E
evrensel-insan
Ziyaretçi
Burada bir ozelestiriyi dile getirmek istiyorum. Ben, evrensel-insan degil de; bireysel olarak; birfikir belirttigimde su manzara ile karsilastim. Bilhassa soyut konularda; hersey ideolojik inancsal dogrusallarin; dogrulari arasi tartisma oldugunu bile bile; bazi tartismalara, bireysel olarak katildim.
Fakat cok acik sunu gordum ki; fikir belirtenler; sadece kendi dogrularini ispattan oteye gecemiyorlar. Hal boyle olunca da; ne bir bilgi alis verisi, ne bir birikim paylasimi, ne de bir gozlem ortaya konumu mumkun olmuyor. Bu zaten teoriden belliydi. Pratikte de gorulmus oldu.
Benim oz elestirim ise; hic bir ideolojik inancsal dogrusallarindan, herhangibir dogruyu sahiplenmedigim halde; sanki bir dogruyu sahiplenmis gibi algilanmak.
Bunun boyle olacagi belliydi. Cunku zaten dogrular savasinin bir cikar yolu yoktur. Eger sizde, bu dogrularin uzerine dozu kacirarak giderseniz, yangina korukle varmis olursunuz. Ben, iste; bu dozaji fark edemedigim icin, yangina korukle vardim ve gereksiz yere dogrularin, ustelik tabulasmis dogrularin ustune fazlaca gittim.
Bu benim; hem evrensel-insan'in evrensel saygisina, hem de insansal vicdanina ters dustu. Kisilerin, kimliklerini ve kisiliklerini olusturan inancsal dogrularin ustune gidilmesi; bilhassa duygusal olan dusunce yapisinda; size kisilik satasmasi olarak geri doner.
Ismiyle soylersek; dini, dinikonu ve kavramlar, dinin getirdigi Tanri'sina inanc konusunun henuz tabu oldugu, pratikte bir kere daha kanitlandi. Iste bunun farkina varamadigim icin, ozelestiri yapiyorum. Birakalim, dogrulari olanlar; dogrularinin savasini versin.
Bu arada; milliyetcilik tabusunu asabilen ve astigini dusunenler icinde; surasi bir gercek olarak kanitlandiki; TC'nin milli reformist dusunce ve davranisi, zamanla; milliyetciligi sorgulayacak yapiyi en azindan; milliyetcilik konusunda sorgulayabilen kesime, bir acilim getirmis.
O zaman ne yapalim, dini tabularin da, yikilabilmesi icin; boyle bir dini reform mu dileyelim? Bunun pek olasi oldugunu dusunmuyorum. Sebebi ise; bugun hala; emperyalizmin; dini inanci hem amac, hem arac yapmasi ve bu dini inanci bir cesit ulke ve iktidar temelin de gorevlendirerek yurutebilmesi.
Yani, gorev gorevdir, eger bu gorev uygulayanin kisisel degerlerinle celisirse, bu onun sorunu olur.
Iste emperyalizm, bu zihniyetle; dini degerleri ideolojik inancsal dogrusallarin herbirini hala canli tutmaktadir. Cunku; toplumlari birbirine dusurebilmek, bolebilmek ve kutuplastirabilmek icin; bundan daha uygun bir arac olamaz.
Fakat cok acik sunu gordum ki; fikir belirtenler; sadece kendi dogrularini ispattan oteye gecemiyorlar. Hal boyle olunca da; ne bir bilgi alis verisi, ne bir birikim paylasimi, ne de bir gozlem ortaya konumu mumkun olmuyor. Bu zaten teoriden belliydi. Pratikte de gorulmus oldu.
Benim oz elestirim ise; hic bir ideolojik inancsal dogrusallarindan, herhangibir dogruyu sahiplenmedigim halde; sanki bir dogruyu sahiplenmis gibi algilanmak.
Bunun boyle olacagi belliydi. Cunku zaten dogrular savasinin bir cikar yolu yoktur. Eger sizde, bu dogrularin uzerine dozu kacirarak giderseniz, yangina korukle varmis olursunuz. Ben, iste; bu dozaji fark edemedigim icin, yangina korukle vardim ve gereksiz yere dogrularin, ustelik tabulasmis dogrularin ustune fazlaca gittim.
Bu benim; hem evrensel-insan'in evrensel saygisina, hem de insansal vicdanina ters dustu. Kisilerin, kimliklerini ve kisiliklerini olusturan inancsal dogrularin ustune gidilmesi; bilhassa duygusal olan dusunce yapisinda; size kisilik satasmasi olarak geri doner.
Ismiyle soylersek; dini, dinikonu ve kavramlar, dinin getirdigi Tanri'sina inanc konusunun henuz tabu oldugu, pratikte bir kere daha kanitlandi. Iste bunun farkina varamadigim icin, ozelestiri yapiyorum. Birakalim, dogrulari olanlar; dogrularinin savasini versin.
Bu arada; milliyetcilik tabusunu asabilen ve astigini dusunenler icinde; surasi bir gercek olarak kanitlandiki; TC'nin milli reformist dusunce ve davranisi, zamanla; milliyetciligi sorgulayacak yapiyi en azindan; milliyetcilik konusunda sorgulayabilen kesime, bir acilim getirmis.
O zaman ne yapalim, dini tabularin da, yikilabilmesi icin; boyle bir dini reform mu dileyelim? Bunun pek olasi oldugunu dusunmuyorum. Sebebi ise; bugun hala; emperyalizmin; dini inanci hem amac, hem arac yapmasi ve bu dini inanci bir cesit ulke ve iktidar temelin de gorevlendirerek yurutebilmesi.
Yani, gorev gorevdir, eger bu gorev uygulayanin kisisel degerlerinle celisirse, bu onun sorunu olur.
Iste emperyalizm, bu zihniyetle; dini degerleri ideolojik inancsal dogrusallarin herbirini hala canli tutmaktadir. Cunku; toplumlari birbirine dusurebilmek, bolebilmek ve kutuplastirabilmek icin; bundan daha uygun bir arac olamaz.