Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

sahiplenme...

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 2,084

sewal35

Yeni Üye
Katılım
26 Mar 2010
Mesajlar
31
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
30
arkadaşımın bir sorunu varmış bugün bana söyledi ve yardım istedi bende sizle paylaşmak istedim...

onda bir sahiplenme duygusu var.ve bunu beni ve diğer arkadaşlarımıda çok rahatsız eden bir konuydu.meğersem ailesi uzun zamandır kavga ediyormuş ve onları kaybetmekten korktuğu için sahiplenme duygusu şekillenmiş onda.ve bu hayatınıda olumsuz etkiliyor.bundan kurtulmak için ne yapmalı??
 

cogito

Yeni Üye
Katılım
30 Ocak 2010
Mesajlar
198
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
47
Erich Fromm'un Sahip Olmak Ya da Olmak kitabını okumalı. Kesinlikle iyi gelecektir.
 

efefel

Yeni Üye
Katılım
13 Şub 2010
Mesajlar
202
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
41
bu tür olaylarda heleki genç birinden bahsediyoruz,kesinlikle uzmana danışmadan yanayım.
psikolok yada psikiatristye gidip danışmak çok zor olmamalı.aşmalıyız artık onlara gidenler delidir kalıbını.
siz arkadaşları ona bişekilde durumu izah edip,uzman yardımının rahatlatıcı olacağını ve rahatsızlıkla geçen süreyi kısaltacağını önerebilirsiniz.
 

sewal35

Yeni Üye
Katılım
26 Mar 2010
Mesajlar
31
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
30
çok teşekkür ederim umarım onun işine yarayacaktır... ama bana insanın bu tür davranışlarının-tabi o bunları hata olarak görüyor-başkalarında dayandırması bağlaması yanlış diye düşünüyorum...
 

cogito

Yeni Üye
Katılım
30 Ocak 2010
Mesajlar
198
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
47
Günümüz insanı artık kendisini ancak sahip olduklarıyla tanımlayabiliyor. Mesleğiyle, medeni haliyle, çocuklarıyla, tuttuğu takımla, savunduğu ideolojiyle, memleketiyle....vs. Evet bütün bunlar kişinin parçasıdır. Onun özellikleridir fakat kişi bunlara sahip değildir.Erich Fromm Sahip olmal ya da olmak isimli kitabında fotoğraf çekmenin bile bir sahip olma arzusu olduğunu savunuyor.
 

phi

Felsefe.net
Yeni Üye
Katılım
13 May 2008
Mesajlar
1,906
Tepkime puanı
174
Puanları
63
Günümüz insanı artık kendisini ancak sahip olduklarıyla tanımlayabiliyor. Mesleğiyle, medeni haliyle, çocuklarıyla, tuttuğu takımla, savunduğu ideolojiyle, memleketiyle....vs. Evet bütün bunlar kişinin parçasıdır. Onun özellikleridir fakat kişi bunlara sahip değildir.Erich Fromm Sahip olmal ya da olmak isimli kitabında fotoğraf çekmenin bile bir sahip olma arzusu olduğunu savunuyor.


Islam inancinda kisinin bu dunyada sahip olduklarinin aslinda gecici ve yegane sahibinin Allah'in oldugu vurgusu vardir. Bu ayni goruse farkli pencerelerden bakmak gibi birsey sanirim? Yada bir gorus digerinden odunc mu almis acaba savundugu seyi?
 

cogito

Yeni Üye
Katılım
30 Ocak 2010
Mesajlar
198
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
47
Fromm' un kitabında anlatılmak istenen biraz da şu aslında; mesela doğası güzel bir yere gidersin ve bir yığın fotoğraf çekersin çünkü sahip olmak arzun vardır fotoğraf çekmekten belki de o güzelliği yaşayamazsın bile. Ve yıllar sonra gittiğin gezdiğin yerden aklında kalanlar sadece çektiğin fotoğraflar olur. Oysa ki fotoğraflamasan hafızanı zorlayıp belki de çok daha fazla şey hatırlayacaksın orayla ilgili.Örneğin bir kitabı okurken bazı yerlerin altını çizmek onun da sahip olma arzusundan kaynaklandığı vurgulanıyor.
Takım tutabilirim bir ideolojiyi savunabilirim fakat onlara sahip değilim. Önemli olan sahip olmak değil olmaktır.Burada sanırım üzerinde durulan biraz da öz kavramı. Sahip olunanları kaybettikten sonra geriye kalan şey.
 

phi

Felsefe.net
Yeni Üye
Katılım
13 May 2008
Mesajlar
1,906
Tepkime puanı
174
Puanları
63
Bu hususta hikaye vardir. Koc sanirim vefat etmeden once ogluna vasiyet eder ve der ki sana iki adet mektup birakiyorum. Birini mezara koymadan once oku, digerini beni topraga gomduklerinden sonra. Koc vefat eder. Oglu mektubu acar ve mektupta; ''Oglum imama rica et, beni mezara koyduklarinda ayagima corap gecirsinler" diye. Tabii oglu sasirir koskoca Koc boyle bir vasiyeti neden yazsin. Neyse zamani gelir gomecekler, oglu der ki babamin vasiyetidir ayagina corap gecirelim. Imam ya olur mu oyle sey usulu budur, bu sekilde olmali der. Islemler bittikten sonra ikinci mektubu acar. Mektupta "Gordun mu oglum, koskoca Koc bir suru mali var, param var ama ayagima bir corap geciremedin."

Benim uzerinde durmak istedigim sahip olmada bu idi. Tabii cok cok uzun zaman once babamdan duymustum bu hikayeyi. Yanlislari eksiklikleri fazlaliklari vardir ama temasi bu yani.
 

cogito

Yeni Üye
Katılım
30 Ocak 2010
Mesajlar
198
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
47
Dinlerin tabiki doğru olarak değindiği hususlar var. Erich Fromm kapitalizm karşıtıdır ve sahiplenme duygusu ile kapitalist sistem arasında bağlantı kurmuş. Çünkü kapitalist sistemde ancak sahip olduklarınla kendini tanımlayabiliyor ve ötekilerin karşısında da sahip olduklarınla tanımlanabiliyorsun.
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
korkulara yenik düşmek; korkunun korkusudur ve korkulan yitirilir; o zaman yapılması gereken, korkunun üzerine gitmektir; kaybetmekten korkmak kaybetmektir. sahiplenmek hem korumayı, hem korunan olgu üzerinde egemen olmayı ve hem de öteki olarak ad-edilene uzak durmayı emreden bir iktidar olma durumudur. tüm sahiplenmelerin özünde ego vardır ve hepsi de şiddet olmadan ayakta duramazlar. sahiplenme ile dayanışmayı kesinlikle karıştırmamak gerekir. birinde eşit olmayan diğerinde eşit olan bir ilişki vardır. tüm iktidar türleri şiddet ile ayakta kalabilirler.

sahiplenmeyi yenmek için içimizdeki iktidar egosunu yenmek zorundayız...
 

Objectivity

Kahin
Onursal Üye
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
4,763
Tepkime puanı
319
Puanları
83
Sahiplenme çocukluktan başlar ve kişinin benliğini büyütür. Kişi sahiplendikleri ile kimliğini oluşturur. Benlik kadim öğretilerde ve İslamiyette "nefs"e karşılık gelir ve Yunus der ki; "kaldır kendini aradan, çıksın ortaya Yaradan" Benlik arındırılması gereken bir olgudur.
 

ihaveanidea

Yeni Üye
Katılım
25 Ocak 2017
Mesajlar
848
Tepkime puanı
8
Puanları
18
İnsanların duyguları birbirine sıkı sıkıya bağlıdır ve nedensellik gösterir.

Öncelikle sahiplenmenin altındaki sebebin güvensizlik olduğunu görebilmek gerekir.Tamamıyla senin olduğunu bildiğin bir şeyi belirgin şekilde sahiplenmezsin çünkü insanlar ne yaparsa yapsın o senindir.

Diğer olabilecek nedense güdülenmeden doğan kıskançlıktır.Kıskançlık bana göre çok garip bir duygudur.Çünkü duyguların kalitesini belirleyen miktarları olduğu halde ben çoğunluktan ayrılarak spesifik olarak kıskançlığın kalitesinde miktarın değil durumun olduğunu düşünüyorum.Çünkü durumun ne olduğu ve ne yapılması gerektiği düşünüldüğünde otomatik olarak kıskançlık miktarı optimize edilebilir.

Senin yardım istemenin üzerinden 7 yıl geçmiş ancak bu durumda olan diğer insanlara faydalı olabilir düşüncesiyle altına imzamı atarak mesajımı buraya bırakıyorum.
 

Yeni Konular

Üst