Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

"Kilitlemek/Kilitlenmek" Ne Demek?

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 8,347

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
sürekli insanoğlu ortaya koyumundan söz ediyorsunuz ama , önceki tartışmalarımız da dahil, defalarca bu ortaya koyumun keyfi olmadığı/olamayacağı, varlığın kendisine bağlı olduğu konusundaki itirazımı -con ahmet'in devri daim makinasını hatırlayın- ,görmezden geliyorsunuz....
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
insanoğlu yalnız bir fenomen değil bir varlıktır.....ve onun algısı/ ya da algısızlığı, varlığın varolup olmadığı konusundaki hakikati değiştiremez.... siz , evrenin ,yalnız içinde insanoğlu varolduğu sürece ve varolduğu oranda, varolduğunu iddia ediyorsunuz... benim açımdan bunun bırakın kabul edilmesini, tartışılabilir bir yanı bile yoktur... size sonuç olarak solipsizme sürüklenirsiniz derken, haksız mıyım....

Hayir ben dediginizi demiyorum. Peki ortak kavram adina ben de varligi kullanayim. Insanoglu da bir varliktir, yalniz bizlerin de uyesi oldugu insanoglu varligi, kendi varligi dahil; kendisine yansi ve gozlem veren her varligi kendi bilgi ve algisi ile ortaya koyar. Diger varliklardan cansizlarin boyle bir kendine ait bilgi ve algisi yoktur. Olan canlilarin ise bilgi ve algisi kendi turu bunyesindedir ve arada dialog yoktur. Iste bu nedenden insanoglu kendi varligi dahil, kendsi adina ortaya koydugu diger varliklarin, ne bu ortaya koyumdan birhaberi vardir, ne de insanoglu algi ve bilgisine sahiptirler. Dolayisiyle de bu ortaya koyumda yansi ve gozlem vermekten baska bir rolleri yoktur.

Iste buradaki insanoglu monologunun asil sorunu kendi bunyesindedir. Cunku insanoglu bunyesinde "sen busun" dendiginde bunu algilayan insanoglu kendi bunyesinde tartismaya girer. Dolayisiyle tartisma ve her turlu farkli algi ve bilgi insanoglu varligi bunyesindedir. Insanoglu ortaya koydugu diger varliklar ile tartismaz ve tartisamaz. Cunku ortak bir dialog yoktur, sadece insanoglu varligi tarafli ve tek yonlu bir monolog vardir.
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
ben sizin varlık ve bilgi anlayışınızı, sofistlerden başlatıp, kant'ın 'kendinde şey' inden, bilinemezciliğe ve oradan öznel idealizme ve berkeleycilik dolayısıyla solipsizme bağlıyorum...en son analizde solipsist bir yaklaşım içinde olmaktan kurtulamazsınız... ve bunları size hakaret filan anlamında değil, tespit amaçlı söylüyorum... açık ve net... sizin anlayışınız solipsizme gider....
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
sürekli insanoğlu ortaya koyumundan söz ediyorsunuz ama , önceki tartışmalarımız da dahil, defalarca bu ortaya koyumun keyfi olmadığı/olamayacağı, varlığın kendisine bağlı olduğu konusundaki itirazımı -con ahmet'in devri daim makinasını hatırlayın- ,görmezden geliyorsunuz....

Ortaya koyumun keyfi olup olmamasinin ortaya koyum ile ilgisi ne?

Eger keyfi olarak bir ortaya koyum degerlendirilecekse, bu gozlem vermeyen ve olgu olmayan ortaya koyumlardir. Yani bilimsel olmayan ve tartisilan, etik, metafizik, ideolojik, inancsal ortaya koyumlardir. Yani metafizigin varliksal degil de, fizik otesi anlamindaki ortaya koyumlar. Cunku bunlarin bilimsel tabani yoktur ve insanoglu kendi ortaya koyar kendi dogrular ve inanir, dogrulamayan inanmayan insanoglunla da tartisir.
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
beni anlamak istemediğinize inanmak istemediğim için bir daha cevap veriyorum: insanoğlu varlığa keyfi olarak ''sen busun'' diyemez...derse, dediği şey, hakikat olmaz yani, gerçeği yansıtmaz....
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
ben sizin varlık ve bilgi anlayışınızı, sofistlerden başlatıp, kant'ın 'kendinde şey' inden, bilinemezciliğe ve oradan öznel idealizme ve berkeleycilik dolayısıyla solipsizme bağlıyorum...en son analizde solipsist bir yaklaşım içinde olmaktan kurtulamazsınız... ve bunları size hakaret filan anlamında değil, tespit amaçlı söylüyorum... açık ve net... sizin anlayışınız solipsizme gider....

Varligi kabul eden sizin metafizik alginiza gore idealist v e berkeley'ci olamaz. Ben hem bilimsel varligin gozleminden hem de felsefi insanoglu varligindan bahsediyorum. Buradaki idealizm nerede?

Yani insanoglunun varliginin beyin varliginin fonksiyonu olan numenal yetisinin fenomenumenal ve numenofenomenal kavrami.
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
beni anlamak istemediğinize inanmak istemediğim için bir daha cevap veriyorum: insanoğlu varlığa keyfi olarak ''sen busun'' diyemez...derse, dediği şey, hakikat olmaz yani, gerçeği yansıtmaz....

Iyi de bunun konu ile ilgisi ne. Keyfi demez de, gozlem ve akil ile der. Ne degisti? Insanoglu disinda bu ortaya koyumu degerlendirecek baska bir guc varlik var mi?, var mi bir insanoglu turune alternatif?

Ayrica gercegi yansitan nedir?, insanoglu bilimsel olarak gercegi degil; olguyu, fact ortaya koyar. Diger tum ortaya konanlar ya akilsal teori, ideoloji, inanc v.s. dir; ya da ortaya atilmis aklin urunu olan somutlasmis, sistemlesmis kurumsallasmis somutlardir. Var mi baska birsey?
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
felsefe tümüyle bilimlerle örtüşmez...ve zaten kendisinin bir bilim olmayışı, konusu, yöntemi, alanı ve kapsamı açısından bilimlerden ayrılmasıyla belirlenir... felsefe sürekli olarak bilimsellik ölçütüne vurulamaz -hoş siz bunu da yanlış yapıyorsunuz ama neyse- felsefenin ana sorunları, bilimin konusu değildir/olamaz...
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
Varligi kabul eden sizin metafizik alginiza gore idealist v e berkeley'ci olamaz. Ben hem bilimsel varligin gozleminden hem de felsefi insanoglu varligindan bahsediyorum. Buradaki idealizm nerede?

Yani insanoglunun varliginin beyin varliginin fonksiyonu olan numenal yetisinin fenomenumenal ve numenofenomenal kavrami.

buradaki idealizm ve hatta öznel idealizm,varlığı onu algılayan insan bilincine bağlamaktadır... siz, kabul etmek gerekir ki bu bağlamayı çok ustaca yapıyorsunuz...
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
felsefe tümüyle bilimlerle örtüşmez...ve zaten kendisinin bir bilim olmayışı, konusu, yöntemi, alanı ve kapsamı açısından bilimlerden ayrılmasıyla belirlenir... felsefe sürekli olarak bilimsellik ölçütüne vurulamaz -hoş siz bunu da yanlış yapıyorsunuz ama neyse- felsefenin ana sorunları, bilimin konusu değildir/olamaz...

Bakin ayni yerde donuyorsunuz. Insanoglu bilgisi tabiki sadece bilimsel degildir, dilsel, felsefi, inancsal, ideolojik, etik, metafizik, her turlu fizik ustu, dunya otesi, doga ustu v.s.

Siz neyi tartisiyorsunuz, bilimselligi mi, bilgiyi mi?

Ama once bunlari ortaya koyan insanoglu disinda baska bir alternatif guc ya da tur var mi? onu soyleyin. Konu zaten felsefe bilim degil. Bunlar insanoglunun ortaya koyumu. Konu insanoglundan baska epistemolojik olarak ortaya koyan bir guc/tur var mi? var mi bir alternatif?

Konu bu. Gerisi zaten insanoglunun ortaya koyumu ve ne oldugunun tartismasi.

Yani ortaya koyumdan once ortaya koyan da hem fikir miyiz? Cunku insanoglu hem ortaya koyan, hem ortaya koyulan hem de ortaya koyumun yon ve yontemini cesitlerini belirleyendir, yani dili, felsefeyi, bilimi v.s.
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
buradaki idealizm ve hatta öznel idealizm,varlığı onu algılayan insan bilincine bağlamaktadır... siz, kabul etmek gerekir ki bu bağlamayı çok ustaca yapıyorsunuz...

Dedigim gibi ufkunuz metafizigin varlik disina cikamiyor. Ama size soyluyorum, varlik olan insanogludur. Nerede idealizm?
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
kantın kavramlarını fenomen/numen çok fazla benimsediğiniz anlaşılıyor ama g.w.f.hegel geist fenomenolojisiyle idealizmin ve bir bakıma gerçek felsefenin kendisinden sonra onu olanaksız kılacak kadar, zirvesine çıkmış ve o 'ding an sich' in aslında bizim şey olduğunu çoktan göstermişti.... bir öneri:bilgi kuramı anlayışınızı gözden geçirin...
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
kantın kavramlarını fenomen/numen çok fazla benimsediğiniz anlaşılıyor ama g.w.f.hegel geist fenomenolojisiyle idealizmin ve bir bakıma gerçek felsefenin kendisinden sonra onu olanaksız kılacak kadar, zirvesine çıkmış ve o 'ding an sich' in aslında bizim şey olduğunu çoktan göstermişti.... bir öneri:bilgi kuramı anlayışınızı gözden geçirin...

Tamam bakin biraktik onlari varliktan bahsediyoruz. Varlik olan insanogludur ve insanoglu gercek bir varliktir ve ayni zamanda insanoglu turunun biri olan da bolunmez bir butun olarak mustakil var olan birt varliktir.

Buyrun simdi idealizmden bahsedin. Yukaridaki cumlede idealizm nerede?
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
Dedigim gibi ufkunuz metafizigin varlik disina cikamiyor. Ama size soyluyorum, varlik olan insanogludur. Nerede idealizm?

ufkumun, metafizik varlık kavramı dışına çıkamadığı değil de, felsefenin ana sorunu olan, varlık sorununu aşamadığımızı belirtmeniz... benim için daha kabul edilir olurdu....
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
ufkumun, metafizik varlık kavramı dışına çıkamadığı değil de, felsefenin ana sorunu olan, varlık sorununu aşamadığımızı belirtmeniz... benim için daha kabul edilir olurdu....

Tamam iste bende epistemolojiyi biraktim, sizin ile ontolojik olarak varligi tartisiyorum ve diyorum ki; gercek varlik insanogludur ve bu insanoglunun bolunmez butunu olan biri de mustakil var olan varliktir.

Buyrun buradaki idealizmi gosterin.

Ayrica bilimin bilimselligi de varlik sorununu asmiyor, fenomen dedigi varligin gozlemini dile getiriyor.
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
varlık olan yalnız insan olmadığı gibi, -çünkü kendisi bütün azametine rağmen, varolabilmek için, kendisinden önce bir çok varlığa gereksinim duyar- kendi dışındaki varlığı kavrayıp / ifade etmekten başka diğer varlıklara bir üstünlüğü yoktur...varoluşu kendinden önceki varlıklara bağlıdır ve buradaki -öncekilik- yalnızca zamansal değil, aynı zamanda kökenseldir....
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
varlık olan yalnız insan olmadığı gibi, -çünkü kendisi bütün azametine rağmen, varolabilmek için, kendisinden önce bir çok varlığa gereksinim duyar- kendi dışındaki varlığı kavrayıp / ifade etmekten başka diğer varlıklara bir üstünlüğü yoktur...varoluşu kendinden önceki varlıklara bağlıdır ve buradaki -öncekilik- yalnızca zamansal değil, aynı zamanda kökenseldir....

Bakin ayni yere geliyoruz. Buraya gelmeden once siz benim idealizmimi gosterin. Diger varliklari ayrica biz insanoglu varligi olarak tartisiriz. Cunku onlar maalesef tartismaya katilacak insanoglu algi ve bilgisine sahip degiller.

Ayrica ben bir ustunlukten degil; insanoglu faktorunun ve varliginin bildirici, belirtici ortaya koyucu faktor oldugundan bahsediyorum. Yani kendi varligi dahil, tum varliklari ortaya koyan insanoglu monologudur. Bu bir ustunluk degil; insanoglu faktorunun bildirici, belirtici belirleyici rolu ve faktoru oldugudur.
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
''gerçek varlık insanoğludur'' demek, insanı diğer varlıklardan ayırarak tek başına varlık olarak belirlemek olduğundan, örtük olarak, insan bilincinin gerçek varlık olduğunu öne sürmektir ve bu yalnız idealizm değil, aynı zamanda su katılmamış, öznel idealizmdir....
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
'' gerçek varlık insanoğludur '' diyerek, aslında insan bilincini kasdettiğinizi, ikimiz de biliyoruz... bu yüzden solipsizme gidersiniz diyorum....
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
'' gerçek varlık insanoğludur '' diyerek, aslında insan bilincini kasdettiğinizi, ikimiz de biliyoruz... bu yüzden solipsizme gidersiniz diyorum....

Bakin hala bir etiketleme pesindesiniz. Peki sorayim, neden solipsizm? Eger antropomorfizm derseniz, bunu bir temel ve koken olarak insanoglu temeli olarak algilayabilirim.

Bu konuda evrensel-insan zihniyeti basliginda acilmis baslik var.

Neden solipsizm?

Ayrica temelin constructive epistemoloji, yani yapilandirmaci epistemoloji oldugunu size acikladim. Hala neden baska etiketler ariyorsunuz?

Yapilandirmaci epistemolojinin ne oldugunu da bilimsel makaleler formundan bulabilirsiniz.
 

Yeni Konular

Üst