- 15 Şub 2008
- 1,694
- 5
- 38
Bu arada materyalistlerin D.T.A olarak görmenize de katılmıyorum. Ateistlerden duygusal olarak biliçsiz bir şekilde ret edişini bilirim de materyalizm de böyle bir duygusal tepkime hiç görmedim.Bilgi olmadan materyalist olunmaz.
Merak ettim şimdi panteizm ve panenteizmin saygıdeğer bulmadığınız yerleri neresi?
Daha 1 ay olmadı geleli Türkiyeye.Biliyorum yani yurtdışındakilerinin bakış açılarını yakından.Din bu kadar her şeyde böyle radikal şekilde empoze edilmiyor. Bir de bunu yaparken diğer azınlıkların inanışlarıyla dalga geçe geçe seviyesiz bir ortamları yok.
Biz bilimi ithal alıyoruz nasıl dersiniz ateizm perdesinde ele alındığını. Dünyadaki bilim insanlarının genelde ateist olduğunu da biliyoruz. Bilimle uğraşan sayısı bile bu kadar azken Türkiye de çok mu önemli insanların inanışları. Evrim'e delil bulan bir bilim adamının inanışı beni ilgilendirmez sonuçta ben onu kendi bilgi ve inanışım doğrultusunda harmanlayacağım.
Ayrıca Dinin ve insanların bu kadar bilime saldırdığı bir ülke var olması mümkündür Arabistan toprakları pek elverişlidir.
Siz Evrim'den bahsederken onun teoriliğine laf atarken ben Kara Delik'ten mi bahsetseydim? Ders olması daha iyi ya bu ülkede eğitim gören öğrenciler okullarda bilimin evrimin ne olduğunu bilmiyorlar, böyle derslere hep ihtiyaç duyulmuştur. Duygusallık kısmına da katılmıyorum eğer siz kişiden bağımsız bir yazı bekliyorsanız rakamlar ve bir kaç harf dışında başka bir şeyi kabul etmiyorsunuz anlamı çıkar. Kusura bakmayın formüllerle ifade edilmiyor bazı şeyler ve daha fazla harflere ihtiyaç duyuyoruz.
Yani Karl Popper gibi yanlışlanabilirlik görüşünü mü savunuyorsunuz?Kesin yargılardan uzak durmak gerekiyor : "Tanrı vardır veya yoktur" önermesi kesinlik taşıdığı için bu tarz görüşlerden uzak durmak gerekiyor diyorsunuz yani? Tanrıya karşı görüşünüz sıfır mı diyorsunuz?
(Burayı biraz açarsanız sizi anlamış olacağım.)
Bu görüşünüzü evrensel-insan pek savunur. İyi anlaşacaksınız sanırım(!)
Merak ettim günümüz TUBİTAK'ını nasıl değerlendiriyorsunuz? Ateist falan da kalmadı hani ne durumda teistlerin eline geçen bilim merkezi(!?)
Not: Sanırım sizi Karl Popper örneğini vermeniz ile anlamaya başladım. Bazı tespitlerinize katılmama rağmen(eklediğiniz yazının bazı yerlerine katılmamakla ve ateistlere saldırgan bir tutum gibi görünse de) sonraki açıklamalarınız doğrultusunda aslında teizmi de eleştirdiğinizi düşünüyorum "Sezgi/iman" konusuna değinerek. Umarım demezsiniz: " beni bir fides anladı o da yanlış anladı ."diye.
Bence buradaki tespitiniz tamamen teistlerle ilgili. Kendi inanışının imanının ne anlama geldiğini bilmiyor ama ağaç, çiçek, böcek, domates gibi şeylere bakın ispatı diyor. Ama bir teist : "Tanrı göklerdedir." diyorsa bilim de gökyüzünden/uzaydan vs fotoğraflar, görüntüler ekleyip: " hani Tanrı?" diyorsa burada da eleştirilmesi gereken teisttir.Bilinçsiz duygusal türkiye teisti neye nasıl inandığını bile bilmiyor diye.Bilim Tanrı’nın ne varlığını ne de yokluğunu ispatlamak gibi bir misyonu yoktur. Ama bilimin Tanrı’nın varlığını araştırmıyor oluşu onu ateist de yapmaz. Bu durumda bilim, her iki inancında faydalanamayacağı ve kendisi hakkında hüküm çıkaramayacağı bir kurumdur.
Bilim var olanla ilgilenir demek eşittir Tanrı yoktur demek değildir. Bu kabul edilemez.Tanrı laboratuara sığmaz. Onun deney ve gözlemini laboratuarda yapamazsıBilim asla tüm zamanları kapsayıcı bir açıklama yapamaz, bu onun yanlışlanabilirlik ilkesine terstir. Bilime Tanrı’yı sormak, fillere takla attırmaktır. Filler takla atmaz.
Ama siz de bir şey beğenmiyorsunuz. Bilgilerimiz sınırlı bu bilgiyle bilemeyiz diyor. Sahip olduğu bilgileri sınırlı görmesi onun yeni bilgilere hiç bir zaman ulaşamayacağı o yeni bilgiyle bilemeyeceği anlamına gelmez ki.Agnostikler Tanrı’nın varlığı ya da yokluğu konusunda “bilinemez” der. Eğer “şimdiye kadar bilinemedi“ derse mantıklı olabilirdi, ama "bilinemez" derse gelecek zamanı da kapsar, gelecek şimdiden öngörülemez. Onu çok da saygıdeğer yapmayan budur.
Merak ettim şimdi panteizm ve panenteizmin saygıdeğer bulmadığınız yerleri neresi?
Bilim hiçbir ülkede Türkiye kadar din karşıtlığının ateizm perdesi altında (Türkiyedekinin Dugusal Ateizm olduğunu yazmıştım) dini kurum ve kavramlara saldırı aracı olarak kullanılmamıştır.
Daha 1 ay olmadı geleli Türkiyeye.Biliyorum yani yurtdışındakilerinin bakış açılarını yakından.Din bu kadar her şeyde böyle radikal şekilde empoze edilmiyor. Bir de bunu yaparken diğer azınlıkların inanışlarıyla dalga geçe geçe seviyesiz bir ortamları yok.
Biz bilimi ithal alıyoruz nasıl dersiniz ateizm perdesinde ele alındığını. Dünyadaki bilim insanlarının genelde ateist olduğunu da biliyoruz. Bilimle uğraşan sayısı bile bu kadar azken Türkiye de çok mu önemli insanların inanışları. Evrim'e delil bulan bir bilim adamının inanışı beni ilgilendirmez sonuçta ben onu kendi bilgi ve inanışım doğrultusunda harmanlayacağım.
Ayrıca Dinin ve insanların bu kadar bilime saldırdığı bir ülke var olması mümkündür Arabistan toprakları pek elverişlidir.
Bu uzun yazı sadece ama sadece evrim için yazılmış. Yani uzun uzun bilimin ne olup ne olmadığı maddelenerek (pardon ders verilerek) anlatılmış daha sonra yazarın asıl amacı olan evrim aşılanmaya çalışılmış. Tipik bir Duygusal Türkiye Ateizmi örneği…
Siz Evrim'den bahsederken onun teoriliğine laf atarken ben Kara Delik'ten mi bahsetseydim? Ders olması daha iyi ya bu ülkede eğitim gören öğrenciler okullarda bilimin evrimin ne olduğunu bilmiyorlar, böyle derslere hep ihtiyaç duyulmuştur. Duygusallık kısmına da katılmıyorum eğer siz kişiden bağımsız bir yazı bekliyorsanız rakamlar ve bir kaç harf dışında başka bir şeyi kabul etmiyorsunuz anlamı çıkar. Kusura bakmayın formüllerle ifade edilmiyor bazı şeyler ve daha fazla harflere ihtiyaç duyuyoruz.
Teori konusuna değinmiştim.Oysaki ne der Karl Popper: Bilim sadece bir teoriler yığınıdır. Bilim de kanun, tüm zamanlara uygulanabilir gerçek yoktur
Yani Karl Popper gibi yanlışlanabilirlik görüşünü mü savunuyorsunuz?Kesin yargılardan uzak durmak gerekiyor : "Tanrı vardır veya yoktur" önermesi kesinlik taşıdığı için bu tarz görüşlerden uzak durmak gerekiyor diyorsunuz yani? Tanrıya karşı görüşünüz sıfır mı diyorsunuz?
(Burayı biraz açarsanız sizi anlamış olacağım.)
Kim neye istiyorsa inanabilir, saygıdeğer olan bunu başka bir kurumun (bilim) sahte gölgesi altında yapmamaya çalışmak (i.e DTA).
Mümkündür ve de bilim yapmanın tek yoludur. Önyargı bilimin en büyük düşmanıdır. Bilim ateistler (hele hele Türk ateistler) kendisini sömürsün ve her şartta haklı çıkarsın diye var değildir.
Bu görüşünüzü evrensel-insan pek savunur. İyi anlaşacaksınız sanırım(!)
Merak ettim günümüz TUBİTAK'ını nasıl değerlendiriyorsunuz? Ateist falan da kalmadı hani ne durumda teistlerin eline geçen bilim merkezi(!?)
Not: Sanırım sizi Karl Popper örneğini vermeniz ile anlamaya başladım. Bazı tespitlerinize katılmama rağmen(eklediğiniz yazının bazı yerlerine katılmamakla ve ateistlere saldırgan bir tutum gibi görünse de) sonraki açıklamalarınız doğrultusunda aslında teizmi de eleştirdiğinizi düşünüyorum "Sezgi/iman" konusuna değinerek. Umarım demezsiniz: " beni bir fides anladı o da yanlış anladı ."diye.