Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Subliminal Mesajlar

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 11,912

nilüfer

Yeni Üye
Katılım
29 Kas 2008
Mesajlar
246
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
35
Subliminal mesaj
Subliminal mesaj başka bir objenin içine gömülü olan bir işaret ya da mesajdır ve normal insan algısı limitlerinin altında kalmak, o anda farkedilmemek üzere tasarlanmıştır. Subliminal mesajlar insanın bilinçli dikkati tarafından farkedilemezler ancak bu mesajların insan bilinçaltını etkiledikleri ileri sürülmektedir. Subliminal teknikler reklamcılık ve propaganda alanlarında sıklıkla kullanılmaktadır. Bu tekniklerin amaçları, etkililiği, kulanım sıklığı konuları tartışmalıdır. ve şüphelidir.
Kaynak :Vikipedi



BİLİNCİ ÇALINAN TOPLUMLAR
Her ne kadar ülkemizde bilinmese de yabancı ülkelerde Subliminal mesaj kavramı birçok kişi tarafından bilinir. Subliminal mesajı kısaca "kişinin bilinçaltına gönderilen gizli mesaj" olarak tanımlayabiliriz. Kişinin bilinçaltına subliminal mesaj göndermenin bir çok yolu var. Bunları sesli,görsel ve yazı olarak aktarabiliriz. Bunlardan en çok kullanılanı dijital ses dosyalarına gömülen mesajlardır. Üzerinde oynanabilirliği ve işlenilmesi ve yayılması daha kolay olduğundan MP3 dosyaları gizli mesaj için biçilmiş kaftandır diyebiliriz. İnsan kulağı belirli frekans aralıklarındaki sesleri duyabilir. Ama çeşitli hayvanlar köpekler ve atlar örneğinde olduğu gibi bu sesler verilerek hayvanları çılgına çevirmek mümkün. Eğer siz bir müzik parçasını rahatça duyabiliyorsanız bu sizin duyabileceğiniz frekans aralığında olduğunu gösterir. İnsan beynini algısı ise daha düşük ya da daha yüksek frekansları algılayabilecek kapasitededir. Subliminal mesaj içeren bir MP3`ü kulağınızla dinlersiniz, ancak içindeki gizli mesajı beyniniz dinler. Bu esnada kulağınız hiçbir şey duymaz. Bu tür mesajlarında daha çok heavy metal müziklerde verildiği iddia edilmekte. Yine bu iddiaya göre de bu müziklerde satan (şeytan) kavramı çokça işleniyormuş. Subliminal mesaj göndermenin bir yolu da görüntülü mesajlaşmadır. Siz ekrana bakarken gözünüzün yalnızca "göz kırpma" hızında bir görüntü ekrana gelip kaybolur. Gözünüz hiçbir şey görmez ancak bilinçaltınız bu mesajı çoktan almıştır. Bir dönem sinemalarda bir kola firmasının ambleminin anlık olarak gelip kaybolduğunu savunan kişiler bazı iddialar ortaya attılar. Daha sonradan bu şirketin subliminal mesaj tekniği ile reklam yaptığı ortaya çıktı. Buda gizli reklam olarak çok defa kullanılmıştır.
GERÇEK GÖRMEDİKLERİMİZ Mİ?
Konunun uzmanlarına göre şu an Türkiye`de Kızılötesi ışınlar ve düşük frekanslı reklamlarla tüketiciye gizli propaganda yapılıyor. Bunu özellikle büyük markalar ticari kaygılar ile yapıyorlar. Büyük marketlerde insanlara alışveriş yapma isteği empoze edilmesinden tutunda terörist gösterilmek istenen kişiyi terörist olarak algılanmasına kadar tam bir yönlendirme yapmak mümkün bu teknoloji ile. Subliminal teknik anlamı ile insanın bilinç altını etkileyen, insanın duyu organlarının algısı dışında olan sesler ve görüntülerdir. 1964`te İngiltere, 1974`te ABD olmak üzere dünyadaki 55 ülke insanlarını bu tekniklere karşı korumaya almıştır. O zaman ortaya ciddi bir sorun çıkıyor. Subliminal teknikle insanlar etkileniyorsa, o zaman insanların doğal olarak kanun yapıcılar tarafından korunması gerekiyor. Subliminal mesajlar bir film seansında saliselik görüntüler halinde verilebildiği gibi afişlere de gizlenebiliyor. Ayrıca müzik de etkili bir araç. Hızlı müziğin insanları alışverişe yönlendirdiği söyleniyor. Hatta psikologların yaptığı bir deneyde çalan müziğin milliyetinin alışverişinde ülke tercihini değiştirebildiği tespit edilmiş durumda.siyasi arana da ise bu teknoloji çok fazlası ile kullanılıyor. Bu teknoloji ile bir siyasi parti rakip partiyi halkın gözünde kötü gösterebiliyor.
REKLAMCILIKDA ÇOK KULLANILINIYOR
Subliminal teknolojisi deyince akla ilk gelen reklamcılık sektörü oluyor. Elli beş ülkede yasaklandığını bildiğimiz bu teknoloji zihne onun izni olmadan ne düşüneceğini, nasıl bir karar vermesi gerektiğini öğretiyor. Bir çeşit hipnoz diyebiliriz belki bu teknolojiye. Mesela siz sinemada bir film seyrediyorsunuz ve filmin arasında birden canınız kola içmek istiyor. Bunu sizin o beylik keyfinizin karar verdiğini sanıyorsunuz ama olay o kadar masum değil ne yazık ki. Filmin ilk yarısında sizin beyninize filmi seyrederken gönderilen mesajlardan ötürü canınız buz gibi kolayı içmek istiyor. Size gidip kola içmenizi söyleyen bir hayalet var ortada yani. Sanırım bu teknolojiyi yani bilinci yönlendirmeyi konu alan filmler de - hem de Hollywood filmleri- olmuştur. Bunlardan biri de hem Amerika`nın simgesi olmuş hem de Amerika`yla dalga geçen Simsons isimli çizgi filmin bir bölümüydü. Çizgi filmin bahsettiğimiz bölümünde insanlar çok popüler olan bir şarkıyı dinliyorlar ve ardından da askere yazılıyorlardı. Şarkı televizyon kanallarında radyolarda sürekli çalıyordu. Ve dinlerken kişinin bilinçli bir şekilde algılamadığı ama zihnin idrak ettiği "savaş" fikri dinlenen kulaklarca benimseniyordu.
ÇOCUKLARDA HEDEF
Subliminal teknolojisi maalesef çizgi filmlerde, şarkılarda, reklam panolarında, filmlerde yasal olmayan bir şekilde kullanılıyor. Çocuklara sevgiyi kardeşliği öğütleyen masum - zannettiğimiz- çizgi filmlerin arasına pornografik resimler, şiddet unsuru içeren görüntüler bu teknolojiyle saklanıyor. Çocuğunuz fark etmeden o görüntüleri beynine konuk ediyor ve kişiliğinin oluştuğu o en önemli yaş dilimde (sıfır yedi yaş arası) bu görüntüler içeride hapis oluyor Artık sizi siz olun her gördüğünüz ve duyduğunuza çok dikkat edin.

Alıntı: Baki GÜNAY
 

nilüfer

Yeni Üye
Katılım
29 Kas 2008
Mesajlar
246
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
35
Bu yazıdaki gizli fikri bulunuz

Bugün Dünya Hipnotizma Günü. Terimin isim babası İskoç cerrah James Braid. Filmlerde daha çok köstekli saatler, geri saymalar ve bilinçaltı kodlamalarla karşımıza çıkan bu teknik bugün tedavi amacıyla da kullanılıyor. Bağımlılık terapisi bunların arasında en popüler olanı. Uyku haline benzediğinden olsa gerek bilinçsiz bir baygınlık hali olarak algılansa da yapılan araştırmalar deneklerin hipnozdakilerin dikkat ve algısının uyanık andaki kadar açık olduğunu ortaya koyuyor.
Bugünün ‘şerefine’ İngiliz hipnozcu Chris Hughes da bugün küresel bir hipnoz seansı gerçekleştiriyor. Çağın şanına uyarak internet üstünden hem de! Türkiye saatiyle 22:30’da başlayacak seans için Facebook ve Twitter’dan socialtrance.com adresine kaydolmak yeterli. O saatte sakin bir ortamda kulaklığınızı takıp siteye bağlanarak dünyanın en kitlesel hipnoz seansına siz de katılabilirsiniz. Hughes’un amacı tahmin edeceğiniz gibi Guiness Rekorlar Kitabı’na girmek.
İnternetin yeni ana akımı haline gelen sosyal ağlardaki ilginç yaklaşımlarda hipnoz kesinlikle üst sınır değil. Geçtiğimiz yıl ayrı bir Britanya sakini Jayne Wallace, Tweance kodlu Twitter hesabında ilk ruh çağırma seansını gerçekleştirdi. Çağırdığı ünlü kişilerin ruhuna takipçilerinin sorularını yöneltti ve cevapları yine Twitter üstünden verdi (sahte hesaptan sonra hortlak hesap!). 2009’un Farrah Fawcett, Michael Jackson ve David Carradine gibi uzayıp giden kayıplarını düşününce Wallace’ın çağrı listesinde hiç boşluk olmadığını tahmin edebilirsiniz.
Ruh çağırma gibi psişik konulardan hipnoza dönersek, seslerini duyurmayı pek başaramayan dağınık bir kitleyse benzer bir yöntemi farklı şekilde ‘dayatan’ subliminal mesajlara kafayı takmış durumda. Subliminal kavramını farketmeden bilinçaltımız tarafından algılanan mesajlar olarak açıklayabiliriz. En popüler örneklerinden birini şahit olduğu bir kilise baskınının ardından bulduğu gözlükler sayesinde hayatı değişen bir inşaat işçisinin öyküsünün işlendiği John Carpenter imzalı ‘They Live’ filminde görmüştük. Sıradan gibi görünen bu gözlükleri takınca dünyanın aslında insan görünümlü uzaylılar tarafından ele geçirildiğini ve televizyondan reklam panolarına kadar her yayın ve yerin subliminal mesajlarla dolu olduğu ortaya çıkıyordu. Uzaylıların insanlara yönelik en genel teması şu sıralar çoklarının Okan Bayülgen’in program jeneriğinden aşina olduğu ‘obey’ ve ‘consume’ idi ( ).
Bu yöntemin Las Vegas’taki kumarhanelerde de sıkça kullanıldığı rivayet edilir. Otel lobilerinde ve salonlarda çalan müziğin fonunda ayırt edilemez bir tonda ‘kumar oyna’, ‘para harca’, ‘boşver’ gibi mesajların fısıldandığı söylenir.
Subliminal mesajlar konusundaki deneyler de ilginç bir şekilde hep tüketim odaklı mesajlar üstünde yoğunlaşmıştır. Bu deneylerden birinde Johan Karremans iki farklı ekran önündeki iki deneğe de aynı sıradan görüntüler gösterilir. Ancak bir ekranda sürekli sadece 24 milisaniye kalan ‘Lipton Ice’ yazısı belirir. Görüntü bittiğinde sloganla bombardıman edilen denek susadığını söyler. Ne içmek istediği soruluncaysa Lipton Ice Tea cevabı verir. Sebebini bilmemektedir. İşin güzelliği de budur zaten.
Subliminal mesajlar kulağın duyması, gözün görmesine rağmen bilince iletemediği, doğrudan bilinçaltına etki eden bir yapıya sahip.
Ekranda bir anda yanıp sönen, okuyamadığınızı sandığınız bir mesajı beyin algılıyor ve bir yerlere kaydediyor. Üstelik aynı şey ses için de geçerli...
Özellikle 60 ve 70’li yılların şarkılarında sıkça rastlanan garip sesler 80 sonrası bilgisayar teknolojisinin de yardımıyla incelendiğinde çoğunda subliminal mesajlar ortaya çıktı. O dönemin kısıtlı teknolojisinden dolayı kullanılan yöntem kaydedilen cümlelerin tersten çalınarak şarkıya karıştırılmasından ibaretti (Mesajlarsa genellikle içki içme, uyuşturucu kullanma, cinayet işleme, intihar etme temalarına sahipti).
Bunu kim anlar diyorsanız 1970’lerde yapılan bir deneyde bu şekilde yerleştirilmiş seslerin neredeyse tamamını beynin kendi anladığı bir dilde olup olmadığını, soru içerip içermediğini anladığı ortaya çıkmış (getir.net/slg ). Bilinçaltına nelerin yansıdığını kim bilir?
Lanetlenmiş hatta kimi ülkelerde yasaklanmış bir yöntem olsa da subliminal mesajlar bugün pek çok alanda kullanılıyor. Popüler kültürdeki kimi örnekleri getir.net/sli adresinde bulabilirsiniz. Politikadaki ilginç kullanımlarından biri 2000 yılında George W. Bush’un başkanlık seçimlerinde gerçekleşmişti. Kampanyaya ait TV reklamlarında ‘bureaucrats’ (bürokratlar) yazısını çok kısa bir süre ekrana getirirken hemen ardındaki kare yazının fareler anlamına gelen ‘rats’ kısmını vurguluyordu.
Bugün 22:30’da hipnoza yatarken iyi düşünün de sabaha şifreli cümleyi duymayı ya da okumayı bekleyen bir canlı bomba olarak uyanmayın!
Ve bundan böyle bir şey izlerken, dinlerken, web sayfalarında dolanırken gözünüzü dört açın. Ya da en iyisi ‘kapatın’!

M. SERDAR KUZULOĞLU
 

fides

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,694
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Subliminal

03.jpg


04.jpg


05.jpg


06.jpg


010.jpg


011.jpg


031.jpg



Finger.02.jpg




WoodChips.01.jpg



WoodChips.02.jpg
 

Feylesof TeCe

Yeni Üye
Katılım
31 Ara 2010
Mesajlar
926
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
32
Ciddi ve önemli bir konu ben de bir kaç resim buldum...

12694.JPG


subliminal-advertising_160278.jpg


11.jpg


medya-bakis-acisi.jpg


Heineken+Subliminal+Message.jpg


223425_164696380257364_160485844011751_414296_5905240_n.jpg
 

glsezinrs

Yeni Üye
Katılım
12 Ara 2010
Mesajlar
1,358
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
64
Neden?Bu mesajlar neyin peşindeler?İnsan türü yok olmak üzere mi, habire sexe dair göndermeler var?Hiç anlayamıyorum...*🙂
 

mavi su

Yeni Üye
Katılım
13 Eki 2011
Mesajlar
18
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
72
Magnum reklamlarını düşünün, büskuvi reklamlarını, yiyecekle ilgili her türlü reklamın ağızla ilişkilendirilmesi tesadüf müdür? Özellikle “bi biskrem versem!” hatırlayın. Karşınızda bi biskrem uğruna ayağındaki ayakkabıyı vermeye hazır bir kadın var.

Reklamcıların bu reklamları çok bilerek yaptıklarına hiç kuşku yok. Hangimizin bebekliğin hangi döneminde takılı kaldığını kim bilebilir? (oral, anal, fallik vs. dönemlerine) Nesne ilişkileri teorisi, psikanaliz ekollerinin en önemlilerinden biridir. Hiç kuşku yok ki reklamcılar bu konuyu eni konu kullanmaktadırlar. Cinsellik, daima sattırır. Salt cinsellik mi?

Öncellikle Reklam olgusunun batı kültürünün bir ürünü olduğunu hatırlamakta yarar var. Bu pencereden bakarsak daha iyi değerlendirebileceğimizi sanıyorum.

Bir çamaşır makinası reklamı hatırlıyorum. Anne ve oğul, çamaşır makinasının önünde diz çökmüşler, makinanın kapağından içeri bakıyorlar. Son derece masum görünen bu reklam da bir kaç unsur hemen dikkatimi çekmişti. Çamaşır makinası, 10-15 cm.lik çam renkli bir tahta ile çerçevelenmiş, anne ve çocuk onun önünde diz çökmüş. Bu sarı çerçeve, Meryem ana ya da azizlerin başlarındaki parlak ışıklı kutsallık haresinin göstergesi olarak çıkmakta karşımıza. Ve tıpkı azizlerin önünde diz çökülmesi gibi, çamaşır makinası önünde diz çökmüş bir anne ve çocuk. Kutsal üçlü birlik tamamlanmış. Çamaşır makinasının ululaştırılması yani sublimasyonuna çok iyi bir örnektir bu reklam. İçine bakılan boşluk, uzaya ve bilinmezliğe açılan bir ağız, ve adeta tanrısallık ifadesi vermektedir çamaşır makinasına. Tapınılacak bir nesne. Onsuz yapamıyacağımız kadar kutsal.

Deterjan reklamlarına bakın. Kir kolay çıkarılamayan bir tözdür. Yağ lekeleri özellikle vurgulanır. Hiç kuşkusuz yağ, kutsal kitapta ya da Doğu’da olduğu gibi çoğul olarak yağlar diye adlandırılır. Kir yüzeyden sökülemez, kolay kolay koparılamaz, derinlemesine temizlenmesi, derinlemesine arıtılması, derinlemesine arındırılması gerekir. Çamaşır suya dalar, suya gömülür, suya batar ve arınır. Bu arınmayı sağlayan ise deterjandır. Kısaca ne pahasına olursa olsun bir yenilenme, güzelliğin ve tazeliğin çiçeklenmesi adeta vaftiz edilmekle eşdeğerdedir. Vaftiz gibi, yepyeni bir yaşama başlanıldığını, resmî bir şekilde dile getiren sembolik bir hareket gibi sunar. Bunu sağlayan deterjandır. Deterjan olmadan olmaz bu durumda. Mutlaka beyazın da beyazına ulaşmak zorunludur. Çünkü kir bilinçaltına bir günah gibi işlenir🙂
 

fides

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,694
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Talha, asker resminde subliminal mesaj mı var nerde?Ben 25.kareyi(subliminal) göremedim.O fotoğrafta sadece bakış açısıyla ilgi.Kes-yapıştır mantığına daha uygun.
 

glsezinrs

Yeni Üye
Katılım
12 Ara 2010
Mesajlar
1,358
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
64
Vay be demekten kendimi alamadım..Yazışmalarda kullandığımız şu gülen/şaşıran/kızan sarılar niçin yuvarlak acaba diye de düşünmeye başladım..
 

Feylesof TeCe

Yeni Üye
Katılım
31 Ara 2010
Mesajlar
926
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
32
Talha, asker resminde subliminal mesaj mı var nerde?Ben 25.kareyi(subliminal) göremedim.O fotoğrafta sadece bakış açısıyla ilgi.Kes-yapıştır mantığına daha uygun.

Dediğiniz doğru. Evet, orada gizli bir mesaj yok ama mevcut olan bilginin nasıl saptırılabileceği var.
Diğerlerinde mesaj parçada bunda ise mesaj bütünde 🙂
 

Feylesof TeCe

Yeni Üye
Katılım
31 Ara 2010
Mesajlar
926
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
32
Tüm dünya gerçekleri fark etmiş olacak ki haber olmuş. Linkteki haberi okumanın yanı sıra haberde verilen videoları da izlemenizi öneririm...

 

Yeni Konular

Üst