginiz, insanoglu fenomeninin kendi turu bunyesinde kullandigi ve sadece kendine ait olan algisinin gozlemsel/akilsal bilgisi.

Yani yukaridaki ifade, insanoglu fenomeninin gozlemsel/akilsal bir bilgisi.

Burada farkindaysaniz bir fenomenden soz ediyoruz, yani inanoglundan.

Sizce baska bir seyse, aciklayiniz.
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Insanoglu fenomeninin diger fenomenlerden farki, algisi ve bilgisidir. Kendi de dahil her turlu fenomen insanogluna yansir ve gozlem verir, insanogluda kendine yansiyan ve gozlem veren bu fenomenleri kendi fenomenide dahil; algisi ve bilgisi ile kendi adina ortaya koyar. Iste bu ortaya koyum, insanoglu disinda kalan hic bir fenomeni ilgilendirmez. Cunku insanoglu fenomeninin algi ve bilgisi kendi turu icindir, baska canli turlerinin de algilari ve bilgileri kendileri icindir. Ortada ortak bir dialog yoktur. Bizlerin de uyesi oldugu insanoglu monologunun hem kendi hem de algiladigi her fenomeni ortaya bilgi olarak koymasi vardir. Bu da fenomenin kendisi degil; gozleminin dile gelisidir ve dile getiren de insanoglu fenomenidsir.

Yukaridaki paragrafta karsi ciktiginiz kisim neresidir? neden karsi cikarsiniz? ve yerine ne oneriyorsunuz?
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
insanoğlu yalnız bir fenomen değil bir varlıktır.....ve onun algısı/ ya da algısızlığı, varlığın varolup olmadığı konusundaki hakikati değiştiremez.... siz , evrenin ,yalnız içinde insanoğlu varolduğu sürece ve varolduğu oranda, varolduğunu iddia ediyorsunuz... benim açımdan bunun bırakın kabul edilmesini, tartışılabilir bir yanı bile yoktur... size sonuç olarak solipsizme sürüklenirsiniz derken, haksız mıyım....
 

Yeni Konular

Üst