Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Ozelestiri

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan evrensel-insan
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Etiketler Etiketler
    ozelestiri

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 6,527
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Bugun noncognitivizm, yani farkindasizlik ve bilincsizlik bilimsel olarak cognitive science'da yani bilissel bilim de olgulasmis durumdadir. Bunu algilayabilmek icin bir ornek veriyorum. Diyelim bir kisi lise mezunu ve bu kisiyi diyelim ucak muhendisligi doktora toplantilarindan birine davet ediyorsunuz. Toplanti sonunda kisi size"bu neyin toplantisi yahu, ben hic bir sey anlamadim." diyor. Iste burada lise mezunu olan kisinin non gognitivizmi soz konusudur, yani kisi o toplantida konusulanlari algilayacak, bilince, farkindaliga, beyin numenal yeti duzeyine v.s. erismemistir. Burada kisini beyinsel ve fiziksel olarak bir sorunu yoktur ve "salak" ta "geri zekali" da v.s. degildir. Sadece bu duzeyde bir toplantida konusulanlari algilayacak kadar, bilgi, tahsil, egitim, ogretim, birikim, bilinc ve farkindalik duzeyine erismemistir. Bu su demektir. Konuda ornek verilen lise mezunu ya da yetiskin baska biri, eger bu toplantida bulunanlar gibi konu hakkinda kendini yetistirseydi, tahsil yapsaydi, bilgi, bilinc, birikim sahibi olsaydi; iste o zaman bu toplantidan o da bir seyler anlar ve hatta orada kendi beyin duzeyinde bulunan bilgi ve dusunceyi dile getirirdi.

Noncognitivizm, bilimsel olarak gozlem veren, teorisi test edilmis ve olgu olmus bir algi cesididir. Buradan su sonuc cikar, eger bir kisi okudugu ya da kendisine soylenen bir seyi verildigi gibi algiliyamiyorsa ve bir sey anlamyor, soylenenlerden ya da okuduklarindan bir anlam cikaramiyorsa, o kisi adina orada o konuda/kavramda bir noncognitivizm sozkonusudur. Burada kisi okudugunu ya da dinledigini "suclayacagina" kendini sorgulamali ve eger hakikatan soylenen ve okunani algilamak istiyorsa da, konu/kavram hakkinda kendini yetistirmeli, bilgi edinmeli ya da olanak varsa okudugunu yazarina, soyleneni soyleyene kendi algisinca verilenin verildigi gibi algilanmasi adina kendi algisinca sorular yoneltmeli ve algilamaya calismalidir.

Iste buradan yine emperyalist zihniyetin "bilimsel" olarak yeni bir cikari ve yonlendirimi ortayas cikar. Bu da kisileri iq eq v.s. testlerle kontrol edip, bu testler sonucu beyinlerin gelecekte onunu kesme olayidir. Mesela 16 yasinda ya da daha erken yasta boyle bir test sonucu ya da kisinin derslerinden aldigi not sonucu, kisinin gelecegini sanki bu durum kalici imis gibi degerlendirerek yonlendirir. Halbuki hic bir beyin sabit degildir ve buradaki noncognitivizm aldatmacasini da iyi algilamak gerekir. Bir gencin diyelim 12-13 yasinda ortaya koydugu ders notlari ve imtihan notlari ile diyelim fen derslerindeki basarisi, bu algi sorunu mumkun kilinmaz ve kisi tamamen farkli bir yere yonlendirilerek fen egitimi temelli tahsil olanaginin onu kapatilir. Iste bu kafatasi irkciligidir. Sonucta burada bir noncognitivizm ya da kalici bir noncognitivizm yoktur.

Cunku bu bahsedilen genc, diyelim delikanlilik ya da bir gonul meselesinden derslere onem vermeye bilir, ya da okumanin ve bir tahsil edinmenin yasamdaki onemini algilayamayabilir. Yalniz bu durum hem kalici degildir, hem de noncognitivizm degildir. Cunku birincisi kalici noncognitivizm yoktur, ikincisi noncognitivizm olabilmesi icin beynin bilimsel yas ve algida olma durumu soz konusudur. Dolayisiyle butun bunlari degerlendirmeye koymadan kisinin gelecekte onunu kapatmak, onu o basarisizliga kalici mahkum etmek v.s. kafatasi irkciligidir. Sonucta o genc belki seneye, ya da iki sene sonra basarisiz oldugu diyelim fen de gereken basariyi saglayabilir.

Iste noncognitivizm, beyinin fiziksel yapisi ile bagli degildir ve bunu boyle kabul etmek irkciliktir. Ayrica noncognitivizmin kisi eliyle konu ve kavramina gore ortadan kaldirilmasi her zaman numenal yetisini her yonuyle, yani bilgi, bilinc, birikim, deneyim, egitim, ogretim v.s. yoluyla gelistirmesi ya da kendi kendini sorgulayarak bilgi sahibi olmasi mumkundur ve tek gecerli yoldur.

Noncognitivizmin diger bir yonu de yas ve yetiskinlik ile paraleldir. Gunumuzde evlilik ve cinsel iliski yasi bilimsel ve hukuksal olarak dunya da 16'dan baslar. Eger bir kisi bu yastan kucuk olarak istegi ile bile olsa bir cinsel iliskiye girdiginde bundan sorumlu tutulamaz ve onun ile cinsel iliskiye giren yetiskin cocuk seks istismari ve tecavuzden ceza alir. Iste burada bu 16 yasindan kucuk kisi icin cinsel iliski konusunda noncognitivizm gecerli degildir. Cunku bu cinsel iliskiyi algilayacak cognition henuz kendisinde yesermemistir. Yani cinsel iliskinin ne oldugu, sonuclari, hijyen yonu v.s. vucut olarak gelismis olsa bile beyin olarak gelismemistir.

Tum bu aciklamalardan sonra her yetiskinin bir konu ve kavramdaki noncognitivizmi hem kalici degildir, hem de giderilmez degildir ve tamamen kisinin kendisinin bu konudaki her turlu kendini yetistirmesine baglidir. Noncognitivizmi kalici kilmak, eger fiziksel bir beyin ozurlulugu yoksa, irkciliktir. Yine ayni sekilde konu ve kavramina gore cognitionin olusmasi yas olarak ortada yoksa, o kisi noncognitive degildir ve yaptigi eylemden sorgulanamaz, suclanamaz.

Iste burada aciklandigi gibi, normal bir beynin bir konudaki ya da kavramdaki noncognitivizmi, ne "salaklik/geri zekalilik" v.s. degil; sadece o konu ve kavrami algilayacak numenal yetiye erismemis olmaktir. Bunun da cozumu eger kisi isterse, kendisini o konu ve kavramda egiterek, bilgilenerek v.s. bu noncognitivizm den kurtulur. Cunku noncognitivizm hem bir yas hem de bir numenal yeti bilgi, bilinc, farkindalik, birikim, egitim, ogretim ve kendini yetistirim konusudur.

Ne bir hastaliktir, ne de bir suctur. Sadece kisinin kendi beyin duzeyince bir konu/kavramdaki algilama yonunun yeterli bilgi, bilinc, farkindalik, birikim v.s. olarak kendine kazandirmamis olmasidir.
 

faşist

Yeni Üye
Katılım
25 Kas 2011
Mesajlar
286
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
34
Nerede alkışlanan bir birey gördüm,o bireyin halk dalkavukluğu yaparak bunu başardığını gördüm.Nerede bir yerde ortak bir sonuç çıkıyorsa,orada ki tüm bireyler kendi benlikleriyle değil,dalkavuklukla bunu başarıyordur.Nerede sevilen bir filozof gördüm,onun sevenlerinin en büyük düşmanı olduğunu gördüm.Unutmayın ki bir yerde alkışlanıyorsanız,takdir ediliyorsanız,yada bir çok kişiyle aynı ortak görüşü savunuyorsanız dalkavuksunuz,halk dalkavuğu.Ve o dalkavukluk yaptığınız insanlara da en büyük zararı veriyorsunuz,tabi kendinize de.

Özeleştiri nedir,diğer insanların sizden şikayetlerini onların algısından görmeye çalışıp kendini suçlamaya çalışmak.Mümkün mü ? Değil.Bunca yazılmış mesajdan kılgısal olarak bunun mümkün olmadığını bir kere daha gördük.Eğer illa ben özeleştiri yapacağım diyorsanız,başkalarının algısından değil kendi algınızdan,yine kendinize dönerek bunu yapın,diğerleri debelenmektir.
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Nerede alkışlanan bir birey gördüm,o bireyin halk dalkavukluğu yaparak bunu başardığını gördüm.Nerede bir yerde ortak bir sonuç çıkıyorsa,orada ki tüm bireyler kendi benlikleriyle değil,dalkavuklukla bunu başarıyordur.Nerede sevilen bir filozof gördüm,onun sevenlerinin en büyük düşmanı olduğunu gördüm.Unutmayın ki bir yerde alkışlanıyorsanız,takdir ediliyorsanız,yada bir çok kişiyle aynı ortak görüşü savunuyorsanız dalkavuksunuz,halk dalkavuğu.Ve o dalkavukluk yaptığınız insanlara da en büyük zararı veriyorsunuz,tabi kendinize de.

Özeleştiri nedir,diğer insanların sizden şikayetlerini onların algısından görmeye çalışıp kendini suçlamaya çalışmak.Mümkün mü ? Değil.Bunca yazılmış mesajdan kılgısal olarak bunun mümkün olmadığını bir kere daha gördük.Eğer illa ben özeleştiri yapacağım diyorsanız,başkalarının algısından değil kendi algınızdan,yine kendinize dönerek bunu yapın,diğerleri debelenmektir.

Benim algimda ozelestiri, bir kisinin kendi ile ilgili yapmis olduklarindan, yine kendi algi ve bilgisiyle, vermek istediginin degil de, alinmak istenenin alinmis olmasinda, kisinin kendi vermek istedigini verememesinde kendi algi ve bilgisince gordugu payidir. Bunun bilinc ve farkindaligidir.

Yani "ben surda sunu yapmak istedigim halde, yapamamis olmamin algisinda kendim ile ilgili gordugum ve algiladigim hatanin farkinda ve bilincindeyim" demektir.

Burada sikayetlerin onlarin algisindan degil; onlarin getirdigi sikayetlerin kendi algindan gorulmuslugu soz konusudur. Yani oz elestiride, baskalari yoktur. Oz elestiri yapan kisinin kendi algisi ve bilgisinin yaninda vermek istediginin veremediginin algi ve bilgisi vardir.

O yuzden bir ozelestirideki ozelestiriyi doguran algi, oz elestiri yapan kisiye aittir.
 

faşist

Yeni Üye
Katılım
25 Kas 2011
Mesajlar
286
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
34
Benim algimda ozelestiri, bir kisinin kendi ile ilgili yapmis olduklarindan, yine kendi algi ve bilgisiyle, vermek istediginin degil de, alinmak istenenin alinmis olmasinda, kisinin kendi vermek istedigini verememesinde kendi algi ve bilgisince gordugu payidir. Bunun bilinc ve farkindaligidir.

Yani "ben surda sunu yapmak istedigim halde, yapamamis olmamin algisinda kendim ile ilgili gordugum ve algiladigim hatanin farkinda ve bilincindeyim" demektir.

Burada sikayetlerin onlarin algisindan degil; onlarin getirdigi sikayetlerin kendi algindan gorulmuslugu soz konusudur. Yani oz elestiride, baskalari yoktur. Oz elestiri yapan kisinin kendi algisi ve bilgisinin yaninda vermek istediginin veremediginin algi ve bilgisi vardir.

O yuzden bir ozelestirideki ozelestiriyi doguran algi, oz elestiri yapan kisiye aittir.


Özeleştiri denen saçmalık başkalarının bireye şikayetinden doğar.Bunu çok net söyleyebiliyorum.Sizinde çok ön plana çıkardığınız olgusallıkla sunayım.Bu başlığı
size yapılan eleştiriler,suçlamalar,şikayetler vs sonra başlatıyorsanız,özeleştirinin kaynağı birey dışı unsurlara bağlıdır.Yöntemi farklı olabilir,kaynağı kesinlikle budur.
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Bakin soyle dusunun, bir kitle onundesiniz ve onceleri o kitlenin diyelim etik yonlendirim ve yaptirim olarak din ve milliyet konusunda ve de o topluma yonelik olarak dusundugunuz ozel bir din felsefesi ve milliyetcilik konusunda, sizin icin hic bir olumlu/olumsuz bir ifade icermeyen, ifade etmeyen bu iki konuda, toplumun bu konulardaki hassasiyet ve konulara ve kavramlara yonelik sahiplik ve kisilik kimlik degeri oldugunu bilmeden bu konulari genel olarak onlarin "rahatsiz" olacagi bir sekilde dile getiriyorsunuz. Onlarin bu "rahatsizligini" size yansittiklari halde fark edemiyor ve konu/kavramin "rahatsiz edici" dile getirimine devam ediyorsunuz. Bir bakiyorsunuz ki, gelen yanitlardan konu/kavram iceriginden cikmis ve toplumun "rahatsizligi" size kisisel ve bu sefer sizi "rahatsiz" edici icerikte size geri donmus.

Iste bu durumda oturup sorguluyorsunuz ve "Aslinda kabahat bende, boyle hassas ve duygusal ve de toplumun kendisine kisilik kimlik degeri yaparak sahiplendigi konu/kavram da, benim bunu algilayabilmem, ve "rahatsizlik" artmadan fark edebilmem ve devam etmemem gerekirdi. Ama ben bunu fark edemedim ve devam ettim, boylece bu hatamin sonucu kendim de 'rahatsizlik' hissettim. Aslinda bunu fark edip, konuyu belki bu raddeye getirmeseydim, hem toplum "rahatsiz olmayacak" hem de onlarin bu "rahatsizligi" donup beni "rahatsiz" etmeyecekti. O zaman benim bu hassas ve duygusal ve de ozel konuda bu kadar "ileri" gitmem hataydi ve bu hata benden kaynaklandi, iste bunun icin ve hatanin benden kaynaklandigi icin ozelestiri yapiyorum" dersiniz.

Ama bu durum herhangibir evrensel-insan zihniyeti dile gelirken konu degildir. Cunku evrensel-insan zihniyetinin vermek istedigi bir sorun algisi vardir ve bu sorun ne olursa olsun, numenal insanlik adina dile gelir. Iste bu dile gelimde kisisel bir yanasim yoktur. Sadece bir zihniyetin dile gelimi vardir ve bu zihniyet hic bir ozeli ya da kisiseli icermez. Sadece dile gelen sorunu, neden sorun oldugunu, sorunun her turlu icerigini algilansin diye dile gelir. Yani burada yazarin, kisisel bir icerigi yazida yoktur, bir zihniyet dile gelmektedir. Dolayisiyle ortada bir oz elestiri de soz konusu degildir.

Iste o yuzden basliktaki oz elestirinin nedeni ve temeli kisinin kendisidir ve kendi hatasinin farkina varmasidir.
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Özeleştiri denen saçmalık başkalarının bireye şikayetinden doğar.Bunu çok net söyleyebiliyorum.Sizinde çok ön plana çıkardığınız olgusallıkla sunayım.Bu başlığı
size yapılan eleştiriler,suçlamalar,şikayetler vs sonra başlatıyorsanız,özeleştirinin kaynağı birey dışı unsurlara bağlıdır.Yöntemi farklı olabilir,kaynağı kesinlikle budur.

"özeleştirinin kaynağı birey dışı unsurlara bağlıdır." Bu cumlenizi daha algilanir bir sekilde aciklar misiniz?

Ayrica tabiki bu baslik bir gozlem ve algi sonucu ortaya cikmistir, aksi dusunulebilir mi? Bir kisi durup dururken neden ozelestir yapsin? Ortada oz elestiriyi gerektiren bir algi ve gozlem olmaliki, oz elestiri yapilsin.
 

faşist

Yeni Üye
Katılım
25 Kas 2011
Mesajlar
286
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
34
"özeleştirinin kaynağı birey dışı unsurlara bağlıdır." Bu cumlenizi daha algilanir bir sekilde aciklar misiniz?

Ayrica tabiki bu baslik bir gozlem ve algi sonucu ortaya cikmistir, aksi dusunulebilir mi? Bir kisi durup dururken neden ozelestir yapsin? Ortada oz elestiriyi gerektiren bir algi ve gozlem olmaliki, oz elestiri yapilsin.


Birey dışı tüm fiil ve düşünceler,bireyin istemleri dışı unsurlar sonucu doğar.Eğer başka bireylerin size karşı yaptığı yaklaşımlardan dolayı kendinizi eleştirme gereği duyuyorsanız veya bunu yapmak zorunda kalıyorsanız,bu sizin kendiniz harici diğer unsurların sonucudur.Sorunun asıl cevabı sizin yazdıklarınızda:

'Ayrica tabiki bu baslik bir gozlem ve algi sonucu ortaya cikmistir, aksi dusunulebilir mi? Bir kisi durup dururken neden ozelestir yapsin? Ortada oz elestiriyi gerektiren bir algi ve gozlem olmaliki, oz elestiri yapilsin.'
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Birey dışı tüm fiil ve düşünceler,bireyin istemleri dışı unsurlar sonucu doğar.Eğer başka bireylerin size karşı yaptığı yaklaşımlardan dolayı kendinizi eleştirme gereği duyuyorsanız veya bunu yapmak zorunda kalıyorsanız,bu sizin kendiniz harici diğer unsurların sonucudur.Sorunun asıl cevabı sizin yazdıklarınızda:

'Ayrica tabiki bu baslik bir gozlem ve algi sonucu ortaya cikmistir, aksi dusunulebilir mi? Bir kisi durup dururken neden ozelestir yapsin? Ortada oz elestiriyi gerektiren bir algi ve gozlem olmaliki, oz elestiri yapilsin.'

Konu "yapmak zorunda olmak" degildir. Konu evrensel-insan zihniyeti vicdan ve saygi algisidir. Eger sen bir kisiye dusuncsel bir zarar verdigini algilarsan, tursel bilinc olarak bu algi seni de rahatsiz eder ve fark edersinki, bu iki rahatsizligin da temeli ilk zarari verene aittir ve ozelestiri de bundandir.

Iste bvu temelde de oz elestiri verilen bir seyin zarar verip vermediginin algilanmasi sonucudur. Cunku zaten veren zarar gormez, ama alanin zarar gordugunu algilamasi, ve bunun da nedeninin kendi olmasi ozelestiriyi getirir. Buda bir gozlem, algi ve bilgi yaninda tursel bilinc isidir.

Burada en onemli konu, veren kisi verdiginin zarar verip vermedigini, ancak kendine gelen yanittan algilar. Iste buradaki algi cok onemlidir. Onemi de alginin gecikmesinin getirecegi zararin karsidakinin kontrolunu kaybetmesine ve konuyu kendinden koparip, kisisel satasmali egosal/duygusal bir icerige getirmesine neden olur.

Iste bu durum genelde karsilikli iletisimlerde gecerlidir.

Burada iki onemli fark vardir, birincisi bir zihniyetin ortaya gelmesi, ki burada getirenin kendi de yoktur, getirilende bir kisi hedefi de yoktur. O yuzden ozelestiriyi icermez.

Ikincisi de kitlesel ortamlardadir. Cunku kitleselortamda verilen kitleye yoneliktir ve karsilikli degildir. O yuzden kitle hem verilenden memnun olur, hem olmaz, hem algilar, hem algilamaz, hem katki da bulunur, hem elestirir. Hem dusunceye sadik kalir, hem de kisisellige yonelir.

Iste burada benim oz elestirim, burasi kitle platformu oldugu halde, birden fazla kisinin islenen din kavram ve degerlerinde konuyu direk olarak ozelde ve kendi ustunde gormesi ve kendine kisilik kimlik degeri yaptigi dini degerlerin algi olarak aleyhinde dusuncesiyle de, itiraz etmesi. Ustelik bu itirazin, tamamen kisisel anlam ve icerikte olmasi. Bu ozelestiri benim bu gozlemimin bir sonucudur.
 

faşist

Yeni Üye
Katılım
25 Kas 2011
Mesajlar
286
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
34
Konu "yapmak zorunda olmak" degildir. Konu evrensel-insan zihniyeti vicdan ve saygi algisidir. Eger sen bir kisiye dusuncsel bir zarar verdigini algilarsan, tursel bilinc olarak bu algi seni de rahatsiz eder ve fark edersinki, bu iki rahatsizligin da temeli ilk zarari verene aittir ve ozelestiri de bundandir.

Iste bvu temelde de oz elestiri verilen bir seyin zarar verip vermediginin algilanmasi sonucudur. Cunku zaten veren zarar gormez, ama alanin zarar gordugunu algilamasi, ve bunun da nedeninin kendi olmasi ozelestiriyi getirir. Buda bir gozlem, algi ve bilgi yaninda tursel bilinc isidir.

Burada en onemli konu, veren kisi verdiginin zarar verip vermedigini, ancak kendine gelen yanittan algilar. Iste buradaki algi cok onemlidir. Onemi de alginin gecikmesinin getirecegi zararin karsidakinin kontrolunu kaybetmesine ve konuyu kendinden koparip, kisisel satasmali egosal/duygusal bir icerige getirmesine neden olur.

Iste bu durum genelde karsilikli iletisimlerde gecerlidir.

Burada iki onemli fark vardir, birincisi bir zihniyetin ortaya gelmesi, ki burada getirenin kendi de yoktur, getirilende bir kisi hedefi de yoktur. O yuzden ozelestiriyi icermez.

Ikincisi de kitlesel ortamlardadir. Cunku kitleselortamda verilen kitleye yoneliktir ve karsilikli degildir. O yuzden kitle hem verilenden memnun olur, hem olmaz, hem algilar, hem algilamaz, hem katki da bulunur, hem elestirir. Hem dusunceye sadik kalir, hem de kisisellige yonelir.

Iste burada benim oz elestirim, burasi kitle platformu oldugu halde, birden fazla kisinin islenen din kavram ve degerlerinde konuyu direk olarak ozelde ve kendi ustunde gormesi ve kendine kisilik kimlik degeri yaptigi dini degerlerin algi olarak aleyhinde dusuncesiyle de, itiraz etmesi. Ustelik bu itirazin, tamamen kisisel anlam ve icerikte olmasi. Bu ozelestiri benim bu gozlemimin bir sonucudur.


Yazdıklarlarınızın çok küçük bir kısmına katılıyorum.Benim söylemek istediğim eğer ki soyut bir değeri gözlemledikten sonra kendinizi suçluyor,eleştiriyor,kınıyorsanız vs bu sizin dışınızda ki algıların sizi sürüklediği bir durumdur.Sizde bunu dile getirmişsiniz ama neyse.Aslında sizinle evrensel-insan zihniyetini biraz tartışmamız lazım,varsa yazınız bir link gönderinde evrensel-insan zihniyetini tekrar bir hatırlayayım.
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Yazdıklarlarınızın çok küçük bir kısmına katılıyorum.Benim söylemek istediğim eğer ki soyut bir değeri gözlemledikten sonra kendinizi suçluyor,eleştiriyor,kınıyorsanız vs bu sizin dışınızda ki algıların sizi sürüklediği bir durumdur.Sizde bunu dile getirmişsiniz ama neyse.Aslında sizinle evrensel-insan zihniyetini biraz tartışmamız lazım,varsa yazınız bir link gönderinde evrensel-insan zihniyetini tekrar bir hatırlayayım.

Ozelestiri "suclamak/kinamak" v.s. deguildir, bir olumsuzlugun farkina ve bilincine varmaktir.

http://www.felsefe.net/antropoloji/5202-evrensel-insan-zihniyeti.html

Yalniz yukaridaki baslik tek bir basliktir ve farkli mesajlar ve basliklar icermektedir. Sen hangi baslik mesajina ait yanit yaziyorsan bildir ki, ben de algilayip, ona gore yanit yazayim. Cunku konular farklidir.
 

Yeni Konular

Üst