Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

maymun...

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 1,405

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
Maymun...




Size bir maymun öyküsü...

Bu Hindistan’da yaşayan bir maymun, bizimle ilgili değil...

Bizde maymun yok zaten...

Öküz, eşek daha çok...

*

Hintliler onun nadide bulunmaz bir maymun olduğunu düşündüler... Daha çok işe yarasın diye canlı yakalamak istediler...

Tek yakalama şekli vardı:

Bir hindistancevizinin üzerinden maymunun elinin zar zor gireceği kadar delik açıyorlardı avcılar... Cevizin içine maymunun en ilgisini çeken ve en sevdiği yiyecekten bir avuç kadar koyuyorlardı...

*

Maymun gelip cevizin içine elini sokuyor, sevdiği yiyeceği avucuna alıyor, ama eli yumruk şekline girdiği için delikten çıkmıyordu...

Avucunu asla açmıyordu...

Cevizle birlikte kaçmak istiyordu o zaman...

Ama cevizi ağaca bağlamışlardı...

Kaçamıyordu da...

*

Böylece yakalanan maymunlar artık onu kullanmak isteyen insanların esiriydi dünya pazarlarında...

Dünya milletleri ona bakıp bakıp gülüyorlardı...

O üstün ırk, soytarısı olmuştu el âlemin...

*

Neydi maymunu esir eden?..

Yumruk olan eli mi?..

Ceviz mi?..

İçindeki yiyecek mi?..

Cevizi ağaca bağlayan ip mi?..

Hiçbirisiydi aslında...

*

Onu tutsak eden, bir kez avucuna aldığı beleş yiyecekten vazgeçmesini engelleyen o lanet duyguydu...

Böyledir bu çünkü...

Bir kez avucunda hissettin mi avantayı...

Bırakmak istemezsin...

*

Eminim o yiyeceğin, maymun açısından nasıl bir vazgeçilmez ve çekici şey olduğunu çok merak ettiniz...

Hintliler cevizin içine herhalde gıda yardım paketi koyacak değiller...

Kömür, nohut...

Makarna...

Ya da üçlü kanepe, çocuk başına altın falan...

*

Sonunda...

Sonunda maymun bir lokma beleş için tutsaktır artık...

Ormanların o yerinde duramaz, özgür, cin gibi akıllı canlısı, eline bir lokma avanta koyan avcının esiridir...

Ve avcının malı...

O ne isterse...

Doğrusu; soytarısı olmuştur bir avuç beleşin
(b.c. cumhuriyet)
 
P

Pyramos

Ziyaretçi
Muhtaç insanların yaşam koşulları gerçeğini /dünyalarını bilmeden/anlayamadan gazete köşelerinde cilali yorum yapmakta maymunluk bana göre. Psikolojik olarak değişmez bir kural vardır;aç insan seçim yapamaz. bu kadar basit ! onların aslında yapmadıkları bu seçime böyle iğrenç benzetmeler yapanlar bu iktidarın nasıl %50 oy aldığını anlayamayacakları gibi bu oyun alınmasına gene anlayamadan katkıda bulunurlar.
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
maymun topluluklarının hiç birinde "sokak çocuğu" olarak tanımlanan kategoriye rastlanmıyor; insan türünde ise "sokak çocuğu"ndan geçilmiyor. soyolojik olarak bakıldığında hangi kategori daha soyal?
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
maymun topluluklarının hiç birinde "sokak çocuğu" olarak tanımlanan kategoriye rastlanmıyor; insan türünde ise "sokak çocuğu"ndan geçilmiyor. soyolojik olarak bakıldığında hangi kategori daha soyal?

hangi açıdan bakılırsa bakılsın, kuşkusuz insan kategorisi daha sosyal bir varlıktır... bununla birlikte, kapitalizmin insanın sosyal bağlarını kırdığı, onu kendi türünün (ve hatta giderek kendi ailesinin) diğer üyelerine, deyim yerindeyse 'düşman' ettiği ve böylelikle de sosyalleşme sürecinde insanı, maymundan daha geri bir noktaya düşürdüğü de ortadadır... kapitalizm öncesi sosyoekonomik formasyonlarda, ( daha doğrusu 19. yüz yılın ikinci yarısına kadar) sokak çocukları probleminin var olmayışı bu düşüncemin temel dayanağıdır...
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
Muhtaç insanların yaşam koşulları gerçeğini /dünyalarını bilmeden/anlayamadan gazete köşelerinde cilali yorum yapmakta maymunluk bana göre. Psikolojik olarak değişmez bir kural vardır;aç insan seçim yapamaz. bu kadar basit ! onların aslında yapmadıkları bu seçime böyle iğrenç benzetmeler yapanlar bu iktidarın nasıl %50 oy aldığını anlayamayacakları gibi bu oyun alınmasına gene anlayamadan katkıda bulunurlar.

acaba... tam bir paralellik taşıyan bu çok yerinde benzetmeyi, maymunluk olarak nitelemek de bir tür 'maymunluk' ya da 'maymunluğa soyunmak' olabilir mi...?... ekonomik olarak biraz zorluğa düşen insan, her türlü değerini pazara çıkarıp satmaya hazır mı olmalıdır...?... çanakkale'de 150 gr. tayın ve bir avuç kuru üzümle, dört gün dört gece aralıksız savaştık mı, savaşmadık mı... üstelik, susuz, tütünsüz ve uykusuz... özgürlük ve bağımsızlık için, yani değerlerimizi satmamak adına, sevr 'barışını' yırtıp atarak, düvel-i muazzamaya (ki kendileri emperyalizmin ağa babaları olurlar) meydan okuduğumuzda çok mu zengindik... acıkanların ilk yapmaları gereken şey, onurlarını satmak mı olmalıdır; ya da tersinden soralım, değerlerini satanların, karınları doymuş olur mu... vs... insanın sefaleti, 'sefilliğin' mazur gösterilmesiyle aşılabilir mi...
 

Yeni Konular

Üst