Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Duygusal Türkiye Ateizmi

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 9,829

fides

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,694
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Bu arada materyalistlerin D.T.A olarak görmenize de katılmıyorum. Ateistlerden duygusal olarak biliçsiz bir şekilde ret edişini bilirim de materyalizm de böyle bir duygusal tepkime hiç görmedim.Bilgi olmadan materyalist olunmaz.

Bilim Tanrı’nın ne varlığını ne de yokluğunu ispatlamak gibi bir misyonu yoktur. Ama bilimin Tanrı’nın varlığını araştırmıyor oluşu onu ateist de yapmaz. Bu durumda bilim, her iki inancında faydalanamayacağı ve kendisi hakkında hüküm çıkaramayacağı bir kurumdur.
Bilim var olanla ilgilenir demek eşittir Tanrı yoktur demek değildir. Bu kabul edilemez.Tanrı laboratuara sığmaz. Onun deney ve gözlemini laboratuarda yapamazsıBilim asla tüm zamanları kapsayıcı bir açıklama yapamaz, bu onun yanlışlanabilirlik ilkesine terstir. Bilime Tanrı’yı sormak, fillere takla attırmaktır. Filler takla atmaz.
Bence buradaki tespitiniz tamamen teistlerle ilgili. Kendi inanışının imanının ne anlama geldiğini bilmiyor ama ağaç, çiçek, böcek, domates gibi şeylere bakın ispatı diyor. Ama bir teist : "Tanrı göklerdedir." diyorsa bilim de gökyüzünden/uzaydan vs fotoğraflar, görüntüler ekleyip: " hani Tanrı?" diyorsa burada da eleştirilmesi gereken teisttir.Bilinçsiz duygusal türkiye teisti neye nasıl inandığını bile bilmiyor diye.


Agnostikler Tanrı’nın varlığı ya da yokluğu konusunda “bilinemez” der. Eğer “şimdiye kadar bilinemedi“ derse mantıklı olabilirdi, ama "bilinemez" derse gelecek zamanı da kapsar, gelecek şimdiden öngörülemez. Onu çok da saygıdeğer yapmayan budur.
Ama siz de bir şey beğenmiyorsunuz. Bilgilerimiz sınırlı bu bilgiyle bilemeyiz diyor. Sahip olduğu bilgileri sınırlı görmesi onun yeni bilgilere hiç bir zaman ulaşamayacağı o yeni bilgiyle bilemeyeceği anlamına gelmez ki.
Merak ettim şimdi panteizm ve panenteizmin saygıdeğer bulmadığınız yerleri neresi?


Bilim hiçbir ülkede Türkiye kadar din karşıtlığının ateizm perdesi altında (Türkiyedekinin Dugusal Ateizm olduğunu yazmıştım) dini kurum ve kavramlara saldırı aracı olarak kullanılmamıştır.

Daha 1 ay olmadı geleli Türkiyeye.Biliyorum yani yurtdışındakilerinin bakış açılarını yakından.Din bu kadar her şeyde böyle radikal şekilde empoze edilmiyor. Bir de bunu yaparken diğer azınlıkların inanışlarıyla dalga geçe geçe seviyesiz bir ortamları yok.
Biz bilimi ithal alıyoruz nasıl dersiniz ateizm perdesinde ele alındığını. Dünyadaki bilim insanlarının genelde ateist olduğunu da biliyoruz. Bilimle uğraşan sayısı bile bu kadar azken Türkiye de çok mu önemli insanların inanışları. Evrim'e delil bulan bir bilim adamının inanışı beni ilgilendirmez sonuçta ben onu kendi bilgi ve inanışım doğrultusunda harmanlayacağım.

Ayrıca Dinin ve insanların bu kadar bilime saldırdığı bir ülke var olması mümkündür Arabistan toprakları pek elverişlidir.


Bu uzun yazı sadece ama sadece evrim için yazılmış. Yani uzun uzun bilimin ne olup ne olmadığı maddelenerek (pardon ders verilerek) anlatılmış daha sonra yazarın asıl amacı olan evrim aşılanmaya çalışılmış. Tipik bir Duygusal Türkiye Ateizmi örneği…

Siz Evrim'den bahsederken onun teoriliğine laf atarken ben Kara Delik'ten mi bahsetseydim? Ders olması daha iyi ya bu ülkede eğitim gören öğrenciler okullarda bilimin evrimin ne olduğunu bilmiyorlar, böyle derslere hep ihtiyaç duyulmuştur. Duygusallık kısmına da katılmıyorum eğer siz kişiden bağımsız bir yazı bekliyorsanız rakamlar ve bir kaç harf dışında başka bir şeyi kabul etmiyorsunuz anlamı çıkar. Kusura bakmayın formüllerle ifade edilmiyor bazı şeyler ve daha fazla harflere ihtiyaç duyuyoruz.

Oysaki ne der Karl Popper: Bilim sadece bir teoriler yığınıdır. Bilim de kanun, tüm zamanlara uygulanabilir gerçek yoktur
Teori konusuna değinmiştim.
Yani Karl Popper gibi yanlışlanabilirlik görüşünü mü savunuyorsunuz?Kesin yargılardan uzak durmak gerekiyor : "Tanrı vardır veya yoktur" önermesi kesinlik taşıdığı için bu tarz görüşlerden uzak durmak gerekiyor diyorsunuz yani? Tanrıya karşı görüşünüz sıfır mı diyorsunuz?
(Burayı biraz açarsanız sizi anlamış olacağım.)




Kim neye istiyorsa inanabilir, saygıdeğer olan bunu başka bir kurumun (bilim) sahte gölgesi altında yapmamaya çalışmak (i.e DTA).
Mümkündür ve de bilim yapmanın tek yoludur. Önyargı bilimin en büyük düşmanıdır. Bilim ateistler (hele hele Türk ateistler) kendisini sömürsün ve her şartta haklı çıkarsın diye var değildir.

Bu görüşünüzü evrensel-insan pek savunur. İyi anlaşacaksınız sanırım(!)


Merak ettim günümüz TUBİTAK'ını nasıl değerlendiriyorsunuz? Ateist falan da kalmadı hani ne durumda teistlerin eline geçen bilim merkezi(!?)



Not: Sanırım sizi Karl Popper örneğini vermeniz ile anlamaya başladım. Bazı tespitlerinize katılmama rağmen(eklediğiniz yazının bazı yerlerine katılmamakla ve ateistlere saldırgan bir tutum gibi görünse de) sonraki açıklamalarınız doğrultusunda aslında teizmi de eleştirdiğinizi düşünüyorum "Sezgi/iman" konusuna değinerek. Umarım demezsiniz: " beni bir fides anladı o da yanlış anladı ."diye.
 

Very Self

Yeni Üye
Katılım
11 Haz 2012
Mesajlar
59
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
46
Bu arada materyalistlerin D.T.A olarak görmenize de katılmıyorum. Ateistlerden duygusal olarak biliçsiz bir şekilde ret edişini bilirim de materyalizm de böyle bir duygusal tepkime hiç görmedim.Bilgi olmadan materyalist olunmaz.

Materyalistler için DTA kavramsalaştırmasını kullanmadım. Zaten Türkiye'deki ateistlerin önemli kısmı materyalizmden anlamaz.


Bence buradaki tespitiniz tamamen teistlerle ilgili. Kendi inanışının imanının ne anlama geldiğini bilmiyor ama ağaç, çiçek, böcek, domates gibi şeylere bakın ispatı diyor. Ama bir teist : "Tanrı göklerdedir." diyorsa bilim de gökyüzünden/uzaydan vs fotoğraflar, görüntüler ekleyip: " hani Tanrı?" diyorsa burada da eleştirilmesi gereken teisttir.Bilinçsiz duygusal türkiye teisti neye nasıl inandığını bile bilmiyor diye.

Çok önemli bir şey söylediniz. İşte sizin çiçek, böcek, domates diye dudak büktüğünüz şeylere bakarak imanlı oluyor insanlar. Çünkü siz böceğin oluşumunu milyarlarca yıl önce şahit olmadığınız bir tepkimenin ve tesadüflerin bir dizi hayali olaydan sonra bugünkü haline geldiğine inanırken, milyarlarca insan yüzlerce arının bir peteğin farklı yerlerinden başlamalarına rağmen kusursuz altıgenleri nasıl yapabildiğini zavallı bilimin cevaplayamayacağı kadar zor bir soru olduğunu bildikleri için bu ve bunun gibi yüzlerce şaşılası olayın gizemli bir el tarafından gerçekleştirildiğine inanıyorlar. Yüz insan pergelle bir kağıt üzerinde farklı yerlerden başlayıp bu kusursuzluğu sağlayamıyorken, kimi zaman aklı yok diye aşağıladığımız hayvanlar bu harikalığı oluşturabiliyorlar.

Bana kalırsa siz ateistler hayret etme yeteneğinizi kaybetmişsiniz. Herşeyi bilim adındaki muğlak kavramın zavallı sırtına yükleyip düşünme zahmetinden kurtulmuş oluyorsunuz. Bilim ilgileniyor deyip işin içinden çıkacağınızı düşünüyorsunuz. Düşünmektense hazır cevaplar sizi tatmin ediyor. Latince bir tanımlama duyunca işin bütün büyüsü çözülmüş oluyor ve siz bu konuya bir daha dönmüyorsunuz. İşin ironik tarafı kendinizi felsefe aşığı olarak tanımlamanız. Bir aşık maşukunu çok ama çok düşünür.

Ha bu arada: teistik dinlerde Tanrı göklerde falan değildir. Sonuçta gök dünyanın hareketine bağlı olarak sürekli değişen bir kavramdır.



Ama siz de bir şey beğenmiyorsunuz. Bilgilerimiz sınırlı bu bilgiyle bilemeyiz diyor. Sahip olduğu bilgileri sınırlı görmesi onun yeni bilgilere hiç bir zaman ulaşamayacağı o yeni bilgiyle bilemeyeceği anlamına gelmez ki.


Bir çocuğunuzu kaybetseniz, onun nerede olduğunu "bilemeyiz" deyip bırakır mısınız? Yoksa onu aramaya devam mı edersiniz? Çocuğu kaybetmek Tanrı'yı kaybetmekten daha trajik değildir.




Dünyadaki bilim insanlarının genelde ateist olduğunu da biliyoruz.

Bu Tanrı'nın olmadığının göstergesi değildir. Çin'in Pekin Futbol Kulübünün taraftarının dünyada en fazla taraftar grubu olması onu dünyanın en iyi futbol takımı yapmayacağı gibi...






Ders olması daha iyi ya bu ülkede eğitim gören öğrenciler okullarda bilimin evrimin ne olduğunu bilmiyorlar

Evrim konusunda bir şey kaybetmediler. Evrim, bir öğrenciyi daha çalışkan yapmaz.

böyle derslere hep ihtiyaç duyulmuştur.

Evrim ateist bilimcinin masalıdır. Masallar da iyi uyutur.


Yani Karl Popper gibi yanlışlanabilirlik görüşünü mü savunuyorsunuz?

Sadece ben değil, dünya bilim çevreleri yanlışlanabilme özelliği olmayan hiç bir teoriyi bilimin kapısından içeriye sokmazlar.


Kesin yargılardan uzak durmak gerekiyor : "Tanrı vardır veya yoktur" önermesi kesinlik taşıdığı için bu tarz görüşlerden uzak durmak gerekiyor diyorsunuz yani? Tanrıya karşı görüşünüz sıfır mı diyorsunuz?
(Burayı biraz açarsanız sizi anlamış olacağım.)

Ben inançlı bir insanım. Ama hakkaniyetliyim de. Çoğu inançlılar gibi bilimle inanç arasında doğrudan bir ilişki kurmuyorum. Çünkü bilimin mevcut statüsü gereği metafizik durumlar hakkında leyhte ya da aleyhte hükmü yoktur. Nötrdür. Nötr demek ateist demek değildir.



Bu görüşünüzü evrensel-insan pek savunur. İyi anlaşacaksınız sanırım(!)

Kendisiyle pek sevişiriz. Uzun bir süre yazışmıştık. Ama tutturmuş bir doğal düşüncenin sonu, farkın farkındalığı, dışarıdan bakan nötr bakış açısı vs...🙂 Ama pek benzediğimiz söylenemez.



Not: Sanırım sizi Karl Popper örneğini vermeniz ile anlamaya başladım. Bazı tespitlerinize katılmama rağmen(eklediğiniz yazının bazı yerlerine katılmamakla ve ateistlere saldırgan bir tutum gibi görünse de) sonraki açıklamalarınız doğrultusunda aslında teizmi de eleştirdiğinizi düşünüyorum "Sezgi/iman" konusuna değinerek. Umarım demezsiniz: " beni bir fides anladı o da yanlış anladı ."diye.

Ben teistim. Ayrıca Müslüman. Ateistlere saldırgan tutumum yok. Sadece DTA'yı kıyasıya eleştiriyorum. Haklıyım da....
 

fides

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,694
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Çok önemli bir şey söylediniz. İşte sizin çiçek, böcek, domates diye dudak büktüğünüz şeylere bakarak imanlı oluyor insanlar.

Ağaç, domates,çiçek, böcek konusunu biraz açayım anlamamışsınız:
Domates:

domates-allah2.jpg


Ağaç:

Agac_tree_allah.jpg


hayvan:

10352.jpg


Bunlara bakıp mı imanlı teist oluyor insan? Gerçekten taktir edilmesi gereken bir durum.




Bana kalırsa siz ateistler hayret etme yeteneğinizi kaybetmişsiniz. Herşeyi bilim adındaki muğlak kavramın zavallı sırtına yükleyip düşünme zahmetinden kurtulmuş oluyorsunuz. Bilim ilgileniyor deyip işin içinden çıkacağınızı düşünüyorsunuz. Düşünmektense hazır cevaplar sizi tatmin ediyor. Latince bir tanımlama duyunca işin bütün büyüsü çözülmüş oluyor ve siz bu konuya bir daha dönmüyorsunuz. İşin ironik tarafı kendinizi felsefe aşığı olarak tanımlamanız. Bir aşık maşukunu çok ama çok düşünür.

İyi de az önce siz değil miydiniz:


Yani bir DTA'ya göre bir panteist, ya da agnostik, ya da Hıristiyan ya da Musevi, ya da Budist ateizm eleştirisi yapamaz

diyen. O zaman size göre de bir teist,deist, agnostik,panteist,panenteist,bir ateist,Hıristiyan,Musevi,Budist vs teizmi eleştiremez.


teistik dinlerde Tanrı göklerde falan değildir. Sonuçta gök dünyanın hareketine bağlı olarak sürekli değişen bir kavramdır.

Siz her halde Tarıyı gökte söyleyenleri bilmiyorsunuz. Eleştirdiğim böyle söyleyenler kendini neye inandığını bilmeyenler. Ayrıca din konusuna bakınca Türklerin eski dinlerinden Göktanrı diye bir geçmişi var . Tanrıyı gökte kabul ediyorlar.Eski dilde(Eski Türkçede) tengri denirmiş tanrıya. Aynı zamanda Gök ve mavi rengine de Tengri denirmiş.Ve bu Gök Tanrı inancı da tek tanrı inancına dayanır.




Evrim konusunda bir şey kaybetmediler. Evrim, bir öğrenciyi daha çalışkan yapmaz.

Sahi sizin bilim anlayışınız ne? Nasıl bir geçmişe sahibiz atalarımız nasıl? Bu insanlar neden farklı?vs vs vs gibi bir şey değil. Bilim derken sadece ilaç yapsın bize mi diyorsunuz. Doğayı insanı anlamaya çalışmasın.

Evrim ateist bilimcinin masalıdır. Masallar da iyi uyutur.

masal mı 🙂 evrim mi 🙂 Bilim konusunda bayağı bilgiliymişsiniz(!) Sizce din neden evrime sansür uygulamaya çalışıyor neden engellemeye çalıyor böyle uyutmaya yarayan bir çocuk masalını?

Peki din neden masal değil?



Ben inançlı bir insanım. Ama hakkaniyetliyim de. Çoğu inançlılar gibi bilimle inanç arasında doğrudan bir ilişki kurmuyorum. Çünkü bilimin mevcut statüsü gereği metafizik durumlar hakkında leyhte ya da aleyhte hükmü yoktur. Nötrdür. Nötr demek ateist demek değildir.

Bilim metafizikle ilgilenmiyor. Nötr algınızı gördükçe "evrensel-insan" ile pek sevgili bir ilişkiniz olduğunu düşünmemek elde değil(!)
Ama bakın ben TUBİTAK konusunu sormuştum size Türkiyedeki bilim artık teistlerin elinde. Bir değerlendirmede bulunmanız gerekmiyor mu nötr algınızla? Artık D.T.A yok orada.
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Ikidir lakabimi kullaniyorsun, neyi ima etmek istedigini aciklarsan; neden lakabimi kullandigini da okuyanlar algilar. Ben de gerekirse, yanit hakkimi kullanirim.
 

Ferdinand Bardamu

Yeni Üye
Katılım
30 Nis 2012
Mesajlar
1,302
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
44
Materyalizm, ateizmin var oluşla ilgili kısmı açıklama çabasıdır. Materyalizmin temel savı olan dünyanın ezeliliği ve ebediliği düşüncesi bir kaç marjinal fikir dışında Big Bang ve Bing Crunch teroileriyle elimine edilmiştir. Materyalizm, bu haliyle ateizmden daha saygıdeğer değildir. Sadece daha saygıdeğermiş gibi görünür.

Sonuç itibariyle ister ateizm olsun ister materyalizm olsun ilişkili oldukları en son şey bilimdir. Çünkü bilim durağanlığı değil gelişimi ifade eder. "Tanrı yoktur" derseniz bu durağanlığı ifade eder. Bilimde durağanlığa yer yoktur.

Hangi materyalizmdir durağan olan ? Tanrı yoktur denirse , burada durağan olan taraf ne bilim açısından?
 

glsezinrs

Yeni Üye
Katılım
12 Ara 2010
Mesajlar
1,358
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
64
Materyalistler için DTA kavramsalaştırmasını kullanmadım. Zaten Türkiye'deki ateistlerin önemli kısmı materyalizmden anlamaz.






Ben teistim. Ayrıca Müslüman. Ateistlere saldırgan tutumum yok. Sadece DTA'yı kıyasıya eleştiriyorum. Haklıyım da....
Kısmen katılıyorum.Ben de bir çok DTM tanıdım..Papatyayı, gökkuşağını izleyip hayran hayran delil olarak sunarlar.Aids mikrobunun vücudu kemirmesine hayran olmazlar nedense..Dışkı ya da sümük gördüklerinde de hayran kalmazlar..Onlar delil olamayacak kadar banal ve iğrençtirler çünkü..tek yanlı bir delillendirme ve ego tatmini..Bir de "vaktiyle ateisttim.Çok şükür hidayete erdim" diyenlerle çok karşılaştım.Huşu içinde nasıl DTA iken DTM olduklarını anlatırlar.Paylaşımcı ve hümanisttirler.Herkes cennete gitmeden içleri rahat etmez.Onun için tırım tırım kurtarılacak DTA ararlar..🙂
 

Very Self

Yeni Üye
Katılım
11 Haz 2012
Mesajlar
59
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
46
Sahi sizin bilim anlayışınız ne? Nasıl bir geçmişe sahibiz atalarımız nasıl? Bu insanlar neden farklı?vs vs vs gibi bir şey değil. Bilim derken sadece ilaç yapsın bize mi diyorsunuz. Doğayı insanı anlamaya çalışmasın.

Tekrardan: Evrim bilim değil, bilimi suistimal çabasıdır. Bundan bilmem kaç milyon yıl önce ilkel dünya şartlarında bir takım kimyasal tepkime sonucu hücrenin meydana geldiğini ve bu hücrenin bölünerek sudaki canlıları, daha sonra sürüngenleri, daha sonra kuşları vs. vs. oluşturduğunu anlatan bir masaldır. Bu canlı hücrenin neden görmek zorunda olan bir göze, duymak zorunda olan bir kulağa, tatmak zorunda olan bir dile dönüştüğünü ve günümüz milyar dolarlık bilim laboratuarlarında yapılamayan işlemlerin ilkel dünya şartlarında oluştuğunu ve ilk canlı oluşmuşsa bile eşi olmaksızın nasıl üreyebildiğini anlatan (pardon anlatamayan) basit bir masaldır. (Üzgünüm teori bile diyemeyeceğim).

Burada asıl sıkıntılı olan evrimin savunulması değil. Mesele bunun şaşmaz, genel-geçer, üzerinde yüzde yüz mutabık kalınmış bir kanun gibi lanse edilmes ve buna inanmayanların çağdışı, bilim düşmanı, örümcek kafalı vs. ithamlarına maruz kalmasıdır.

Bilimin ilaç yapmaktan başka işleri elbette vardır ve canlılığın nasıl oluştuğu da bunlardan bir elbette olmalıdır. Ama ateist önkabüllerle değil. Bir kimse önce ateist sonra biyologsa ondan bağımsız sonuçlar vermesini nasıl bekleyebiliriz? O zaten evrim düşüncesi önkabülüyle hareket ettiği için yanlışlanabilme potansiyeli bulunmayan her iddiası her halükarda doğrudur. Ben dün gece 30 dakika boyunca boşlukta asılı durdum. Hadi gelin de yalan söylediğimi ispatlayın. Ben pembe bir timsah gördüm. Hadi gelin de yoktur deyin. Evrimde bundan farklı değildir. Kanıtlanamayan ama yanlışlanamayan da bir zaman diliminde ispatsız, delilsiz, görgü tanıksız, günümüz son teknoloji lablarında doğrulanamayan bir olay gerçekleştiği iddia ediliyor. Canlının eşi yok, sudan karaya geçişin detaylandırılması yok, ara geçiş formları yok, fosiller bıgünkülerle aynı... İşte bu yüzden evrim teori bile olamaz. En uygun tanım masaldır.




masal mı 🙂 evrim mi 🙂 Bilim konusunda bayağı bilgiliymişsiniz(!) Sizce din neden evrime sansür uygulamaya çalışıyor neden engellemeye çalıyor böyle uyutmaya yarayan bir çocuk masalını?

Peki din neden masal değil?

Çünkü ateist olası tutmuş yeniyetmelere kafalarını yorma zahmetine girmeyecek sözümona paket bir çözüm sunuyor. SEn ateist ol yeter, ispatı bizden deniyor. sadece başlıklar sıralanarak ve latince isimlendirmeler kullanılarak olay çözülmüş havası verilmek isteniyor. Bu Latince tanımlamalar insanlar güneşe, aya, böceğe, kuşa bakıp tefekkür ettiklerinde alay konusu olmalarına yol açılıyor. Adam güneşin yakıtını kim sürekli olarak sağlıyor diyor, öteki zırtapozus deyip sözümona güneşin yakıtı ile ilgili açmazı cevaplamış sayılmayı bekliyor. Oysa felsefe çıplak bakar. Yeni doğmuş bir çocuk gibi. Gerçek filozofların hiçbirinde zırtapozuslara rastalayamazsınız. Çünkü bu zırtapozuslar "Sen ne düşünecen şekerim, burada düşünülmüşü var" düşüncesine kanalize eder.



Bilim metafizikle ilgilenmiyor. Nötr algınızı gördükçe "evrensel-insan" ile pek sevgili bir ilişkiniz olduğunu düşünmemek elde değil(!)
Ama bakın ben TUBİTAK konusunu sormuştum size Türkiyedeki bilim artık teistlerin elinde. Bir değerlendirmede bulunmanız gerekmiyor mu nötr algınızla?

Tübitak olayına hakim değilim. Bildiğim kadarıyla eskiden evrimci kartelin elinde bulunup şu aralar gerçek bilimadamlarının eline geçtiği ile ilgili duyumlarım var o kadar.

Artık D.T.A yok orada.

Onlar her yerde 🙂

Top skala bırakıp, beyaz önlük giymek, önünde prof. yazılması DTA olunmaya engel değildir.
 

Very Self

Yeni Üye
Katılım
11 Haz 2012
Mesajlar
59
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
46
Hangi materyalizmdir durağan olan ? Tanrı yoktur denirse , burada durağan olan taraf ne bilim açısından?


Tanrı yoktur diyen çok iddialı bir laf etmiş olur. Tanrı vardır diyen de öyle. Ben Tanrı vardır diyorum, ama bilime yamanarak yapmıyorum bunu. Adına sezgi diyorrum, içgörü diyorum, duyumsama diyorum vs. Ama öteki yoktur diyor ve adına bilim diyor. Oysa,

1- Bilim sipariş üzerine çalışmaz. Öyle istek şarkı ısmarlar gibi bilime bir konuda araştırma yaptıramazsınız.
2- Tanrı bilimin konusu değildir. Ama bu onu ateist de yapmaz. Nötr konumdadır.
3- Bilim ihtimaller, olasılıklar, veriler ve yanlışlanabilirlikler üzerinden çalışır. Tanrı yoktur diyebilmek için "teorik olarak", "en azından" bütün kainat araştırılmış olması gerekir. Bütün kainat araştırılmış mıdır?
4- Bilim temenni cümlelerini dikkate almaz. Hele hele kişinin şahsi öfkesinin ya da politik tutumunun ya da buhranik deneyimlemelerin temize çıkarılacağı ve nesenellik atfedileceği bir yer de değildir.
5- Bilim tüm zamanlara genellenemez. "Tanrı yoktur" tüm zamanlara genellenmiş bir ifadedir.
 

fides

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,694
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Tekrardan: Evrim bilim değil, bilimi suistimal çabasıdır. Bundan bilmem kaç milyon yıl önce ilkel dünya şartlarında bir takım kimyasal tepkime sonucu hücrenin meydana geldiğini ve bu hücrenin bölünerek sudaki canlıları, daha sonra sürüngenleri, daha sonra kuşları vs. vs. oluşturduğunu anlatan bir masaldır. Bu canlı hücrenin neden görmek zorunda olan bir göze, duymak zorunda olan bir kulağa, tatmak zorunda olan bir dile dönüştüğünü ve günümüz milyar dolarlık bilim laboratuarlarında yapılamayan işlemlerin ilkel dünya şartlarında oluştuğunu ve ilk canlı oluşmuşsa bile eşi olmaksızın nasıl üreyebildiğini anlatan (pardon anlatamayan) basit bir masaldır. (Üzgünüm teori bile diyemeyeceğim).

Burada asıl sıkıntılı olan evrimin savunulması değil. Mesele bunun şaşmaz, genel-geçer, üzerinde yüzde yüz mutabık kalınmış bir kanun gibi lanse edilmes ve buna inanmayanların çağdışı, bilim düşmanı, örümcek kafalı vs. ithamlarına maruz kalmasıdır.

Bilimin ilaç yapmaktan başka işleri elbette vardır ve canlılığın nasıl oluştuğu da bunlardan bir elbette olmalıdır. Ama ateist önkabüllerle değil. Bir kimse önce ateist sonra biyologsa ondan bağımsız sonuçlar vermesini nasıl bekleyebiliriz? O zaten evrim düşüncesi önkabülüyle hareket ettiği için yanlışlanabilme potansiyeli bulunmayan her iddiası her halükarda doğrudur. Ben dün gece 30 dakika boyunca boşlukta asılı durdum. Hadi gelin de yalan söylediğimi ispatlayın. Ben pembe bir timsah gördüm. Hadi gelin de yoktur deyin. Evrimde bundan farklı değildir. Kanıtlanamayan ama yanlışlanamayan da bir zaman diliminde ispatsız, delilsiz, görgü tanıksız, günümüz son teknoloji lablarında doğrulanamayan bir olay gerçekleştiği iddia ediliyor. Canlının eşi yok, sudan karaya geçişin detaylandırılması yok, ara geçiş formları yok, fosiller bıgünkülerle aynı... İşte bu yüzden evrim teori bile olamaz. En uygun tanım masaldır.






Çünkü ateist olası tutmuş yeniyetmelere kafalarını yorma zahmetine girmeyecek sözümona paket bir çözüm sunuyor. SEn ateist ol yeter, ispatı bizden deniyor. sadece başlıklar sıralanarak ve latince isimlendirmeler kullanılarak olay çözülmüş havası verilmek isteniyor. Bu Latince tanımlamalar insanlar güneşe, aya, böceğe, kuşa bakıp tefekkür ettiklerinde alay konusu olmalarına yol açılıyor. Adam güneşin yakıtını kim sürekli olarak sağlıyor diyor, öteki zırtapozus deyip sözümona güneşin yakıtı ile ilgili açmazı cevaplamış sayılmayı bekliyor. Oysa felsefe çıplak bakar. Yeni doğmuş bir çocuk gibi. Gerçek filozofların hiçbirinde zırtapozuslara rastalayamazsınız. Çünkü bu zırtapozuslar "Sen ne düşünecen şekerim, burada düşünülmüşü var" düşüncesine kanalize eder.





Tübitak olayına hakim değilim. Bildiğim kadarıyla eskiden evrimci kartelin elinde bulunup şu aralar gerçek bilimadamlarının eline geçtiği ile ilgili duyumlarım var o kadar.



Onlar her yerde 🙂

Top skala bırakıp, beyaz önlük giymek, önünde prof. yazılması DTA olunmaya engel değildir.

Bayağı bilgiliymişsiniz ya evrim konusunda. Evrim "masal" kelimesiyle nasıl da çürüdü.Bence bu güzel makalenizi göndermelisiniz bilim çevrelerine.Böyle evrimi çürüten bir makale bilim dünyasında kapış kapış gider. İnsanlık nasıl da uyutuldu yüzyıllar süren bir masalla.
Gerçek bilim adamları TUBİTAK'ta imiş (!) Tam da Türkiyeye yakışır şekilde desenize(!)Artık Türkiyede bilimi kimse durduramaz.
Hani nötr olmalı diyordunuz bilim. Teist olmasıyla gerçek bilim adamı mı oluyormuş?
Şu "nötr" kelimesini de bir teist o yana çekiyor bir ateist bu yana çekiyor. Pek samimiymiş hani...
 

Very Self

Yeni Üye
Katılım
11 Haz 2012
Mesajlar
59
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
46
Herkes cennete gitmeden içleri rahat etmez.Onun için tırım tırım kurtarılacak DTA ararlar..🙂

Yazının alıntıladığım kısmından önceki cümleleri anlamadım.

Alıntıladığım kısma gelirsek:

Eğer itham bana yönelikse: Kurtaracağım DTA'yı neden bu ve benzeri konu başlıklarıyla kızdırmak isteyeyim ki?
 

Aydın

Yeni Üye
Katılım
5 Haz 2012
Mesajlar
66
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
33
Tekrardan: Evrim bilim değil, bilimi suistimal çabasıdır. Bundan bilmem kaç milyon yıl önce ilkel dünya şartlarında bir takım kimyasal tepkime sonucu hücrenin meydana geldiğini ve bu hücrenin bölünerek sudaki canlıları, daha sonra sürüngenleri, daha sonra kuşları vs. vs. oluşturduğunu anlatan bir masaldır. Bu canlı hücrenin neden görmek zorunda olan bir göze, duymak zorunda olan bir kulağa, tatmak zorunda olan bir dile dönüştüğünü ve günümüz milyar dolarlık bilim laboratuarlarında yapılamayan işlemlerin ilkel dünya şartlarında oluştuğunu ve ilk canlı oluşmuşsa bile eşi olmaksızın nasıl üreyebildiğini anlatan (pardon anlatamayan) basit bir masaldır. (Üzgünüm teori bile diyemeyeceğim).

Burada asıl sıkıntılı olan evrimin savunulması değil. Mesele bunun şaşmaz, genel-geçer, üzerinde yüzde yüz mutabık kalınmış bir kanun gibi lanse edilmes ve buna inanmayanların çağdışı, bilim düşmanı, örümcek kafalı vs. ithamlarına maruz kalmasıdır.

Elinizde evrime alternatif bir bilimsel kuram var mı ?
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Tanrı yoktur diyen çok iddialı bir laf etmiş olur. Tanrı vardır diyen de öyle. Ben Tanrı vardır diyorum, ama bilime yamanarak yapmıyorum bunu. Adına sezgi diyorrum, içgörü diyorum, duyumsama diyorum vs. Ama öteki yoktur diyor ve adına bilim diyor. Oysa,

1- Bilim sipariş üzerine çalışmaz. Öyle istek şarkı ısmarlar gibi bilime bir konuda araştırma yaptıramazsınız.
2- Tanrı bilimin konusu değildir. Ama bu onu ateist de yapmaz. Nötr konumdadır.
3- Bilim ihtimaller, olasılıklar, veriler ve yanlışlanabilirlikler üzerinden çalışır. Tanrı yoktur diyebilmek için "teorik olarak", "en azından" bütün kainat araştırılmış olması gerekir. Bütün kainat araştırılmış mıdır?
4- Bilim temenni cümlelerini dikkate almaz. Hele hele kişinin şahsi öfkesinin ya da politik tutumunun ya da buhranik deneyimlemelerin temize çıkarılacağı ve nesenellik atfedileceği bir yer de değildir.
5- Bilim tüm zamanlara genellenemez. "Tanrı yoktur" tüm zamanlara genellenmiş bir ifadedir.

Tanri ve her turlusu, herbiri konu ve kavrami; hem bilimin konusu degildir, hem de bilimsel degildir. Bilim bilimsel olarak fenomeni gozlemler, tanri ise fenomenal degil; numenal bir degerdir.

Tanri konu ve kavrami varliksal ve inancsal temelde felsefi metafizik ve teolojiktir. Ayrica numenal bir deger oldugundan da; konu varliksal degil; inancsal temelde ele alinmalidir.

Burada da onemli olan aklin tanrilastirma egilimidir. Sonucta akil tanrilasstirmaya egimli ise ve buna gerek duyuyorsa; ya bir fenomeni tanrilastirir, ya bir tanriyi fenomene ozdes kilar, ya da tanrisini aklinin inanci temelinde kendine dogrulayarak ve gerceklestirerek ortaya koyar.

O yuzden konu tanridan ziyade, bir eylem olan aklin tanrilastirma eylemidir.

Iste bu temelde varliksal olarak bir tanriya var/yok demeden once; tanrinin ne/kim oldugu anlam ve icerigi v.s. ortaya konmalidir ki; ona gore ve o temelde en azindan varligi/yoklugu tartisilabilsin.
 

Turgut Saka

Yeni Üye
Katılım
13 Eki 2009
Mesajlar
498
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Yaş
43
Bayağı bilgiliymişsiniz ya evrim konusunda. Evrim "masal" kelimesiyle nasıl da çürüdü.Bence bu güzel makalenizi göndermelisiniz bilim çevrelerine.Böyle evrimi çürüten bir makale bilim dünyasında kapış kapış gider. İnsanlık nasıl da uyutuldu yüzyıllar süren bir masalla.
Gerçek bilim adamları TUBİTAK'ta imiş (!) Tam da Türkiyeye yakışır şekilde desenize(!)Artık Türkiyede bilimi kimse durduramaz.
Hani nötr olmalı diyordunuz bilim. Teist olmasıyla gerçek bilim adamı mı oluyormuş?
Şu "nötr" kelimesini de bir teist o yana çekiyor bir ateist bu yana çekiyor. Pek samimiymiş hani...

fides daha öncede söylemiştim şimdi de söyleyeyim. bazı insanların ne düşündüğünü anlayamıyorsun diye, onlar gibi değil, onlara yakın bile düşünemiyorsun diye neden dalgavari konuşmaktan kendini alamıyorsun! daha önce de söyledim, kedi uzanamadığı ciğere murdar der!
ben sayın very self in yazısını oldukça güzel bir saptama olarak görüyorum. ilk yazıda duygulardan çok, oldukça güzel gözlemlere yer veriyor. gerçekten oldukça doğru ve güzel kaleme alınmış... bu durumu bile keyfiyetle alakasız yerlere çekmek oldukça düşündürücü.
 

fides

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,694
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Elinizde evrime alternatif bir bilimsel kuram var mı ?

Ne olsun ya evrimi çürütmüş tek bir makale bile yok. "ara form" gibi bir şey tutturmuşlar komik yani. Sincap ile timsah arasında ara form bekliyorlar 🙂

Enkaz, kusura bakma benim hayal gücüm pardon algılama kapasitem böyle kurbağadan maymuna geçen bir araformu bekleyecek kadar gelişmiş değil. Ayrıca "nötr" anlayışı savunup bunu teist bakış açısı altında yapıyorsa bunu forumda başka kişiler de demişti nötr bakış açısını ateist bakış açısıyla hemde. Sen samimi buluyorsan bu nötr algılayışı o zaman ateistin de bakış açısını nötr olarak algılamalısın. Ben nötr diyen ateist bakış açısına da karşı çıkmıştım. Çünkü samimi değildi.
 

Very Self

Yeni Üye
Katılım
11 Haz 2012
Mesajlar
59
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
46
Elinizde evrime alternatif bir bilimsel kuram var mı ?

Birincisi evrim bilimsel bir kuram değildir. Daha önceki yazılarımda evrimin bilimselliğin yeter koşullarını sağlayamadığını yazmıştım. İkincisi, "doğru" olmak zorunlu olarak bilimsel olmayı gerektirmez. Nice doğrular vardır ama henüz bilimsel olarak keşfedilmemiştir. Mesela Big Bang bilimsel olarak geçerli bir teordir ama 1920'lere kadar keşfedilmemeişti. Bu onu 1920'lerden önce "yanlış" yapmaz. Eğer Tanrı var ise bilimin deklarasyonu gelene kadar ateist ateist bekleyecek miyiz? Kaldı ki bilim Tanrı konusunda ne leyhte ne aleyhte yargılarda bulunamaz.

Bilimsel olmasa da bir önerim var: Başka Çıkar Yol YOk Teorisi...

Kainata ve kendime bakıyorum. Latince zırtapozusların düşünce keyfimi bozmasına izin vermeden evreni izliyorum. Ve diyorum ki: Sineğin gözü nasıl meydana geldiyse, koca güneşte öyle meydana geldi. Herşeye gücü yeten Bir Güç bu evreni yarattı, yoktan yarattı, ve bize de bunu tefekkür etmenin keyfini sürmek kalıyor.

Alın size bilimsel metin:

Without time, without space. Without matter or energy. This is the beginning of the universe, and there is nothing – not even a point, not even a void.

Out of this nothingness there arises a stir – an eddy, a flicker, a something inconceivably small. And with that something, as part of it, time, space, and other wonders come spontaneously into being. The lid of Pandora's cosmic box has begun to lift and from beneath it issue all the marvels of creation



“Zaman yoktu. Uzay yoktu. Madde ve enerji de yoktu. Hiçbir şey yoktu. En küçük madde ve enerji de yoktu. Bu yokluktan küçücük, olağanüstü küçüklükte bir kıpırtı belirdi. Ufacık bir titreme. Hafif bir dalgalanma, belli belirsiz bir girdap. Bu kozmik kutunun kapağı açıldı ve altından yaratılış mucizesi filizleri belirdi.”

David Darling, Deep Time
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Sirke sineklerinin nesilden nesile değişmesi nesiller arası organizma değişiminin bir gözlemidir.

Organizmaların nesilden nesile değişmesine evrim denir.

Evrim bir olgudur.
 

Aydın

Yeni Üye
Katılım
5 Haz 2012
Mesajlar
66
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
33
Kainata ve kendime bakıyorum. Latince zırtapozusların düşünce keyfimi bozmasına izin vermeden evreni izliyorum. Ve diyorum ki: Sineğin gözü nasıl meydana geldiyse, koca güneşte öyle meydana geldi. Herşeye gücü yeten Bir Güç bu evreni yarattı, yoktan yarattı, ve bize de bunu tefekkür etmenin keyfini sürmek kalıyor.

O halde iddaan en bilimsel ne de felsefi sadece inanç.Bir şunu söyleyesim geldi;"İnanç bu kadar dağları yerinden oynatamadı ama hiç dağ olmayan yerlere dağ koyabilir."

Açıkçası "Noel baba yok" demekle "Tanrı yok." demek arasında bir fark görmem.
 
P

Pyramos

Ziyaretçi
O halde iddaan en bilimsel ne de felsefi sadece inanç.Bir şunu söyleyesim geldi;"İnanç bu kadar dağları yerinden oynatamadı ama hiç dağ olmayan yerlere dağ koyabilir."


konu varoluş olunca biliminde altının boşlukta olduğunu görmelisin genç adam. bunu göremeyen adamdan bir yol olmaz. bilimin; inanca ,felsefeye,akla, karşı çerçeve gibi kullanılması günümüzün ideolojik bir hastalığıdır. kalbin eğdiğini ,akıl düzeltemez (uyarlama) . herkes kalbindeki yöne çekiyor herşeyi.
 

Aydın

Yeni Üye
Katılım
5 Haz 2012
Mesajlar
66
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
33
konu varoluş olunca biliminde altının boşlukta olduğunu görmelisin genç adam. bunu göremeyen adamdan bir yol olmaz. bilimin; inanca ,felsefeye,akla, karşı çerçeve gibi kullanılması günümüzün ideolojik bir hastalığıdır. kalbin eğdiğini ,akıl düzeltemez (uyarlama) . herkes kalbindeki yöne çekiyor herşeyi.

Ben bilim bütün varoluşu açıklayabilir demiyorum.Bence de bilimin açıklayamayacağı bir sürü şey vardır.Açıklamasını da istemem zaten.Ama tutup bir şeye bilim açıklayamıyor diyede körü körüne inanamam.

Evrim teorisi bilimsel bir teoridir şimdi size burada evrimi kabul eden ülkerin akademilerini tek tek yazmak istemiyorum.Ama buna Tüba da dahil.İster kabul edin ister etmeyin evrim bilim camiasında bilimsel bir teoridir.Sadece bir teori değildir biyolojinin temel taşıdır...
 
P

Pyramos

Ziyaretçi
Ben bilim bütün varoluşu açıklayabilir demiyorum.Bence de bilimin açıklayamayacağı bir sürü şey vardır.Açıklamasını da istemem zaten.Ama tutup bir şeye bilim açıklayamıyor diyede körü körüne inanamam.

Evrim teorisi bilimsel bir teoridir şimdi size burada evrimi kabul eden ülkerin akademilerini tek tek yazmak istemiyorum.Ama buna Tüba da dahil.İster kabul edin ister etmeyin evrim bilim camiasında bilimsel bir teoridir.Sadece bir teori değildir biyolojinin temel taşıdır...

ateist olmak için evrimi,teist olmak için bing bangi ana dayanak mı yapayım kendime yani? ben elimden geldiğince bütüne bakmaya çalışıyorum. herşeye ideoloji bulaşmış, evrime haddinden fazla bulaşmış.
 

Yeni Konular

Üst